Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı CHP İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen buluşma ile protesto edildi. İl Binası önünde yapılan açıklamada;
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kararın siyasi olduğunu savunarak iktidarı ve yargı süreçlerini hedef aldı. Tugay, karara ve destekçilerine sert çıktı
YETER ARTIK DİYEN MİLYONLARIN SESİYİZ
“Mücadelemiz cumhuriyetimize sahip çıkmak için, çocuklarımızın yarınları için, cumhuriyetimize sahip çıkmak için, adalet için, demokrasi için, bizim mücadelemiz bu ülkenin onurunu korumak içindir!” diyerek sözlerine başlayan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Biz artık yeter diyen milyonların sesiyiz! Çünkü artık bu millet yoruldu! Çünkü artık bu millet bıktı! Artık bu millet yoksulluktan, adaletsizlikten, kibirden, israftan, zulümden ve çileden bıktı. 24 yıllık iktidarın ülkemizi getirdiği durum ortadadır. Bu iktidar ülkeye huzur değil, kriz getirmiştir. Üretim değil, ithalat getirilmiştir. Refah değil, yoksulluk getirilmiştir. Adalet değil, korku getirmiştir. Bakın etrafınıza; fabrikalar satıldı, limanlar satıldı, kurumlar satıldı, cumhuriyetin birikimleri tek tek satıldı. Kendi kendine yeten bir ülkeyi başka ülkelere muhtaç hale getirdiler. Bugün 'yerli ve milli' diye önümüze koydukları ürünlerin bile ham maddesi dışarıdan geliyor. Ülke borçlanıyor, ülke tüketiyor ve bu iktidar, iflas etmiş bir tüccar gibi elinde ne varsa satmaya çalışmaktadır. Madenlerimizi satıyorlar, ormanlarımızı satıyorlar, doğamızı talan ediyorlar, milli parklarımızı peşkeş çekiyorlar, toprağımızı rant uğruna yok ediyorlar” dedi.
Güç, “Bu vatan sahipsiz değildir. Bu millet üç kuruş için toprağını satanlardan değildir. Bu millet vatanını rant pazarında pazarlayanlardan değildir. Bugün emekli geçinemiyor, asgari ücretli yaşam savaşı veriyor, gençlerimiz umutlarını kaybediyor, kadınlarımız korkuyla yaşıyor, öğretmenlerimiz güvende hissetmiyor. Ve tüm bütün bunlara rağmen saraylarda şatafat devam ediyor. Milletin evinde tencere kaynamıyor ama onlar saltanat düzenini sürdürüyorlar. Bu mudur adalet? Bu mudur vicdan? Bu mudur milletin egemenliği? Hayır, bu millet bunu hak etmiyor. Eğitim sistemi çökmüştür. Üniversiteler liyakatsiz kadroların oyuncağı haline gelmiştir. Gençlerimizin geleceği yok edilmektedir. Sağlık sistemi çökmüştür. Doktorlarımız birer birer ülkeyi terk etmektedir. ‘Giderlerse gitsinler’ diyen bu anlayış sağlık sistemini çökertmiştir. Tarım çökmüştür. Çiftçi üretim yapamıyor, besici hayvanını kesmek durumunda kalıyor. Köylü toprağını terk ediyor. Çünkü bu iktidar üreticiyi değil, rantçıyı seviyor. Çiftçiyi değil, yandaşı koruyor” açıklamasını yaptı.
‘MAHKEMELER SARAY ADINA KARAR VERİYOR’
AK Parti iktidarı boyunca en büyük çöküşün adalet sisteminde yaşandığını söyleyen Güç, “Adalet bugün bu ülkede ağır bir yara almıştır. Mahkemeler millet adına değil, saray adına karar veren hale gelmiştir. Bir kişinin iki dudağı arasına sıkışmış bir hukuk düzeniyle karşı karşıyayız. Bir kişinin keyfine göre yönetilen ülke olmaz! Bir kişinin talimatıyla demokrasi savunulmaz! Bir kişinin korkularıyla milyonların geleceği karartılmaz! Cumhuriyet Halk Partisi'ne yapılanlar, istenen tam da budur. Rakibini sandıkta yenemeyenler, mahkemelerle susturmaya çalışıyorlar! Ama Cumhuriyet Halk Partisi teslim olmaz! Cumhuriyet Halk Partisi boyun eğmez! Cumhuriyet Halk Partisi korkmaz! Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisidir! Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin kurucu iradesidir! Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, milletin vicdanıdır” şeklinde konuştu.
‘BU ÜLKEYİ KARANLIĞA TESLİM ETMEYECEĞİZ’
“Türkiye’nin kimsenin kişisel çıkarlarına alet edilemeyeceğini dile getiren Güç, “Bu devlet, bir kişinin devleti değildir. Bu devlet, 86 milyonun devletidir ve biz bu güzel ülkeyi korku yöntemlerine teslim etmeyeceğiz. Bunların asıl hedefleri milleti umutsuz bırakmak. Gençliği çaresiz bırakmak. İnsanları korkutmak, konuşturmamak, susturmak! Ama başaramayacaklar. Çünkü biz, Kuvayı Milliye ruhunun evlatlarıyız. Çünkü biz, teslim olmayan bir milletiz. Çünkü biz, esareti kabul etmeyen bir milletiz. Kurtuluş Savaşı'nı kazanmış bir milletin çocuklarıyız biz. Atamız bize boyun eğmeyi değil, mücadele etmeyi öğretti. Ve biz umudumuzu teslim etmeyeceğiz! Bu ülkeyi karanlığa teslim etmeyeceğiz” dedi.
ÖZEL’İN LİDERLİĞİNDE HÜKÜMETİ KURACAĞIZ
İzmir’in cumhuriyetin kalesi, özgürlüğün şehri olduğunu söyleyen Güç, “ Yıllardır İzmir'i cezalandırmaya çalışıyorlar. İzmir'e hiçbir yatırım yapmıyorlar. Belediyelerimizin hizmet etmesini engellemeye çalışıyorlar. Ama İzmir boyun eğiyor mu? İzmir korkuyor mu? İzmir susuyor mu? Hayır. Çünkü İzmir Kuva-yi Milliye şehridir. Bugün burada sadece CHP'liler yok. Bugün burada adalet isteyen herkes var. Bugün burada hakkı yenen herkes var. Bugün burada geleceğini kaybetmek istemeyen milyonların sesi var. Ve bunlardan, hep buradan hep birlikte haykırıyoruz: Yeter artık yeter, bıktık sizden! Milletin yakasından düşün. Bu ülkenin gençlerini rahat bırakın. Bu ülkenin kadınlarını rahat bırakın. Bu ülkenin çiftçisini, emeklisini, işçisini rahat bırakın. Çünkü, çünkü bu millet artık sizden bıkmıştır. Millet artık sizden yorulmuştur. Biz bu düzeni değiştireceğiz. Bu kara düzen değişecek. Bu ülke yeniden nefes alacak. Türkiye yeniden demokrasiyle buluşacak. Türkiye yeniden hukukla buluşacak. Türkiye yeniden adaletle buluşacak. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde milletin iktidarını kuracağız” dedi.
YERYÜZÜNDE BÖYLE BİR SAÇMALIK GÖRÜNMEDİ
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise yaptığı açıklamada: “Bu ülkede doğan, bu ülkenin yurttaşı olan herkesin; hangi etnik kökenden, dinden ya da mezhepten olursa olsun bu ülkede eşit hakkı vardır. Ancak yıllardır, ülkenin zenginliğini kendi çıkarı için kullanan bazı çevreler; küçük çıkar grupları, sermaye odakları ve suç yapılarıyla birlikte toplumun geniş kesimlerini baskı altında tutmaya çalışıyor. Güzel ülkemiz ve insanlarımız uzun süredir bu anlayışın zulmüne maruz kalıyor.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan hukuksuzluk da geçmişte başka siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve demokrat, aydın insanlara yapılanların devamıdır. Kimi insanlar ağır işkenceler gördü, cezaevlerinde büyük acılar yaşadı.
Ama en büyük eziyet, bu ülke için emek veren ve herkesin iyiliğini isteyen insanlara yapıldı. Çünkü işkence sadece fiziksel olmaz; bazen insanların her gün haksızlıklar karşısında çaresiz bırakılması, vicdanlarının susturulması da bir işkencedir. Bugün de bunun farklı bir boyutunu yaşıyoruz. Toplumun büyük bir çoğunluğu bu düzenin bitmesini istiyor. Onun için uyanma vakti. CHP’nin kurultayında usulsüzlük oldu diye 2 senedir bir söylem var. O kurultayı bütün resmi kurumlar onayladı. Sonra birileri çıkıp karara itiraz etti. Bu kadarını yapacakalarını düşünemedik. Yuh yani dedik. Yeryüzü tarihinde böyle bir saçmalık bulamazsınız. Bu kadarını yapacaklarına inanın düşünemedik. Son nefesime kadar hakkımı helal etmiyorum sizlere. Herkes sorsun kendine biz hangi taraftayız diye. Bu kötü düzene hizmet edenler ile bu kötü düzeni bitireceğiz diyenler ikiye ayrılsın. Bu ülke için kötü emelleri olanları bitirmek isteyenler bir araya gelsin. Bu ülke kendi evlatlarıyla iyileşecek. Kaldırın her iki yumruğunuzu da ‘yeneceğiz sizi’ deyin” dedi.




