İzmir’de büyükbaş hayvancılık sektörü alarm veriyor. Mart ayı itibarıyla ilan sitelerinde yer alan 301 farklı ilan ile kent genelinde 420’nin üzerinde büyükbaş hayvan internet üzerinden satışa çıkarıldı. İlanların toplam piyasa değeri 43 ila 45 milyon TL bandında bulunuyor. Damızlık, süt ineği ve etlik hayvanların yoğunlukta olduğu ilanlar, artan yem maliyetleri ve nakit sıkışıklığı nedeniyle üreticinin hayvanını elde tutamaz hale geldiğini gösteriyor.

‘Kemiği delip geçti’
Çiftçilerin ve üreticilerin zaten uzun yıllardır zor koşullar altında üretim yapmaya devam ettiğini aktaran Ziraat Yüksek Mühendisi Ferdan Çiftçi, “Her geçen yıl artan maliyetler, üreticilerin omuzlarına daha ağır bir yük bindiriyor ve bu yük giderek katlanarak büyüyor. Tarımsal üretimin bel kemiğini oluşturan çiftçiler, mazottan gübreye, yemden enerjiye kadar hemen her alanda yükselen girdi maliyetleri nedeniyle ciddi bir baskı altında kalmış durumda. Üreticiler artık bu yüksek maliyetler karşısında üretimi sürdürmekte zorlanıyor. Özellikle hayvansal üretimde durum daha da kritik bir hal aldı. Süt üreticileri ve besiciler, maliyetleri karşılayamaz hale geldikleri için hayvanlarını satışa çıkarmaya başladı. Bu durum, sektör açısından son derece çarpıcı bir gelişme. Çünkü üreticinin damızlık hayvanını ya da üretim kaynağını satmak zorunda kalması, tarımda artık bıçağın kemiği delip geçtiğini açık biçimde gösteriyor. Bu süreci daha da ağırlaştıran küresel gelişmeler de var. Dünyada yaşanan savaş ortamı ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, zaten kırılgan olan ekonomik yapıyı daha da zorlayan bir etki yaratıyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarında son dönemde yüzde 20 hatta yüzde 30’lar seviyesinde artışlar görülüyor. Enerji fiyatlarındaki bu yükseliş ise yalnızca enerji sektörünü değil üretimin neredeyse tüm alanlarını doğrudan etkiliyor. Tarım da bu alanların başında geliyor” ifadelerini kullandı.
‘Vatandaşa yansıyacak’
Önümüzdeki dönemde maliyet baskısının daha da artması ihtimalinin güçlü olduğunu vurgulayan Çiftçi, “Bu zincirleme etki en sonunda tüketicinin karşısına gıda fiyatları olarak çıkacak. Et ve süt başta olmak üzere birçok temel gıda ürününde fiyat artışları kaçınılmaz hale gelebilir. Çünkü üreticinin ayakta kalabilmesi için maliyetlerini karşılayabilmesi gerekiyor. Maliyetlerin sürekli arttığı bir ortamda fiyatların sabit kalması mümkün değil. Uzun süredir zaten derinleşen bir gıda sorunundan söz ediliyor. Tarımsal üretimde yaşanan bu sıkıntılar devam ederse, bu sorun daha da ağırlaşabilir. Gıda fiyatlarında yeni artışların görülmesi ve gıda enflasyonunun daha da yükselmesi güçlü bir ihtimal olarak karşımızda duruyor. Hayvan sayısını azaltmak zorunda kalan üreticilerin olduğunu biliyorum. Maliyet baskısı nedeniyle üretimini küçültmeye çalışan ya da hayvan sayısını düşüren birçok üreticinin bulunduğuna dair bilgiler zaman zaman bana da ulaşıyor” sözlerine yer verdi.

‘Süt fiyatları artmıyor’
Eğer üreticinin kendi yemini üretme imkânı yoksa ya da buna uygun bir yapısı bulunmuyorsa, mevcut koşullarda hayvancılığı sürdürmesinin imkânsız hale geldiğini vurgulayan Çiftçi Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu ise bu nedenle birçok üreticinin özellikle büyükbaş hayvancılığı bırakmak zorunda kaldığını aktardı. Aile tarımı yapan küçük üreticiler açısından durumun çok daha vahim olduğunu aktaran Çobanoğlu, “Çünkü üretimin sürdürülebilmesi için yem maliyetini bir şekilde dengeleyebilmek gerek. Kendi yemini üretebilen ya da arazisinden yem bitkisi sağlayabilen üreticiler bir ölçüde ayakta kalabiliyor. Ancak az sayıda hayvana sahip olan ve küçük ölçekte aile tarımı yapan üreticilerin bunu yapabilme şansı oldukça sınırlı. Bugün yem fiyatları son derece yüksek seviyelere ulaştı. Buna karşılık süt fiyatları aynı hızda artmıyor. Süt toplanırken fiyatların çoğu zaman sabit tutulması ya da sınırlı artırılması üreticiyi daha da zor durumda bırakıyor. Böyle bir dengede üreticinin maliyetini karşılaması giderek güçleşiyor. Üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir sorunla karşı karşıyayız” dedi.
‘Kaçınılmaz son’
İthal edilecek hayvanlara ilişkin uygulamaların da üreticiler arasında ciddi endişe yarattığını belirten Çiftçi Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu, “Özellikle küçük ölçekli üreticilere yönelik bazı uygulamalarda, ahırı olan üreticilere hayvan verileceği ancak belirli koşullarda bu hayvanların geri alınabileceği ve bunun da belirlenen fiyatlar üzerinden yapılacağı yönünde tartışmalar gündeme geldi. Bu tür uygulamalar da üreticilerin geleceğe güvenle bakmasını zorlaştırıyor. Bütün bu gelişmeler bir araya geldiğinde, hayvancılığı bırakmanın birçok üretici için kaçınılmaz bir seçenek haline geldiği görülüyor. Hayvan sayısında sürekli bir düşüş yaşanıyor. Bunun yanında hayvan ırklarında da giderek daralma yaşandığı dikkat çekiyor. Geçmişte yetiştirilen birçok yerli hayvan cinsinin bugün artık yaygın olarak üretimi yapılmıyor. Bunun yerine giderek daha fazla dışa bağımlı bir hayvancılık yapısı oluşuyor” diye konuştu.





