İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, cumartesi mesaisine Kemeraltı esnafıyla bir araya gelerek başladı. Kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Tugay, esnafın taleplerini dinledi ve ilgili konularda açıklamalarda bulundu. Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları da katıldı.
Esnafın gündeme getirdiği Çankaya Katlı Otoparkı konusunda yeniden değerlendirmelerde bulunan Tugay, sürecin tamamen yasal zorunluluklar çerçevesinde ilerlediğini söyledi.

2020 yılında yaşanan depremin ardından otoparkın depreme dayanıklılığına ilişkin inceleme başlatıldığını belirten Tugay, yaklaşık bir yıl süren çalışmalar sonunda yapının depreme dayanıksız olduğunun tespit edildiğini ifade etti. Bunun ardından yapının güçlendirilmesi ya da yıkılması seçeneklerinin değerlendirildiğini, yapılan incelemeler sonucunda yıkım kararı alındığını aktardı.
Karara karşı dava açıldığını belirten Tugay, yerel mahkemenin binanın yıkılması yönünde karar verdiğini, üst mahkemenin de aynı kararı onayladığını ve kararın kesinleştiğini söyledi.

Seçim sürecinde vatandaşların otoparkın korunmasını istediğini dile getirdiğini belirten Tugay, göreve başladığında yapının tapuda “riskli yapı” olarak tescil edildiğini belirterek, “Göreve geldiğimde yasal olarak kesin yıkılması lazımdı. O şartlar altında görevimizi yapmazsak suçlu hale geliriz” dedi.
Yapının mülkiyetinin yüzde 46,5’inin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu, geri kalan hisselerin ise Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile Ziraat Bankası’na ait olduğunu kaydeden Tugay, belediyenin yapının tamamının sahibi gibi değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade etti.
Göreve geldikten sonra yapının yıkılmaması için tüm alternatifleri araştırdıklarını belirten Tugay, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler sonucunda güçlendirme çalışmaları için bir yıllık süre uzatımı alındığını söyledi.
Ancak yapılan teknik çalışmalar sonunda yapının güçlendirilmesinin mümkün olmadığının ortaya çıktığını aktaran Tugay, alanın birinci derece arkeolojik sit alanıyken daha sonra üçüncü derece sit statüsüne dönüştürüldüğünü, zeminde tarihi eser çıkması ihtimalinin yüksek olduğunu ve yapılacak güçlendirme çalışmalarının hem maliyetinin çok yüksek olacağını hem de otopark kapasitesini üçte bir oranında düşüreceğini ifade etti.
Konak Kaymakamlığı’nın elektrik ve suyun kesilmesi yönünde yazı gönderdiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü’nün de binanın bir an önce yıkılması gerektiğini bildirdiğini söyleyen Tugay, bu nedenle belediyenin yalnızca otopark işletmesinden çekildiğini belirterek, “Orasını yıkan biz değiliz. Yıkılmasıyla ilgili hiçbir çalışmamız yok. Sadece otopark işletmesinden çekildik. Çünkü yasal değil, suç. Yüzde 100 riskli yapı” ifadelerini kullandı.
“Görev sürem bitmeden Kemeraltı’nın taleplerini yerine getireceğiz”
Kemeraltı’nda yürütülecek çalışmalar hakkında da açıklamalarda bulunan Başkan Tugay, görev süresi sona ermeden bölgeyle ilgili talep edilen projeleri tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.
Tugay, “Görev süremin sonuna kadar Kemeraltı ile ilgili talep edilen çalışmaları bitireceğiz. Bunu Buca Metrosu için de Onat Tüneli için de devam eden karayolları geçitleri için de söylüyorum. Ben ne yaptığımı biliyorum. Tertemiz bir belediye yönetiyoruz. Bir gram lekesi yok, kimse bize bu konuda bir tek laf edemez. Tek derdimiz işimizi iyi yapmak” dedi.
“Bu şehrin gerçek evladıyım”
Hayatının önemli bir bölümünün Kemeraltı’nda geçtiğini ifade eden Başkan Tugay, kentteki sorunları ayrım gözetmeden çözmek için çalıştıklarını söyledi.
Gösteriş yerine hizmet odaklı bir anlayış benimsediklerini belirten Tugay, “Benim amacım bu şehirdeki sıkıntıları, sorunları çözmek. Bunu asla kimseyi kimseden ayırmadan yapmak. Konforlu alanlarda çalışıp gösteriş yapmak işim değil. Benim için önemli olan şey görevim, ülkem, şehrimdir. Bu şehrin gerçek evladıyım, bu şehri gerçekten çok seviyorum. İzmir’in kötülenmesini içerliyorum. Çok rahatsız oluyorum” diye konuştu.
Körfezde iyileşme ve kentsel dönüşüm çalışmaları
Kent genelindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Tugay, Ballıkuyu’nda kısa süre içerisinde kentsel dönüşüm çalışmalarına başlanacağını ve bazı binaların yıkım sürecine geçildiğini söyledi.
İzmir Körfezi’nde yürütülen temizlik çalışmalarının su kalitesini önemli ölçüde iyileştirdiğini, bunun analiz sonuçlarıyla da ortaya konulduğunu belirten Tugay, görev süresi sonunda körfezde kötü koku ve olumsuz görüntünün ortadan kaldırılması için çalıştıklarını ifade etti.
İzmir’in yapılan olumlu çalışmalara rağmen haksız şekilde eleştirildiğini dile getiren Tugay, bu görevin geçici olduğunu, kentin asıl sahiplerinin İzmir’de yaşayan insanlar olduğunu belirterek, esnafın da kentin kanaat önderlerinden biri olduğunu söyledi.
“Körfez için kalıcı politika gerekiyor”
Marmara Gölü değil, İzmir Körfezi’nin yıllar içinde dereler aracılığıyla taşınan toprak ve atıklarla dolduğunu ifade eden Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bakanlıktan alınan izin doğrultusunda dip tarama çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Sasalı-Mavişehir bölgesinde bugüne kadar 1 milyon 300 bin ton dip çamuru çıkarıldığını söyleyen Tugay, bunun İzmir tarihinde son iki yılda gerçekleştirilen en büyük dip tarama çalışması olduğunu ifade etti.
Çalışmaların 4 milyon 500 bin tona çıkarılması amacıyla ihale yapıldığını belirten Tugay, Körfez’den çıkarılması gereken toplam miktarın en az 50 milyon ton olduğunu söyledi.
Körfezin yeniden dolmasının önüne geçebilmek için sürekli dip taraması yapacak özel gemilere ihtiyaç olduğunu belirten Tugay, bunun için bakanlık izninin gerektiğini ancak bu iznin verilmediğini ifade ederek bu konuda kalıcı bir politika geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Kemeraltı’ndaki su baskınları için altyapı çalışması başlayacak
Göreve başladıkları günden bu yana vatandaşlardan gelen her talebi önemsediklerini söyleyen Tugay, iletilen sorunların çözülebilmesi için yoğun çaba gösterdiklerini belirtti.
Kemeraltı’nda yaşanan su baskınlarının önüne geçebilmek amacıyla İkiçeşmelik’in başlangıcından itibaren kuşaklama olarak adlandırılan altyapı çalışmasının kısa süre içerisinde başlayacağını açıklayan Tugay, önümüzdeki kış döneminde aynı sorunun yaşanmamasını hedeflediklerini söyledi.
“Kemeraltı yönünü birlikte belirlemeli”
Kemeraltı’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tugay, bölgenin nasıl bir kimlikle yoluna devam edeceğinin birlikte belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Kemeraltı bir kimlik değişimi mi istiyor? Direksiyonu eski bildiğimiz geleneksel Kemeraltı yönünde mi tutmalıyız yoksa yepyeni bir Kemeraltı mı hedeflemeliyiz?” diye soran Tugay, bu konunun esnafla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Turist sayısının yetersiz olmasının Kemeraltı’nı doğrudan etkilediğini belirten Tugay, İzmir’e yılda yaklaşık 2 milyon turist geldiğini, bunların 1 milyon 600 bininin Efes’i ziyaret ettiğini, şehir merkezine gelen turist sayısının ise oldukça düşük kaldığını ifade etti.
Geçen yıl şehir merkezine gelen turist sayısında artış yaşandığını, bu yıl bunun daha da yükselmesini beklediklerini belirten Tugay, kentin tanıtımı için planlı çalışmalar yürüttüklerini, ancak beklenen turizm sıçraması için otel ve yatak kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi.
Değişim ve dönüşümün bir anda gerçekleşmeyeceğini ifade eden Tugay, Kemeraltı için hedef belirlenirken mevcut gerçeklerin dikkate alınması gerektiğini belirterek, bölgenin geleceğinin birlikte konuşularak şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kemeraltı’nın çok özel bir yer olduğunu vurgulayan Tugay, mevcut müşteri profilinin yeterli olmadığını, daha fazla ziyaretçi çekmek isterken aynı zamanda nitelikli alışveriş yapacak turistlerin de hedeflenmesi gerektiğini ifade etti.

Esnaftan Başkan Tugay’a teşekkür
Toplantıda söz alan Kemeraltı esnafı da düzenlenen buluşmanın önemine dikkat çekti.
Esnaf İlyas Gönen, Kemeraltı esnafının Başkan Tugay’a güvendiğini ve sorunların farkında olduğunu belirterek her zaman kendisini ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını söyledi.
Esnaf Mustafa Erduran ise sorunların konuşulmadan çözülemeyeceğini ifade ederek toplantının çok değerli olduğunu belirtti.
Kemeraltı’nın geleceğine ilişkin karar verilmesi gerektiğini dile getiren Erduran, bölgenin geleneksel yapısını koruyarak mı devam edeceğinin, alışveriş merkezi anlayışına mı yöneleceğinin ya da iki yapının birlikte mi sürdürüleceğinin belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Kemeraltı’nın İzmir’in vitrini olduğunu belirten Erduran, güvenli, ferah ve estetik bir görünümün sağlanmasının önemine dikkat çekti.





