Bilim insanları, uyku sırasında beynin problem çözme kapasitesini dış uyaranlarla yönlendirmeyi başardı. Northwestern Üniversitesi ve Bern Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, REM uykusunda verilen sesli ipuçlarının rüya içeriğini etkileyebildiğini ortaya koydu. Bulgular, Neuroscience of Consciousness dergisinde yayımlandı.

REM uykusunda “sesli etiket” deneyi

Araştırmaya, lucid rüya deneyimi olan veya bu alana ilgi duyan 20 gönüllü katıldı. Katılımcılar, uyku öncesinde kısa süreli yaratıcı bulmacalar üzerinde çalıştı. Her bulmaca için gitar riffi, düdük sesi veya çelik davul melodisi gibi özgün bir ses eşleştirildi. Bu sesler, çözülmemiş sorunları temsil eden “etiketler” olarak tanımlandı.

Katılımcılar REM uykusuna geçtiğinde araştırmacılar beyin aktivitelerini ve göz hareketlerini izledi. Bu aşamada, daha önce belirlenen sesli ipuçları yeniden çalındı. Amaç, rüyada belirli bir problemi yeniden aktive etmekti. Uyanmanın ardından rüya içerikleri kaydedildi ve çözüm performansları analiz edildi.

Çözüm oranı yükseldi

Çalışmanın sonuçlarına göre katılımcıların yaklaşık üçte biri, rüyasında ipucu verilen bulmacaları gördü. Bu bulmacaların ertesi gün çözülme olasılığı ise belirgin biçimde arttı. Araştırma ekibinden bilişsel sinirbilimci Ken Paller, rüyaların problem çözmeyle ilişkisini test ettiklerini ve bulguların umut verici olduğunu belirtti.

Öte yandan lucid rüya gören bazı katılımcıların daha düşük çözüm performansı göstermesi dikkat çekti. Ancak örneklem sayısının sınırlı olması nedeniyle bu konuda net bir çıkarım yapılamadı. Bern Üniversitesi’nden rüya mühendisi Emma Peters, rüyaların gündüz bilincinde kurulamayacak bağlantılar üretme potansiyeline işaret etti.

Rüyalar “programlanabilir” mi?

Araştırmacılar, rüya ve yaratıcılık arasındaki ilişkiyi tek başına açıklamanın mümkün olmadığını vurguluyor. Ancak çalışma, beynin uyku sırasında aldığı ipuçlarını işleyerek çözüm üretme kapasitesini yönlendirebileceğini gösteriyor. Basit bir melodiyle bile zihnin problem alanını yeniden aktive etmesi, gelecekte öğrenme ve yaratıcılık alanında yeni uygulamaların önünü açabilir.

Kaynak: Oksijen