İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Uzundere Cemevi'nde Tokat Artova Yenice Köylüleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen aşure ve kurban lokması etkinliğine katıldı. Semahların dönüldüğü, türkü ve deyişlerin seslendirildiği programda, 2 Temmuz 1993'te yaşanan Sivas Madımak Katliamı'nda hayatını kaybedenler de oratoryo gösterisiyle anıldı.
"Bize düşen neyse yapmaya hazırız"
Etkinlikte konuşan Başkan Cemil Tugay, deprem nedeniyle hasar gördüğü için kullanılamayan Uzundere Cemevi'nin yeniden inşasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Karabağlar Belediye Başkanı ile görüştüğünü belirten Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak cemevinin en kısa sürede yeniden yapılması için üzerlerine düşen her türlü sorumluluğu almaya hazır olduklarını, gerekmesi halinde yapımın tamamını üstlenebileceklerini ifade ettiğini ve ilgili taraflardan gelecek yanıtı beklediklerini söyledi.
“Birlikte olmak kıymetli”
Etkinliğe katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Tugay, Muharrem ayının yas günlerine dikkat çekti. Kerbela'da yaşananların yıllardır zulme karşı direnişin simgesi olarak anlatıldığını belirterek, tarihin farklı dönemlerinde benzer acıların yaşandığını söyledi. Toplumun hangi tarafta durduğunun önemli olduğunu vurgulayan Tugay, etkinliğe katılanların haksızlığın ve zulmün karşısında yer aldığına inandığını, aynı duyguları paylaşmanın kendisi için büyük anlam taşıdığını dile getirdi.
Dayanışma ve doğruluk vurgusu
Konuşmasında Hacı Bektaş Veli'nin "Doğruluk dost kapısıdır" sözünü anımsatan Tugay, toplumun dostluk ve dayanışmaya her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Her bireyin önce kendisinden başlayarak doğruluktan ayrılmaması gerektiğini söyleyerek, küçük yanlışların büyük zararlar doğurabileceğini belirtti. Birbirlerine iyiliği ve doğruluğu hatırlatmaları gerektiğini kaydeden Tugay, zulme karşı verilen mücadelede dayanışmanın sürdürülmesinin yeni acıların yaşanmaması adına büyük önem taşıdğunu dile getirdi. Sivas Madımak Katliamı'nda yaşamını yitirenleri de anarak, tutulan oruçların, edilen duaların ve paylaşılan lokmaların kabul olmasını temenni etti.
“Birlik ve beraberliğimiz daimi kalacak”
Tokat Dernekleri Federasyonu Başkanı Cemalettin Can da konuşmasında, 2 Temmuz 1993'te 37 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, yaşanan acının yalnızca Sivas'la sınırlı olmadığını ifade etti. Kerbela'dan Banaz'a uzanan tarihsel sürecin benzer acılar taşıdığını belirten Can, birlik ve beraberliğin bu tür acıların üstesinden gelmenin en önemli yolu olduğunu söyledi. Aşurenin de birlik ve beraberliğin kalıcılığını simgelediğini vurguladı.
“Birlikteliğimiz aşure gibi”
Tokat Artova Yenice Köylüleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Selami İyier ise Kerbela'nın yalnızca bir yas değil, aynı zamanda dik duruşun simgesi olduğunu ifade etti. Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72 kişinin inançları uğruna canlarını feda ettiğini hatırlatarak, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta yaşamını yitiren sanatçı ve aydınları saygıyla andıklarını belirtti. Madımak Oteli'nin müzeye dönüştürülmesi ve sorumluların hak ettikleri cezayı alması gerektiğini dile getiren İyier, toplumsal birlikteliği aşurenin içindeki farklı tanelere benzeterek, insanların bir araya geldiğinde güçlendiğini ve dayanışmanın topluma güç kattığını sözlerine ekledi.




