Adalet Bakanlığı koordinasyonunda faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla kurulan özel birim, 2000 yılında Şişli’de hayatını kaybeden Çağla Tuğaltay dosyasını yeniden ele aldı. Soruşturma kapsamında elde edilen tüm veriler uluslararası düzeyde değerlendirilirken, Interpol veri tabanı üzerinden geniş çaplı bir tarama yapıldı. Ancak bugüne kadar katile dair kesin bir bulguya ulaşılamadı.
NTV’nin aktardığı bilgilere göre, uzun süredir adalet arayışını sürdüren anne Gülnur Saygı, hayatını kaybetmiş dört şüpheli için “fethi kabir” talebinde bulundu. Bu talebin kabul edilmesi halinde söz konusu kişilerin mezarları açılarak DNA örnekleri alınacak ve mevcut bulgularla karşılaştırma yapılacak.
DNA incelemeleri sonuç vermedi
Soruşturma sürecinde Adli Tıp Kurumu tarafından elde edilen DNA örnekleri bugüne kadar yaklaşık 80 kişiyle karşılaştırıldı ancak herhangi bir eşleşme sağlanamadı. Ayrıca dosyada yer alan DNA ve parmak izi örnekleri, Interpol aracılığıyla 196 ülkeye gönderilerek uluslararası veri tabanlarında da incelendi.
Buna rağmen cinayeti aydınlatacak somut bir sonuca ulaşılamaması, dosyada farklı yöntemlerin değerlendirilmesini gündeme getirdi. Mezar açma talebi de bu kapsamda yeni bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.

Ne olmuştu?
15 yaşındaki Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000 tarihinde okuldan döndükten kısa süre sonra evinde hayatını kaybetmiş halde bulundu. Olay, annesinin eve ulaşamaması üzerine komşudan yardım istemesiyle ortaya çıktı. Eve giren komşu, genç öğrenciyi ölü halde buldu.
Polis kayıtlarında kapıda zorlama izine rastlanmadığı ve evden herhangi bir eşyanın çalınmadığı belirtildi. İlk incelemelerde cinsel saldırıya dair bulgu tespit edilmezken, yıllar sonra yapılan analizlerde önemli bir farklılık ortaya çıktı. 2013 yılında gerçekleştirilen incelemede, tırnak altında boğuşmaya işaret eden yabancı bir erkeğe ait DNA bulunduğu belirlendi. Ancak bu DNA örneği de bugüne kadar herhangi bir kişiyle eşleştirilemedi.





