Her bütçeye göre konaklama ve yeme-içme mekanı bulunduğunu belirten Köfüncü, “Kaliteli hizmetin elbette bir karşılığı olacaktır. Müşterilerimiz girdikleri mekanda fiyat tarifesini ve menüyü görebiliyorlar. Ancak fiyatları görüp, hizmeti alıp hesabı ödedikten sonra ertesi gün sosyal medyada haksız paylaşımlar yapmak, etik bir davranış değildir” dedi.

Cesme Esnaf Odasi Baskani Kofuncu Yenibakishaber (1)

KİRALAR VE GİRDİ MALİYETLERİ YÜKSEK

Çeşme’de kiralar ve girdi maliyetleri yüksek olsa da her bütçeye ve her misafire uygun mekan bulunduğuna bir kez daha dikkat çeken Köfüncü, Yunun adalarıyla kıyaslanmalarına da tepki gösterdi. “Euro kuru ortadayken orada hizmetin daha ucuza geldiği iddiası gerçekçi değildir. Çeşme’de sunduğumuz hizmetin kalitesi yüksektir. Masadaki örtüden servise, bardak değişiminden sunuma kadar her detay birinci sınıf standartlarda sunulmaktadır. Kaliteli hizmetin elbette bir karşılığı olacaktır” diyen Köfüncü, şöyle devam etti: “Sakız Adası Çeşme’nin 30 yıl önceki halidir. Böyle bir durumda kıyaslanmak haksızlıktır. Öte yandan Anadolu’nun veya büyükşehirlerin farklı bölgelerinde de fiyatlar değişkenlik göstermektedir. Geçen yıl Doğu bölgemizdeki bir şehirde 100 TL’ye Türk kahvesi içtim; oysa burada 50 TL’ydi. Ankara’nın Çukurambar semti ile Ostim semti arasında nasıl fiyat ve konsept farkı varsa, her bölgenin ve mekanın da kendine özgü bir maliyeti vardır. Esnaf olarak fahiş fiyat uygulamıyoruz. Mevzuat gereği her işletmede fiyat tarifesi bulundurma zorunluluğu vardır ve bunu esnafımıza her yıl düzenli olarak hatırlatıyoruz. Fiyatlar kapıda ve menüde açıkça yazmaktadır. Örneğin; bugün Çeşme’de topu 75 TL ile 120 TL arasında değişen fiyatlarla dondurma satılmaktadır. Fiyat tarifesine uymayıp fahiş fiyat uygulayan işletmeler zaten tespit edilip teşhir edilmektedir. Bir kişinin yaptığı hata tüm bölgeye mal edilemez. Biz burada gerçekten çok zor şartlar altında hareket ediyor ve hizmet veriyoruz. Diğer taraftan Çeşme ve Alaçatı'da otel fiyatlarının yüksek olduğu yönünde sosyal medyada veya haberlerde çıkan iddialar gerçeği yansıtmıyor. Minimum ve maksimum fiyatlar elbette mevcuttur; tesisin konumuna, deniz kenarında olmasına, havuzlu veya butik otel oluşuna göre fiyatlar değişebilir. Ancak abartıldığı gibi afaki rakamlar söz konusu değildir ve her bütçeye uygun konaklama imkânı bulunmaktadır. Bunu bölgemize yapılan bir haksızlık olarak değerlendiriyorum. Çeşme, 1957 yılından bu yana turizmin içinde olan, birçok kriz, ekonomik zorluk ve devalüasyon atlatmasına rağmen sürekli ivme kazanmış bir bölgedir. Bir Çeşme daha yok; bu yüzden bölgemizi iyi korumalıyız. Ayrıca burada yaşayan biri olarak söyleyebilirim ki, esnafımız ve manavlarımız pazardan bile daha uygun fiyatlı ürün sunabiliyor. Çeşme'de herkesin dilediği gibi hareket edebileceği bir ortam yoktur; kontrol ve yönetim sağlanmaktadır.”

Cesme Esnaf Odasi Baskani Kofuncu Yenibakishaber

ELEMAN VE BARINMA SIKINTISI YAŞIYORUZ

Çeşme’de özellikle turizm sezonunda eleman ve bu elemanlar için barınma sıkıntısı yaşadıklarını belirten Köfüncü, “Eleman istihdam etsek bile kalacak yer problem oluyor; bu yüzden ayrıca ev ve yer kiralama durumunda kalıyoruz ki bunlar kolay süreçler değil. Kira ve stopajların yüksekliği belimizi büküyor. Özellikle turizm sezonunda eleman sıkıntısı büyük bir problem teşkil ediyor. Bu konuda yerel yönetim ve devlet işbirliğinde çözüm üretilmesini bekliyoruz” diye konuştu.

SU SAYAÇLARI DÜZENLİ OKUNMUYOR

İlçedeki su sayaçlarının düzenli okunmamasının da esnafı mağdur ettiğini ifade eden Köfüncü, şöyle devam etti: “Bunun yanı sıra bir diğer önemli sıkıntımız ise İZSU faturaları ve sayaç okuma süreçleri. İki ay boyunca sayacı okunmayan faturalar birikiyor; gecikme esnaftan kaynaklanmadığı halde gecikme zammı esnafa yükletiliyor. Zaten bir ay içinde elektriği ve suyuyla birlikte 20’den fazla ödeme kalemi bulunan esnafa, İZSU’nun kendi personel eksikliği nedeniyle gecikmiş faturalar ve yüksek meblağlar yansıtılması adil değildir. Küçük bir kafeye 41 bin lira gibi faturaların çıkarılmasını kabul etmiyoruz.”

ÇEŞME PROJESİ BİZE DE ANLATILSIN

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından uygulanmak istenen Çeşme Projesi konusunda da kaygıları bulunduğunu aktaran Köfüncü sözlerini şöyle tamamladı: “Bu proje bizlere de anlatılmalı. Çeşme Otelciler Birliği ve Alaçatı Turizm Derneği’nden iki arkadaş Ankara’da Bakan Bey’i ziyaret etti; şu an sadece onların aktardıkları bilgiye sahibiz. Ancak bir esnaf odası başkanı ve 5 nesildir burada yaşayan bir Çeşmeli olarak kafamda ciddi soru işaretleri ve kaygılar var. Geçmişte Alaçatı Port’ta yapılan hataların tekrarlanmamasını diliyorum. Kamuya açık olması gereken sahil şeridine şu an giremiyoruz; etrafı bekçiler, güvenlik ve özel mülk alanlarıyla çevrilmiş durumda. Eskiden balık avladığımız, kıyısında yürüdüğümüz yeri şimdi sadece uzaktan seyrediyoruz. Kıyıya erişim kısıtlanıyorsa bunun kamuya bir faydası yoktur. Oysa orada konut yapmak yerine oteller ve sosyal mekanlar kurgulanabilirdi. Oradaki yaşam yılı sadece 2 ayla sınırlı; kışın her yer kilitli ve kalan 10 ayda yine biz bize kalıyoruz. Biz kimsenin yaşam tarzına karşı değiliz, fakat kıyıların kamuya açık olması ve halkın rahatça gezebilmesi gerek.

ALTYAPI EKSİKLİĞİ VE NÜFUS ARTIŞI RİSKİ

Yarımadanın birçok yerinde halen kanalizasyon yok ve altyapı yetersiz. Yolların mevcut yükü bile taşımadığı bir ortamda aşırı nüfus artışına karşıyım. Koruma planlarını öne çıkararak ilçe kimliğimizi korumalıyız; betonlaşmış bir şehre dönüşmek istemiyoruz. ‘Eski Çeşme, Yeni Çeşme’ ayrımının oluşması ve yerel halkın dışarıda kalması en büyük endişemdir.

2014’TEN BERİ ÇÖZÜLEMEYEN SANAYİ SİTESİ SORUNU

Çağdaş ve yaşanabilir bir Çeşme için öncelikle sanayi sitesi problemini çözmemiz gerekiyor. Çeşme ve Alaçatı girişinde mevcut sanayi alanları yetersiz kalıyor. Ancak SİT dereceleri ve koruma kararları nedeniyle 2014 yılından bu yana bu konuda tek bir arpa boyu yol alamadık. Bakanlık temsilcileri ve milletvekilleriyle bir araya gelerek hem Çeşme Turizm Projesi’ne dair kaygılarımızı hem de elzem olan sanayi sitesi talebimizi doğrudan iletmek istiyoruz. Elimizdeki proje, bir nevi sanayi sitesi konusunda 100-120 yılı kapsayacak bir master plan gereklidir. Bu süreçte yetkililerin bize yardımcı olması gerekiyor. Proje kapsamında golf sahaları ve ters ozmoz tesislerinden bahsediliyor. Ancak bazı bilim insanları, ters ozmoz yönteminin uygulandığı yerlerde denizin ekolojik dengesinin bozulduğunu ve canlı çeşitliliğinin azaldığını elirtiyor. Biz bu kaygılarımızı doğrudan yetkililere iletmek, işin doğrusunu sormak ve aydınlatılmak istiyoruz. Bu bilgilendirmenin yalnızca İzmir’deki Ticaret Odası’nda veya 3-5 kişinin toplandığı kapalı kapılar arkasında yapılmaması gerekir. Ben 60 yıldır bu bölgede yaşıyorum ve 12 ay boyunca burada yaşayan 50 bin nüfusumuz var. Dolayısıyla bu topraklarda söz hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Biz her şeye karşı çıkan bir yapıda değiliz; tek isteğimiz yetkililerin gelip durumu İzmir’deki kurumlara değil, doğrudan burada yaşayan halka anlatmasıdır.”

Muhabir: İlker Çoban