Yaz aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan dondurma, artan üretim maliyetleri nedeniyle birçok vatandaş için artık kolay ulaşılabilir bir ürün olmaktan çıkıyor. İzmir’de butik dondurmacılarda bir top gerçek süt dondurmasının fiyatı 80 ila 150 TL arasında değişirken, bir kilogram gerçek süt dondurması ise çeşidine göre 800 ila 1300 TL’den satılıyor. Artan süt, şeker, enerji ve işçilik maliyetlerinin fiyatlara yansıdığını belirten işletmeciler, vatandaşın ise eskisi kadar sık dondurma tüketemediğini ifade ediyor. Özellikle çocuklu aileler, birkaç top dondurma için ödedikleri tutarın yüzlerce lirayı bulduğunu belirterek dondurmanın artık yazın günlük bir keyfi olmaktan çıkıp bütçesi hesaplanan bir ürüne dönüştüğünü dile getiriyor.

Dondurmaya sıra gelmiyor
Yaz aylarının başlamasıyla birlikte dondurma fiyatlarıyla ilgili başvurular ve şikâyetlerde artış gözlemlediklerini belirten Tüketiciler Konfederasyonu (TÜKON) Genel Başkanı Aziz Koçal, “Ne yazık ki özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlarımız açısından dondurma artık temel bir yaz ürünü olmaktan çıkıp lüks tüketime dönüştü. Bir dönem çocukların en kolay ulaşabildiği yaz ürünlerinden biri olan dondurma bugün birçok aile için hesap edilerek alınan bir ürüne dönüştü. Üç kişilik bir ailenin dışarıda 2’şer top dondurma yemesi bile asgari ücretin bir günlük karşılığının yarısını geçiyor. Çocukların yaz sevincinin ekonomik nedenlerle sınırlandırılması kabul edilemez. Bir ülkede çocukların rahatça bir dondurma yiyebilmesi bile ekonomik hesap konusu haline gelmişse, burada yalnızca dondurmayı değil, vatandaşın satın alma gücünü konuşmak gerekir. En fazla etkilenen kesimler, asgari ücretle çalışanlar, emekliler, öğrenciler, çok çocuklu aileler, sabit gelirli vatandaşlardır. Gelirlerin enflasyon karşısında erimesi nedeniyle aileler artık önce kira, gıda, enerji ve ulaşım giderlerini karşılamaya çalışıyor. Dondurma gibi mevsimlik ürünler ise bütçeden çıkarılan ilk harcamalar arasında yer alıyor” dedi.
‘Dondurulmuş’ uyarı
Tüketicilerin alışverişte daha ucuz ürünlere yöneldiğini aktaran Koçal, “Artık tüketici marka tercihinden çok fiyat odaklı hareket ediyor. Premium ürünler yerine market markaları, kampanyalı ürünler veya aile boyu ambalajlar tercih ediliyor. Ancak burada önemli olan yalnızca fiyat değildir. Ucuz olduğu için tercih edilen ürünün içeriği, besin değeri ve güvenilirliği de mutlaka değerlendirilmelidir. Tüketici çoğu zaman yalnızca ambalaja veya reklama bakarak tercih yapıyor. Oysa gerçek süt kullanılarak üretilen dondurma ile bitkisel yağ ağırlıklı, aroma vericiler ve diğer katkı maddeleri kullanılarak üretilen ürünler arasında hem besin değeri hem de maliyet açısından önemli farklılıklar bulunmakta. Özellikle, ürünün adı gerçekten "dondurma" mı, yoksa "dondurulmuş tatlı" mı yazdığına dikkat edilmeli. İçeriğinde bitkisel yağ kullanılmış mı, glikoz şurubu veya yüksek fruktozlu mısır şurubu bulunuyor mu, aroma vericiler ve diğer katkı maddeleri var mı diye bakılmalı. Özellikle çocukların tükettiği ürünlerde içerik bilgisi en az fiyat kadar önemli. Marketlerde dondurma görüntüsü verilen ama aslında dondurulmuş olan çok sayıda sağlıksız ürün bulunabiliyor” ifadelerini kullandı.
Mutluluktan vazgeçiyor
Süt, şeker, kakao, enerji, ambalaj, lojistik ve işçilik maliyetlerinde kalıcı bir düşüş yaşanmadığı sürece dondurmada fiyat baskısının devam edeceğini vurgulayan Koçal, “Ancak maliyet artışları hiçbir zaman fırsatçılığın gerekçesi olmamalı. Üretici makul kâr elde etmeli, tüketici de makul fiyatla güvenilir ürüne ulaşabilmelidir. Dondurma aslında ekonominin küçük ama çok anlamlı göstergelerinden biridir. Bugün mesele yalnızca dondurmanın pahalı olması değildir. Asıl sorun, vatandaşın gelirinin aynı hızda artmamasıdır. Gelir dağılımındaki adaletsizlik ve yüksek enflasyon nedeniyle insanlar artık yalnızca lüks tüketimden değil, çocuklarının küçük mutluluklarından da vazgeçmek zorunda kalmakta” ifadelerini kullandı.

‘Bütün zincir zamlandı’
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Uğur Toprak, meselenin sadece “süt pahalanması” olmadığını kaydetti. Üretimin bütün zincirinin zamlandığının altını çizen Toprak, “Dondurma enerji yoğun bir ürün. Hem üretimde hem de soğuk zincirde ciddi enerji tüketilir. Süt ve şeker zaten ana hammaddeler. Bu üç kalemdeki artış doğrudan maliyeti katlıyor. Türk Gıda Kodeksi Dondurma Tebliğine göre gerçek süt dondurmasında bitkisel yağ kullanımı yasaktır. İçeriğinde bitkisel yağ, meyve suyu, su, şeker ve diğer çeşni maddelerinin kullanılmasına izin verilen girdiler bulunan ürünler Türk Gıda Kodeksi Yenilebilir Buzlu Ürünler Tebliğine tabidir. Bu ürünler dondurma diye geçmez. Eğer adında "dondurma" yerine "yenilebilir Buzlu Ürün" yazıyorsa o ürün teknik olarak dondurma değildir. Bitkisel yağ kullanılan ürünler piyasada daha düşük fiyatla satılabiliyor. Ancak burada sadece fiyat değil, ürünün niteliği ve besleyiciliği de değişiyor. Süt oranını düşürmek, meyve yerine aroma kullanmak gibi eğilimler artabiliyor. Bu durum da doğrudan ürün kalitesini etkiliyor. Eğer süt politikası, enerji maliyetleri ve genel ekonomik koşullar bu şekilde devam ederse fiyat artışlarının sürmesi kaçınılmaz. Bugün dondurma üzerinden gördüğümüz tablo, aslında gıda sistemimizin genel bir fotoğrafı. Eğer üreticiyi korumaz, denetimi güçlendirmez ve planlı bir tarım politikası oluşturmazsak, sadece dondurmanın değil, soframızdaki her ürünün niteliği tartışmalı hale gelir ki bugün yaşadığımız da tam olarak bu” diye konuştu.





