ABD istihbarat topluluğunun önde gelen isimlerinden, Orta Doğu ve İslam dünyası üzerine çalışmalarıyla bilinen eski CIA yetkilisi Graham Fuller 89 yaşında hayatını kaybetti.

Ailesi tarafından yapılan açıklamaya göre Fuller, 29 Ocak’ta kalp rahatsızlığına bağlı sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitirdi. Son günlerini ailesiyle birlikte geçirdiği belirtildi.

Uzun yıllar Central Intelligence Agency (CIA) ve ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapan Fuller, özellikle İslam ülkeleri, siyasal İslam hareketleri ve Orta Doğu jeopolitiği üzerine uzmanlığıyla tanınıyordu. Kariyeri boyunca Almanya, Türkiye, Lübnan, Suudi Arabistan, Kuzey Yemen, Afganistan ve Hong Kong’da çeşitli görevlerde bulundu.

Fuller, 1970’li yıllarda Afganistan’da görev yaptı ve 1978’e kadar CIA’in Kabil istasyon şefi olarak çalıştı. 1982 yılında ise Yakın Doğu ve Güney Asya’dan sorumlu Ulusal İstihbarat Yetkilisi (National Intelligence Officer) görevine getirildi. Bu pozisyon, ABD istihbarat sisteminde bölgesel analiz ve stratejik değerlendirmeler açısından kritik öneme sahip bir görev olarak kabul ediliyor.

Soğuk Savaş döneminde ABD’nin Sovyetler Birliği’ne karşı yürüttüğü küresel stratejiler çerçevesinde, “Yeşil Kuşak” olarak anılan ve komünizme karşı İslam dünyasındaki bazı hareketlerin desteklenmesini öngören yaklaşımın fikirsel mimarları arasında yer aldığı ifade edilen Fuller, bu yönüyle de tartışmalı bir figür oldu.

Fuller’in adı Türkiye’de özellikle 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında gündeme geldi. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan Fuller’e, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”, “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlamaları yöneltildi.

Ayrıca Fuller, 2024 yılında hayatını kaybeden Fethullah Gülen’in ABD’de kalıcı oturum alabilmesi için referans mektubu veren isimler arasında yer almıştı. Türkiye’de “FETÖ” olarak tanımlanan yapılanmayla bağlantısı nedeniyle eleştirilen Fuller, söz konusu iddiaları kamuoyuna yaptığı açıklamalarda reddetmişti.

Akademik çalışmaları ve kitaplarıyla da tanınan Fuller, görev süresinin ardından düşünce kuruluşlarında çalışmalar yürüttü ve Orta Doğu siyaseti üzerine analizler kaleme aldı. Ölümü, ABD istihbarat ve dış politika çevrelerinde Soğuk Savaş sonrası dönemin önemli isimlerinden birinin kaybı olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi