Efes Antik Kenti girişine yapılan inşaat çalışmalarının hem sit statüsüne hem de hukuki sınırlandırmalara aykırı olduğunu dile getiren Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, alanda ağaç dikmenin bile yasak olduğuna dikkat çekerek, antik mirasın kalbine beton döküldüğünü belirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan projenin AVM benzeri bir yapıya dönüştürülmek istendiğini kaydetti.
Efes birinci derece arkeolojik sit alanıdır
Efes’in birinci derece arkeolojik sit alanı olduğunu hatırlatan Başkan Sengel, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre kazı ve yapılaşmanın yasak olduğunu vurguladı. Projenin hukuki dayanağının bulunmadığını, belediyeye herhangi bir inşaat ruhsatı verilmediğini belirtti. Yerel yönetimin yok sayıldığını söyleyerek, ruhsatın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından resen verildiğini aktardı.
İnsanlık tarihi açısından eşsiz bir değer
Efes’in sadece Selçuk için değil, tüm insanlık için ortak bir miras olduğunu hatırlatan Sengel, projeye ilişkin yapılan görüşme taleplerinin reddedildiğini, toplanan imzaların ve açılan davaların sonuçsuz kaldığını kaydetti. Merkezi yönetimin ören yerlerini koruma alanı değil, ticarileştirilecek rant sahası olarak gördüğünü belirtti.
Uygulamalar belediyemizi nefessiz bırakıyor
Başkan Sengel, belediyeye ait otoparkların da merkezi yönetime devredildiğini açıkladı. 1970'lerden bu yana belediyenin işlettiği Meryem Ana Otoparkı’nın elinden alındığını, Efes Alt Kapı Otoparkı’nın ise ihale ilanı olmadan TURAŞ’a devredildiğini söyledi. Bu durumun belediyenin gelir kaynaklarını kurutarak hizmet kapasitesini zayıflattığını ifade etti.
Yerel yönetim tamamen dışlandı
Proje kapsamında yer alan Dijital Müze uygulamasına da değinen Sengel, halkın ve yerel kurumların görüşlerinin dikkate alınmadığını vurguladı. Belediyenin süreçten tamamen dışlandığını belirterek, kültürel mirasın değil, rantın geleceğe taşınmak istendiğini söyledi.
Yerelde olan yerelde kalmalıdır
Başkan Sengel, Efes gibi bir mirasın korunmasının rant anlayışıyla değil, kamusal yarar ilkesiyle mümkün olduğunu dile getirerek, yerelde olanın yerele ait olduğunu ve yerelde kalması gerektiğini vurguladı. Sürecin şeffaflıktan ve hukuki denetimden uzak yürütüldüğünü söyleyerek, kültürel mirasın beton projelerle değil, katılımcı ve saygılı politikalarla korunabileceğini paylaştı.





