Centre Pompidou koleksiyonundan seçilen 83 eseri bir araya getiren sergi; Georges Braque, Vassily Kandinsky, Gerhard Richter, Joan Mitchell, Bridget Riley ve Victor Vasarely gibi modern ve çağdaş sanatın öncü isimleri üzerinden renk ve ışığın sanattaki dönüşümünün izini sürüyor. Anna Hiddleston ve Noémie Fillon küratörlüğünde hazırlanan sergi, 14 Şubat 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek.
Yeni Bakış Gazetesi’ne sergi hakkında bilgi veren Lucien Arkas Sanat Merkezi yetkilileri, “Arkas Sanat uluslararası alanda adını duyuran kurumlarla iş birliği yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda Arkas Holding ve Arkas Sanat, dünyaca ünlü Centre Pompidou ile çok önemli bir ortaklığa imza atıyor. Dünyanın en önemli çağdaş sanat müzelerinden biri olan Pompidou, 2025 yılındaki kapanma süreciyle birlikte koleksiyonunu dünyadaki farklı noktalara dağıtmaya başladı. Bu süreçteki Türkiye temsilcisi ve iş birliği yapılan kurum ise Arkas Sanat oldu. Pompidou, 5 yıllık kapanma sürecinde Paris ve Avrupa'nın yanı sıra dünyanın farklı ülkelerindeki mekanlarla projeler yürütüyor. Bu kapsamda Arkas Sanat ile yapılan 5 yıllık anlaşma doğrultusunda, müzenin koleksiyonundan derlenen 10 farklı sergi İzmir'e getirilecek” diye konuştu.

SERGİ BİN 100 METREKARE ALANDA
Arkas Sanat’ın 7’inci merkezi olan Lucien Arkas Sanat Merkezi’nin 2 bin 200 metrekarelik bir alanda bulunduğunu, bin 100 metrekarelik alanın sergi alanı, diğer bin 100 metrekarenin ise ofis ve diğer kültürel alanlar için kullanıldığını belirten Yetkililer, şöyle devam etti: “İki yıllık hazırlık sürecinin ardından hayata geçirilen projenin ilk sezon konsepti "Renk ve Işık" olarak belirlendi. Bu dönemde iki ayrı sergi planlandı. Şu anda ziyaret edilen ilk sergi, modern sanat döneminde üretilmiş eserlere odaklanıyor. Sergi, renk teorisinden hareketle rengin sanatçıları nasıl etkilediğini ve eserlere nasıl konu olduğunu ele alıyor. Girişte ziyaretçileri Richter’in 1024 Renk isimli eseri karşılıyor. İkinci sergi ise ilkbahar döneminde sanatseverlerle buluşacak.

Bu proje; yalnızca İzmir için değil, Türkiye için de uluslararası bir koleksiyonu ağırlaması bakımından büyük bir önem taşıyor. Arkas Sanat ve Pompidou ekiplerinin birlikte çalışarak hazırladığı bu sergiler, iki kurumun birbirinin deneyimlerinden faydalanmasını da sağlıyor. Bu sergi, sanatçıların renk ve ışıkla kurdukları ilişkinin 20. yüzyılın başlarından 1970'lere kadar nasıl evrildiğini inceliyor. Fovizmden, elektrik çağının yarattığı yeni görsel dünyaya; sinestezi ve fotoğraf araştırmalarından Color Field ve Op Art'a uzanan sergi, rengin görünür dünyayı temsil etme işlevinden giderek özgürleşerek bağımsız bir algısal deneyime dönüşmesini izliyor. Pigmentten ışığa ve tuvalden mekâna uzanan bu yolculuğu takip eden sergi, sanatçıların görme eyleminin kendisini eserlerinin konusu hâline nasıl giderek daha fazla getirdiklerini ele alıyor.”

“BU İZMİR’İN DEĞİL TÜRKİYE’NİN SERGİSİ”
Serginin açılışı öncesinde 25 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, iş birliğinin İzmir ve Arkas Sanat açısından taşıdığı öneme ilişkin şunları söyledi: “Nisan ayında yedinci sanat durağımız olan Lucien Arkas Sanat Merkezi’ni açtık. Bu merkezimiz, beş yıl boyunca Arkas Sanat & Centre Pompidou iş birliği kapsamında her yıl iki sergi olacak şekilde toplamda 10 sergiye ev sahipliği yapacak. Hep klasikçi olduğumuz söylenir, ancak bu kez bir değişiklik yaparak çağdaş sanatın en iyi seçkilerinden birini getirmeyi başardık. Bunu Centre Pompidou Başkanı Sayın Laurent Le Bon’a boçluyuz. Dünyanın en önemli modern ve çağdaş sanat koleksiyonlarından biri olan Centre Pompidou’nun böylesine güçlü bir seçkisinin İzmir’de olması çok değerli. Sanat bir şehrin tapusu olamaz, sanat herkesin. Bu sergi de İzmir’in değil Türkiye’nin sergisi. Sergiyi gezecek olan insanların çağdaş sanatla buluşmasına vesile olabildiğimiz, onlarda bu merakı uyandırabildiğimiz için çok mutluyuz.”
Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon ise Arkas Sanat ile yürütülen uzun soluklu ortaklığı değerlendirerek şunları söyledi:
“Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, ilk sergi sezonumuzun açılışını yaparak bu iddialı ve sıra dışı ortaklığın tonunu belirliyor. Lumina sergisinin İzmir’de olması çok önemli; çünkü İzmir ışıktır, İzmir renktir. Centre Pompidou’nun en güzel yıldızı da burada, İzmir’de. Bu başyapıtları hem Türkiye’den hem de dünyanın dört bir yanından izleyicilerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyor; Arkas Sanat ve Centre Pompidou ekipleri arasındaki verimli iş birliği için içtenlikle teşekkür ediyoruz.”

Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, Fransa ve Türkiye arasındaki kültür iş birliğine vurgu yaparak; “Muhteşem bir serginin açılışı için burada bulunduğumuz. bugün Fransa ve Türkiye arasındaki kültür iş birlği ve dostluk için çok önemli bir gün. Centre Pompidou’nun koleksiyonlarının İzmir’de sergilenecek olmasından mutluluk duyuyorum. Güzel İzmir, bu sayıda esere ev sahipliği yapmak için doğru bir yer. İzmir’de önümüzdeki beş yıl boyunca sürecek olan bu Fransız kültürü sezonunu tek bir adama borçluyuz. Sanatı, Türkiye’yi ve Fransa’yı derinden seven, vizyoner, tutkulu ve azimli bir adama. Fransız -Türk dostluğuna kattıkları için sevgili Lucien Arkas’a teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Beş Yıllık İş Birliğinin İlk Kapsamlı Sergisi
Lumina: Renk ve Işık Sanatı, kendi başına kapsamlı bir sergi olmasının yanı sıra Arkas Sanat ile Centre Pompidou arasında kurulan beş yıllık iş birliğinin de başlangıç noktasını oluşturuyor. Program kapsamında Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde beş tematik sezon gerçekleşecek ve her sezon Centre Pompidou koleksiyonundan iki sergi izleyiciyle buluşacak. Toplam 10 sergiden oluşan program, eserlerin İzmir’e taşınmasının ötesinde iki kurum arasında kültürel açıklık, bilgi paylaşımı ve uzun vadeli iş birliğine dayanan bir yapı kuruyor.

Bu ortaklığın ilk işareti Lucien Arkas Sanat Merkezi’nin Nisan 2026’daki açılışında verilmişti. Merkez, Centre Pompidou koleksiyonundan iki eserle hazırlanan “Sonia & Robert Delaunay: Modern Rengin İcadı” seçkisini ağırladı. Robert ve Sonia Delaunay’nin renk, ışık, hareket ve ritim üzerine geliştirdiği yaklaşımı ortaya koyan iki eser, Eylül ayında başlayacak geniş kapsamlı programın ön gösterimini oluşturdu.

Renk ve ışık temasına odaklanan ilk sezon 2027’ye uzanıyor
Arkas Sanat ve Centre Pompidou iş birliğinin renk ve ışık temasına odaklanan ilk sezonu 2026 - 2027 dönemini kapsıyor.
Sezon; görsel sanatların yanı sıra film, müzik ve performansta renk ve ışığın algısal ve duygusal gücünü araştıran çok disiplinli bir program sunuyor. Sergilere konferanslar ve sanat atölyeleri de eşlik ediyor.
Sezonun ikinci sergisi, “Through Color” da Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek. Nisan 2026’da merkezin açılışında izleyiciyle buluşan “Sonia & Robert Delaunay: Modern Rengin İcadı” seçkisinin küratörlüğünü üstlenen Anna Hiddleston, Noémie Fillon ile birlikte “Lumina: Renk ve Işık Sanatı” ve “Through Color” sergilerinin de küratörü. Centre Pompidou ile Arkas Sanat arasındaki beş yıllık iş birliği kapsamında Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek 10 sergiye İş Sanat, Sergi sponsoru olarak destek veriyor. “Lumina: Renk ve Işık Sanatı” sergisi de Turkish Cargo’nun Resmî Taşıma Sponsorluğu ile hayata geçiyor.

Arkas Sanat Hakkında
Arkas Sanat, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas’ın koleksiyonculuk ve sanat alanındaki birikimini geniş kitlelerle paylaşma yaklaşımı doğrultusunda 2011 yılında İzmir’de faaliyete geçti. Sergileri, koleksiyonları, yayınları ve öğrenme programlarıyla farklı dönem ve disiplinlerden sanatçıları izleyiciyle buluşturan Arkas Sanat, bugün İzmir’in farklı noktalarına yayılan yedi sanat merkeziyle faaliyetlerini sürdürüyor.
Centre Pompidou Hakkında
1977’den bu yana Centre Pompidou, yaşayan ve topluma bağlı bir kültür mekânı olarak, topluma derinlemesine kök salmış ve dünyaya açık çok disiplinli bir merkez olmuştur.
2025 yılında, yenileme çalışmaları süresince ve yeniden açılışına kadar aktif ve dinamik kalmasını sağlayan gerçek bir dönüşüm sürecine girmiştir. Constellation programı aracılığıyla Centre Pompidou’nun ruhu, Centre Pompidou-Metz, Grand Palais ve yakında Massy’de açılacak Centre Pompidou Francilien’in de aralarında bulunduğu Fransa’daki ve yurt dışındaki çok sayıda iş ortağı mekânda hayat bulmaktadır.
Son on beş yıldır Centre Pompidou, gezici sergiler, seçkin eser ödünçleri ve uzun soluklu iş birlikleri aracılığıyla uluslararası varlığını güçlendirmiştir. Bu yaklaşım, koleksiyonlarını daha geniş kitlelere ulaştırmayı, uzmanlığını paylaşmayı ve sanatsal sahneler arasında diyaloglar kurmayı amaçlarken, aynı zamanda Fransız kültürel diplomasisine de katkıda bulunmaktadır. Dünyanın farklı noktalarında açılan Centre Pompidou oluşumları, bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. 2015’te Malaga ve 2019’da Şanghay’ın ardından, Mayıs 2026’da Seul’de ve gelecek Kasım ayında Brüksel’de açılacak yeni merkezler, kurumun tarihinde önemli bir dönüm noktasını işaret etmektedir. Centre Pompidou, AlUla’daki iş birliğinin de gösterdiği üzere, gelecekteki bir çağdaş sanat müzesinin oluşturulmasına eşlik ederken, kendine özgü ve zaman içinde gelişen iş birliklerini tercih etmekte; böylece sanatın ve müzecilik uygulamalarının küresel dolaşımında kilit bir aktör olarak rolünü pekiştirmektedir.
Lumina: The Art of Color and Light / Lumina: Renk ve Işık Sanatı
26 Eylül 2026 – 14 Şubat 2027
Lucien Arkas Sanat Merkezi, İzmir
Küratörler: Anna Hiddleston, Centre Pompidou Uluslararası Projeler Küratörü; Noémie Fillon, Centre Pompidou Yardımcı Küratörü
Düzenleyen: Centre Pompidou ve Arkas Sanat
Sergi Sponsoru: İş Sanat





