CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, İzmir’in önemli simgeleri arasında yer alan Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Namazgâh Hamamı gibi taşınmazların mülkiyetine ilişkin gelişmeler hakkında yazılı açıklama yaptı. Türeli, söz konusu yapıların İzmir halkının vergileriyle restore edilerek kente kazandırıldığını belirterek, yürütülen işlemleri kent belleğine yönelik sistematik bir müdahale olarak değerlendirdi.

“Sessiz tescil” ve tahliye süreci eleştirildi

Açıklamada, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen işlemlerin belediyeye resmi bildirim yapılmadan gerçekleştirildiği iddia edildi. Tapu üzerinden yapılan tescil işlemleriyle başlayan sürecin, mahkeme kararlarının ardından tahliye baskısına dönüştüğü ifade edildi. Türeli, bu gelişmelerin kentin idari işleyişine doğrudan müdahale anlamı taşıdığını kaydetti.

Tarihsel mülkiyet vurgusu

Söz konusu taşınmazların geçmişte belediyeye devredildiğini hatırlatan Türeli, Mustafa Kemal Atatürk imzasıyla gerçekleştirilen devir işlemlerine dikkat çekti. Yapıların yalnızca mülk değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel miras unsuru olduğunu belirterek, bu değerlerin korunmasının kamu sorumluluğu olduğunu ifade etti.

“Kamu hizmeti sekteye uğrayabilir”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu alanları ticari değil, sosyal hizmet amaçlı kullandığını belirten Türeli, Meslek Fabrikası’nın eğitim ve istihdam alanında önemli katkılar sunduğunu, diğer yapıların da sağlık, yönetim ve kültür alanlarında aktif rol oynadığını aktardı. Bu nedenle taşınmazların el değiştirmesinin kamu hizmetlerinde aksamalara yol açabileceği değerlendirildi.

Yatırımlar ve kamu yararı tartışması

Açıklamada, belediye tarafından bu yapılara milyonlarca liralık yatırım yapıldığına dikkat çekilerek, tahliye sürecinin kamu kaynaklarının heba edilmesi anlamına gelebileceği ifade edildi. Türeli, üstün kamu yararı ilkesine vurgu yaparak taşınmazların yerel yönetim bünyesinde kalması gerektiğini dile getirdi.

“Anayasa’ya aykırılık” iddiası

Sürecin dayanağı olan 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun ilgili maddesinin Anayasa Mahkemesi gündemine taşındığını hatırlatan Türeli, mevcut uygulamanın mülkiyet hakkı ve yerel yönetimlerin özerkliği ile çeliştiğini savundu. Merkezi idarenin bu uygulamalarının yerel yönetimlere yönelik bir baskı unsuru haline geldiğini öne sürdü.

Kemeraltı vurgusu ve alternatif çağrı

Türeli, Kemeraltı Çarşısı ve çevresinde çok sayıda yapının restorasyon ihtiyacı bulunduğunu hatırlatarak, kamu kaynaklarının bu alanlara yönlendirilmesinin daha doğru olacağını ifade etti. İzmir halkının ortak değerlerinin korunması için sürecin takipçisi olacaklarını belirterek kamu mülkiyetine yönelik müdahalelere karşı duracaklarını vurguladı.

Kaynak: Bülten