CHP'nin 39'uncu Olağan Kurultayı, Ankara Arena Spor Salonu'nda ikinci gününde devam ediyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kurultayda önemli mesajlar verdi.

Ekrem İmamoğlu'nun CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti:

"A planımız da, B planımız da, Z planımız da budur. Onunla mücadelenin meşru yolu sandıkta yarışmaktır. Ekrem İmamoğlu milletin adayıdır. Saray'ın adayı kimse, kendisine güveniyorsa meydana çıkmalıdır. Ekrem İmamoğlu'nu alt edeceksen millete güveneceksin, karşısına çıkacaksın. Hodri meydan yargı kollarına değil teşkilatına güveneceksin. Ben örgütüme güveniyorum. Ben milletime güveniyorum. Adayım burada örgütüm burada sandık nerede? Hodri meydan getirin sandığı, millet versin kararını.

MALINA MÜLKÜNE ÇÖKÜYORLAR

Tüm vatandaşlarımızın vicdanına sesleniyorum. Bu kadar yalan, bu kadar iftira, bu kadar kul hakkı olur mu? Rahmetli Erbakan'ın dediği gibi ömür boyu alınları secdeden kalkmasa bu vebali ödeyemezler. Bu ülke elbet çok kara kışlar çok zor zamanlar gördü ama hiçbir dönem bu dönemin gaddarlığıyla yarışamaz. Soruyorum. Kim inandığını özgürce dile getirebiliyor? Çıtını çıkaranı Silivri'ye atıyorlar. Kaşını oynatanın malına, mülküne çöküyorlar. Acaba diyenin kulağını çekiyorlar sonra ortalıkta bir daha görünmüyor.

"BU ÇARESİZLİĞİ KİM ÖĞRETTİ SİZE?"

Gazeteciler tutuklanırken onların arkadaşları susuyor. Sanatçılar ip gibi sabahın köründe sıraya dizilip haysiyetleriyle oynanırken diğer meslektaşları konuşmuyor. Siyasetçilere, iş insanlarına, sivil toplum temsilcilerine kelepçe vurulurken diğerleri bana dokunmayan yılan 1000 yıl yaşasın diyor.

Milyonlar direnirken bedel öderken susanları soruyorum. Bu suskunluğu bu çaresizliği kim öğretti size? Komşunuz zordayken fırlayıp gitmek yerine sessizce kapıyı çekip arkanızı dönmeye. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır değeriyle yoğrulan bu topraklarda yanı başınızda yaşananlara susmaya nasıl alıştınız? Ne zaman ne zaman unuttunuz bu ülkenin nasıl kurtulduğunu.

Seyit Onbaşı'nın sırtında mermi değil milletin kaderini taşıdığını ne zamandan beri unuttunuz. Nene Hatun'un sadece yaralı askerlere değil milletin haysiyetini kurtarmaya koştuğunu ne zaman unuttunuz? Elinde kumandası üstünde pijaması oturanlara sesleniyorum.

"GÜN SOKAKLARA ÇIKMA GÜNÜ"

Gün sokaklara çıkma, meydanlara akma günüdür. Gün dayanışma direnme günüdür. Gün bu kara düzene itiraz etme günüdür. Ya o pijamayla evinde oturup sıranın sana gelmesini bekleyeceksin ya da meydanlara çıkıp bizimle birlikte bu darbeyi püskürteceksin.

Evde elinde kumandasıyla oturan pijamalıya sesleniyorum. Ya meydanlara çıkacaksın bu darbe ile yüzleşeceksin nereye davet ediliyorsan oraya güç vereceksin, itiraz edeceksin, sandığı, Cumhuriyeti kurtaracaksın ya da sonra hiç hayıflanmayacaksın. Meydanlar bizimdir. Sokaklar bizimdir.

Mücadele bizimdir. Türkiye hepimizindir. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. 19 Mart sürecinde bizleri önce Saraçhane'de sonra genel merkezimizde ziyaret eden, destek veren tüm genel başkanlara, siyasi partilere teşekkür ediyorum. Ve hangi partiden olursa olsun tüm yurttaşlarımıza sesleniyorum. 19 Mart bir sivil darbedir.

Görünen hedefi Atatürk'ün iki büyük eserinden biri olan CHP olsa da asıl hedefi Atatürk'ün diğer eseri olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Sandık olmazsa Cumhuriyet olmaz. Demokrasi olmazsa Cumhuriyet olmaz. Adalet olmazsa hukuk olmazsa Cumhuriyet olmaz.

"CELLADINIZA AŞIK OLMAMAYA DAVET EDİYORUM"

DEM Parti'nin eş genel başkanlarının hapse atılması da Zafer Partisi genel başkanının hapse atılması da 19 Mart darbesi de bir bütün olarak siyaset kurumunu halkın seçme, seçtikleri tarafından yönetilme hakkını hedef almaktır.

İşte tam bu nedenle biz bir mevzi olarak partimizi değil bir cephe olarak demokratik siyaseti savunuyoruz. Herkesi de bizi değil kendi varlıklarını ve çok partili rekabeti savunmaya davet ediyoruz.

Herkesi canı istediğinde "şu parti kapatılsın, kapatılsın dedim kapatmıyorsa Anayasa Mahkemesi de kapatılsın" diyenlerin demokratlığını hatırlamaya davet ediyorum.

Bir Stockholm sendromuna kapılmamaya dün elinden zor kurtulduğunuz celladınıza aşık olmamaya davet ediyorum. Meydanların susmadan haykırdığı gibi kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz."

Kaynak: Nefes