Barış bildirisine imza attıkları için 2016 yılında üniversitelerden ihraç edilen yaklaşık 400 akademisyenin yargı süreci aradan geçen 10 yıla rağmen büyük ölçüde sonuçlandırılamadı. Şu ana kadar yalnızca dört akademisyen hakkında kesinleşmiş göreve iade kararı verilirken, idari yargıdaki ret kararları ve yargılamalardaki uzun süreli gecikmeler dikkat çekiyor. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Prof. Dr. Füsun Üstel ve diğer akademisyenler hakkında verdiği kararda ifade özgürlüğü ihlalinin açık biçimde tespit edilmesine rağmen, bu kararın idari yargı mercilerince yeterince uygulanmadığı görülüyor. Bazı dosyalarda AYM içtihatlarının görmezden gelindiği, göreve iade taleplerinin ise sistematik şekilde reddedildiği belirtiliyor.
CHP'den meclis gündemine taşındı
Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, konuyu TBMM gündemine taşıyarak Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Gökçen, şu soruları yöneltti:
Barış bildirisine imza attıkları gerekçesiyle üniversitelerden ihraç edilen akademisyenlere ilişkin olarak, 2016–2025 yılları arasında idare mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri, Danıştay ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde açılan dava sayısı kaçtır? Bu davaların kaçı ret, kaçı kabul edilmiştir?
Anayasa Mahkemesi’nin Füsun Üstel ve diğerleri kararında tespit edilen ifade özgürlüğü ihlaline rağmen, idari yargı mercilerinin göreve iade taleplerini reddetmeye devam etmesinin gerekçesi nedir?
Anayasa’nın 153’üncü maddesi uyarınca AYM kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlayıcı olmasına rağmen, bu kararın idari yargı ve Danıştay içtihatlarına yansımamasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun denetimi ve incelemesi olacak mıdır?
Yargı sürecinin yıllarca sürüncemede bırakılması ve iade kararlarının istisna düzeyinde kalması nedeniyle, barış bildirisine imza atan akademisyenlerin maddi ve manevi kayıplarına ilişkin herhangi bir telafi öngörülmekte midir?



