CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, İzmir’in deprem kuşağındaki konumuna ve son yüzyılda yaşanılan yıkıcı sarsıntılara dikkat çekti. Şehrin yapı stokunun büyük bölümünün yetersiz olduğunu vurgulayan Nalbantoğlu, İzmir’e yönelik ihmalkârlığın artık sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ölenler mezarda, sorumluları ise dışarda
6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen zamana rağmen ne hesap sorulduğunu ne de ciddi bir yargı sürecinin işletildiğini dile getiren Nalbantoğlu, bu acıların sebebinin yalnızca depremler değil, bilimi değil rantı önceleyen zihniyet olduğunu söyledi. Nalbantoğlu’na göre, kamu görevini ihmal edenler, denetimsizliği görmezden gelenler ve sorumluluğu paylaşması gereken herkes toplum vicdanını yaralıyor.
Yaşananlardan yeterince ders alınmadı
İzmir’in son yüzyılda altı büyük depremle sarsıldığını hatırlatan Nalbantoğlu, deprembilimcilerin uyarılarına kulak verilmediğini belirtti. Prof. Dr. Naci Görür’ün İzmir yarımadasındaki aktif faylara ilişkin yaptığı açıklamaları örnek göstererek, mikro bölgeleme ve paleosismolojik çalışmaların hala yapılmamış olmasının büyük bir ihmalkârlık olduğunu kaydetti.
Binaların çoğu ömrünü tamamladı
İzmir’deki binaların büyük bölümünün güncel deprem yönetmeliklerine uygun olmadığına dikkat çeken Nalbantoğlu, kaçak yapılaşmanın da ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Kentin yapı stoğunun büyük kısmının ömrünü tamamlamış olması nedeniyle en küçük sarsıntıda bile yıkım riski taşıdığını söyledi.
Çalışmalar kaplumbağa hızında ilerliyor
Kentsel dönüşümdeki yavaş ilerlemeyi eleştiren Nalbantoğlu, okullardan hastanelere, havaalanlarından kamu kurumlarına kadar pek çok yapının güçlendirilmediğini vurguladı. Hâlâ somut adımlar atılmamasının yaşananlardan ders çıkarılmadığını gösterdiğini dile getirdi.
Yetkilileri göreve davet etti
Açıklamasında merkezi hükümeti sorumluluk almaya çağıran Nalbantoğlu, İzmir özelinde kapsamlı ve bilim temelli bir deprem hazırlık planının bir an önce devreye alınması gerektiğini belirtti. Bilimi değil rantı, liyakati değil sadakati önceleyen yönetim anlayışının değişmemesi halinde felaketlerin de süreceğini ifade etti. Nalbantoğlu, gecikmenin bedelini yurttaşların canıyla ödediğini, bu durumun artık kabul edilemez olduğunu vurguladı.




