Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İl başkanlığı bimasında düzenlediği basın açıklamasıyla birlikte gündemdeki konuları değerlendirdi. Bu kapsamda kentteki su sorunu ve İZBAN başta olmak üzere pek çok konuyu ele alan Güç, Hükümet tarafından İzmir'e yapılan yatırımın yetersizliğine dikkat çekerek, İzmir büyük bir yükün altında yalnız bırakıldığını belirtti.
TEK BİR YATIRIM BAŞLIĞI YOK
İzmir’in önüne koyacak tek bir somut yatırım başlığı olmadığını belirten Güç, "2026 yılında İzmir ne yazık ki yine AKP hükümeti tarafından üvey evlat muamelesi görmektedir. Haftalardır bir suçluluk psikolojisiyle, sayfa sayfa demeçler veren AKP Genel Sekreteri, milletvekilleri ve il başkanı; konuşuyorlar, anlatıyorlar ama ülkenin geldiği bu acı tablonun İzmir’deki karşılığına tek bir cümle bile kurmuyorlar. Soruyorum sizlere: 2026 bütçesinde İzmir’e ayrılan gerçek yatırım nerede? Bu kente ne yeni bir raylı sistem, ne ciddi bir ulaşım yatırımı, ne çevre, ne altyapı, ne sanayiye nefes aldıracak tek bir büyük proje planlamadılar. İzmir üretir, İzmir çalışır, İzmir bu ülkenin lokomotif kentlerinden biridir. Ama ne yazık ki 2026 yılına geldiğimizde AKP’li siyasetçiler İzmir’i, kelimenin tam anlamıyla koca bir hiçle baş başa bırakmıştır. Bugün basın açıklamalarıyla, hamasi sözlerle gerçeği örtemezsiniz. İzmir’in önüne koyacak tek bir somut yatırım başlığınız yok. Bu kentin hakkını masada da, sahada da sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz" dedi.
SİZİN BECERİKSİZ YÖNETİMİNİZ
"İZBAN’da yaşanan sıkıntıların esas kaynağının TCDD olduğunu defalarca dile getirdik" diyerek sözlerine devam eden Güç, "Bugün bir kez daha, kimsenin “unutuldu” sanmaması için rakamlarla ve gerçeklerle konuşuyoruz. TCDD’nin İZBAN’a uyguladığı hat kullanım bedeli ve katener enerji ücretleri, son dört yılda İZBAN’ı zarar ettirmek istercesine artırılmıştır.
Sadece hat kullanım kilometre ücretine bakın; 2023’te 12 TL, 2024: 41,20 TL Bu artış tek bir yılda %243. Bu düzeltilmemiştir ve unutulmamalıdır. Peki 2025 yılında tablo nasıl oldu?2025 toplam biniş geliri, 1 milyar 162 milyon 269 bin 886 TL, Katener enerji gideri: 376 milyon 856 bin 488 TL Gelirin yüzde 32,3’ü, Hat kullanım bedeli ise 390 milyon 190 bin 029 TL gelirin yüzde 33,5’i, Sadece bu iki kalem, yani hat kullanım + enerji gideri, toplam gelirin yüzde 65,8’ini oluşturuyor. Henüz burada: Personel maliyeti yok, Tren bakım gideri yok, Kredi geri ödemeleri yok. Bunları da eklediğinizde bu yapının sürdürülebilir olması mümkün değil. Üstelik hatların kullanım planı, bakımı ve işletmesi tamamen TCDD’nin elinde. Yani sistemi yöneten, bakımını yapan, hatları planlayan sizsiniz; ama bedeli İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, sıkıntıyı ise İzmir halkına yüklüyorsunuz. “Nasıl olsa yükü Büyükşehir’e bindirdik, gitsin” diye düşünüyorsunuz. Biliyoruz. Mali yük Büyükşehir’de, sorun yaşanınca; TCDD susuyor, Bakanlık susuyor, İzmirli AKP’li siyasetçiler susuyor. Ne güzel düzen! Ama gerçek şudur: Sorun sizsiniz. Sorun sizin yönetim anlayışınızdır. Halkımız bilmelidir; TCDD’nin bakım yapmaması nedeniyle birçok noktada trenler yavaşlamak zorunda kalmaktadır. 2025 yılı içinde yalnızca TCDD bakım yapmamasından kaynaklı olarak; 229 sefer iptali, 95 tahliye yaşanmıştır, Sorunların tamamı TCDD’den kaynaklıdır.
Hem hat kullanım bedeli olarak fahiş ücret alacaksınız, hem de İZBAN bu halde olaca. Bunun sorumluluğu da Büyükşehir’inmiş gibi davranacaksınız. Bu kabul edilemez. bu sistemin altyapısını yöneten, bakımını yapmayan, işletmesini planlayan TCDD’dir. O yüzden diyoruz ki: İZBAN’daki bu krizi çözmek zorunda olan merkezi hükümettir.
Ve bu konuda aylardır sürdürdüğünüz sessizlik, sizin beceriksiz yönetim anlayışınızın en açık göstergesidir" diye konuştu.
BU İZMİRİ CEZALANDIRMAKTIR
İzmir'deki su sorununa da değinen ve bu kapsamda DSİ' nin yeterli özveriyi göstermediğini aktaran Güç, "Su sağlamak Devlet Su İşleri’nin asli görevidir. Yetki de, sorumluluk da DSİ’dedir. bilip de gereğini yapmamak ise bu kenti cezalandırmaktır.
DSİ’nin yıllardır İzmir için sağlıklı bir su planlaması yok. Baraj yapmıyorsunuz, yeni kaynak üretmiyorsunuz. Peki madem öyle, İZSU’nun kuyu açma taleplerine neden engel oluyorsunuz? Bu şehri susuzluğa mahkûm eden bir zihniyet bu ülkeyi yönetemez. Beceremiyorlar, yapamıyorlar; her işi siyasete alet ediyorlar. Artık bu ülkede, halkın sorunlarını çözebilen bir devlet yapısına ihtiyaç var. Dün Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AKP Grup Başkan vekili’nin CHP Parti sözcümüze yönelik nezaketsiz ve üstenci bir üslup kullandığını hep birlikte izledik. “Ben çözdüm, ben yaptım, gelecek, olacak” dedi. DSİ’nin vatandaşı için vermek zorunda olduğu izinleri sanki kendi lütuflarıymış gibi anlatıyorlar. Bu ülkenin bir devlet aklı yok mu? Genel Sekreter Ankara’ya gitmiş, çok uğraşmış… Bunu bir başarı hikâyesi gibi sunuyorlar. Oysa bu tablo, devletin ne hâle getirildiğinin açık göstergesidir: İş çözemeyen, plan yapamayan, vatandaşı susuzlukla tehdit eden bir bürokrasi düzeni. Buradan açıkça söylüyorum: Eğer bu şehir susuz kalırsa bunun sorumlusu sizsiniz. Ve bu bedelin altında ezileceğinizi herkes bilmelidir" şeklinde konuştu.
AK PARTİLİ SİYASETÇİLERİN GÖREVİ ENGEL OLMAK DEĞİL
Bornova Kars Halil Atilla İlkokulu hakkında bir süredir devam eden tartışmalara yönelik ise Güç, "Yaklaşık 20 ay önce İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Erzene Mahallesi 159 ada 30 parsel için 16 derslik okul yapımına ilişkin ruhsat başvurusunda bulunmuştur. Bu başvuru sırasında belediyemiz, bölgede kapsamlı bir kentsel proje hazırladığını ifade etmiştir. Belediyemiz tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne; Aynı bölgede bulunan başka bir eğitim alanında kamulaştırmaların yapılarak okul inşaatının belediyemizce üstlenilmesi, Mevcut alanın ise Bornova Meydan Projesi kapsamında meydan, müze ve yeraltı otoparkı olarak değerlendirilmesi önerilmiştir. 1972 yılında yıkılan Kars İlköğretim Okulunun aslına uygun olarak rekonstrüksiyonu yapılarak Milli Eğitim Müzesine dönüştürülmesi, Yıkılmış durumda olan Bay Lane Köşkünün aslına uygun biçimde yeniden yapılarak Mimarlık Müzesi olarak düzenlenmesi, Alanın altına yeraltı otoparkı yapılması planlanmıştır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü sürece başlangıçta olumsuz yaklaşmış; belediyemizin taleplerin tamamını kabul etmesine rağmen proje reddedilmiştir. Bunun üzerine Ankara’da Bakan Yardımcısı ve Bakanlık yetkilileriyle görüşmeler yapılmış, bütçe yeterliliği sunulmuş ve süreç son onay aşamasına kadar getirilmiştir.
Müzelerin Bakanlığa devri → Kabul edilmemiştir (müzelerin belediye bünyesinde kalması şartı korunmuştur), Kars Halil Atilla ve Serintepe Yunus Emre okullarının 16 derslikten 24 dersliğe çıkarılması → Kabul edilmiştir, Serintepe Yunus Emre Okulu alanında Büyükşehir Belediyesine ait yaklaşık 700 m² alanın kamulaştırma sürecinin çözülmesi talep edilmiş ve kabul edilmiştir. Erzene Mah. 158 ada 45 parsel – 24 derslik okul (700 m² kamulaştırma, proje + ruhsat + yapım), Altındağ Mah. 15200 parsel – 24 derslik okul (proje + ruhsat + yapım), Pınarbaşı Mah. 534 ada 9 parsel – 894,34 m², Gürpınar Mah. 543 ada 4 parsel – 442 m². Konu, Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay ile paylaşılmış ve projeye destek verilmiştir. Tüm şartlar karşılanmış, protokol imza aşamasına gelinmişken süreç hiçbir gerekçe gösterilmeden aniden durdurulmuştur. Belediyemiz, Milli Eğitim’e yaklaşık 430 milyon TL doğrudan katkı, meydan ve yeraltı otoparkı dâhil olmak üzere toplamda 1 milyar TL’yi aşan bir yatırımı taahhüt etmiştir. Bu tablo, iktidar partisinin İzmir’e ve Bornova’ya bakış açısını açıkça ortaya koymaktadır. Kentine vizyon katan, geleceğini düşünen ve büyük bir özveriyle çalışan belediye başkanlarımızın önüne sürekli olarak engeller çıkarılmaktadır. Bugün Bornova için tarihî bir dönüşüm anlamına gelecek bu proje; katkı sunulmadığı gibi, tüm şartları yerine getirilmiş olmasına rağmen siyasi saiklerle durdurulmuştur. İzmir’e hizmet eden, vizyoner projeler üreten bir Bornova Belediye Başkanımız varken, AKP’li siyasetçilerin görevi engel olmak değil, bu şehre sahip çıkmak olmalıdır" açıklamasını yaptı.
GÖRKEN BAŞKAN SANIRIM SUÇ İŞLEDİ
Gerçekleştirilen basın toplantısında gazetecilerin Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın tatile çıkması hakkında sorularını yanıtlayan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, "Görkem Başkan sanırım bir suç işledi. Tatile gitti diye savcılığa versinler. Bu ülkenin gerçek sorunu Buca Belediye Başkanı’nın tatile gitmesi mi yoksulluk mu? Sürekli gündem değiştiriyorlar. Bize ne belediye başkanının tatile gitmesinden. Bu ülkede insanlar geçinemiyor, asgari ücret açlık sınırının altında. Gerçek sorunlarına dönmek zorundayız. Bir suçu varsa Görkem Başkanı tatile gitti diye tutuklasınlar" dedi.





