CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, Efeler ilçesi Kadıköy Mahallesi’nde, Aydın Efeler Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi önünde yaptığı açıklamada, “müjde” olarak duyurulan jeotermal seracılık projesinin hedeflerinden uzak kaldığını söyledi. Projede seraların tamamlandığını ancak uzun süredir sıcak su verilemediğini belirten Karakoz, konuyu TBMM’ye sunduğu soru önergesiyle gündeme taşıdı.
Yıllardır buraya sıcak su verilemedi
Açıklamaya, CHP Efeler İlçe Başkanlığı yöneticileri ve partililer de katıldı. Karakoz, iktidarın Aydın’daki tarıma dayalı ihtisas OSB’yi sıkça örnek gösterdiğini, geçmişte projeyle yüzlerce kişiye istihdam sağlanacağı yönünde beklenti oluşturulduğunu hatırlattı. Gelinen noktada ise seraların tamam olmasına karşın sıcak suyun verilemediğini ve bunun yıllardır çözülemediğini ifade etti.
Aydınlılara bir fayda üretmedi
Aydın genelinde 30’un üzerinde jeotermal enerji santrali bulunduğunu vurgulayan Karakoz, bu tesislerin yerel ölçekte beklenen faydayı üretmediğini savundu. Jeotermal şirketlerinin vergilerini kentte ödemediğini, şehir ısıtması, seracılık ya da sağlık turizmi için sıcak su sağlamadığını belirterek, buna karşın hava, toprak ve su kirliliğinin Aydınlıların omuzlarına yüklendiğini dile getirdi.
Jeotermal şirketleri sadece kendi karlarını düşünüyor
TDİOSB’de jeotermal suyla seracılık yapılarak katma değer yaratılacağının söylendiğini aktaran Karakoz, iktidarın ilgili firmalarla anlaşma sağlayamadığı için seralara sıcak suyu ulaştıramadığını söyledi. Bu durumun, jeotermal kaynakların kamu yararı yerine şirket kârı odaklı yönetildiğinin göstergesi olduğunu kaydetti.
AK Partililerin ağızlarını bıçak açmıyor
Karakoz, jeotermal faaliyetlerin çevresel etkilerinin bilindiğini, buna rağmen iktidar temsilcilerinin sessiz kaldığını ifade etti. Aydın halkının kirlilik yükünü taşıdığını, ancak jeotermalin bilimsel ve sürdürülebilir faydalarından yararlanamadığını vurguladı.
Yeni santral ve kuyu istemiyoruz
CHP’li Karakoz, Aydın’da yeni jeotermal santral ve kuyu istemediklerini belirterek, mevcut tesislerin uluslararası standartlara göre denetlenmesini, kurallara uymayanların cezalandırılmasını ve gerekirse kapatılmasını talep etti. Aydın’ın havasını, toprağını ve suyunu korumak için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.





