Yeni yılın ilk gününde İstanbul Boğazı’nda tarihi bir gelişme yaşandı. 1933 yılında Türkiye’nin elektrikleşmesinde öncü rol oynayan Prof. Dr. Burhanettin Sezerar tarafından satın alınan tarihi yalı, tam 1 milyar 825 milyon TL’lik satış bedeliyle ilan edildi.
Burhanettin Sezerar Yalısı neden satılıyor?
İstanbul Boğazı'nın en göz alıcı yapılarından biri olan Burhanettin Sezerar Yalısı, 2026 yılının ilk günlerinde gayrimenkul piyasasının gündemine oturdu. Yeniköy sahilinde yer alan ve yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu tarihi yalı, tam 1 milyar 825 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ikinci derece tarihi eser olarak tescillenen yapı, estetik mimarisi ve prestijli konumuyla dikkat çekiyor.
Yalı, 1810’larda bir Fransız ailesi tarafından inşa edildi. 1933’te İstanbul Teknik Üniversitesi’nin elektrik mühendisliği profesörlerinden Prof. Dr. Burhanettin Sezerar tarafından satın alındı. Zaman içinde restore edilen yalı, geçmişte Sultan Abdülmecid’in kızı Hanzade Sultan’a kiraya verildi, günümüzde ise şık bir restoran olarak hizmet veriyor.
Mimari detaylar arasında her katı çevreleyen balkonlar, zarif saçak süslemeleri, simetrik plan yapısı ve 39 metrekarelik özel rıhtım öne çıkıyor. İç mekânda 11 oda, 2 salon, 1 mutfak ve 4 banyo bulunurken, bahçesindeki mermer çeşme ve zemin kattaki döner dolaplar gibi nostaljik unsurlar yapıya ayrı bir kimlik kazandırıyor. Boğaz hattında tarihi dokusu korunmuş, kullanımda olan bu tarz yapılar son derece nadir görüldüğü için yatırımcıların ilgisini çekiyor.
Prof. Dr. Burhanettin Sezerar kimdir?
Burhanettin Sezerar, Türkiye'nin erken Cumhuriyet döneminde elektrik mühendisliği alanında çığır açan isimlerden biridir. Eğitimine Galatasaray Lisesi'nde başladıktan sonra Fransa’da Sorbonne Üniversitesi, Paris Yüksek Elektrik Mühendis Mektebi ve Yüksek Telsiz & Telgraf Mektebi’nden mezun oldu.
1913 yılında Türkiye’ye döndüğünde Yüksek Elektrik Mektebi'nde çalışmaya başladı ve kısa sürede Elektrik Makinaları Laboratuvarı’nda şef yardımcılığına yükseldi. 1917’den itibaren Hazine-i Hassa Mühendisliği, Evkaf Vekâleti ve Üsküdar-Kısıklı Tramvay Hattı gibi birçok kritik kamu altyapı projesinde görev aldı. Ayrıca Dolmabahçe Sarayı, Üsküdar tramvayları ve İstanbul’daki çok sayıda caminin elektrifikasyonunu sağlayarak, şehir yaşamının modernleşmesinde önemli rol oynadı.
1944 yılında İstanbul Yüksek Mühendis Mektebi’nin İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)'ye dönüşmesiyle birlikte, Elektrik Fakültesi’nin kurulmasında aktif rol aldı. Elektro-mekanikten haberleşmeye kadar geniş bir ders yelpazesinde eğitim verdi, çeşitli şube başkanlıkları yürüttü. Aynı zamanda Balıkesir, Gaziantep, Zonguldak gibi şehirlerin elektrik altyapı projelerini üstlenerek elektriği Anadolu’ya taşıyan mühendis olarak tanındı.
Hem akademik hem de uygulamalı mühendislik alanında ülkeye kalıcı katkılar sağlayan Sezerar, teknik bilgi birikimini genç kuşaklara aktaran öncü bir bilim insanı olarak Türkiye mühendislik tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Bugün adını taşıyan yalı, sadece mimari değil, aynı zamanda bir entelektüel mirasın da sembolüdür.





