Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu 7. Olağanüstü Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;
"TÜGİK Genel Başkanlığı görevini 16 yıl boyunca başarıyla sürdüren Erkan Güral kardeşime, yönetim kurulu üyelerine, kuruluşumuzun tüm mensuplarına ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Erkan Güral kardeşim ve ekibi bugüne kadar hayata geçirdikleri proje ve çalışmalarla TÜGİK çatısı altında ekonomimize çok kıymetli katkılar yaptılar. Bunun için kendilerine ayrıca tebrik ve takdirlerimi iletiyorum. Genel Kurul neticesinde teşekkül edecek yeni yönetime de çalışmalarında şimdiden muvaffakiyetler diliyorum.
Ülkemizin en geniş kapsamlı sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonumuzun bünyesindeki 6 federasyon, 60 dernek, 500 farklı sektör ve mesleği temsil eden 10 bine yakın üyesiyle, üretim ve ihracat odaklı yeni iş birlikleriyle ekonomi ve iş dünyamıza daha nice hizmetlerde bulunacağına inanıyorum. Son olarak kuruluşundan itibaren burada vazife üstlenmiş, çalışmalarıyla bu organizasyona değer katmış ancak bugün aramızda olmayan tüm kardeşlerimize de Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.
Şunun altını özellikle çizmek istiyorum. TÜGİK kuruluş misyonuna uygun şekilde istihdamın artırılmasının yanı sıra genç girişimcilere de önemli destekler sağlıyor. Reel sektördeki kurumsal tecrübeyi gençlerimizin dinamizmi ve heyecanıyla bir araya getiriyor. Bunun için de konfederasyonumuza hassaten teşekkür ediyorum. Bu ülkenin gençlerine rehberlik ettiğiniz, bilgi ve deneyimlerinizle genç kardeşlerimize yeni ufuklar çizdiğiniz için sizleri kutluyorum. Büyük, güçlü, müreffeh, muzaffer ve muteber bir Türkiye için iş dünyamızla yol yürümeye, Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru hep birlikte ilerlemeye inşallah devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.
Kıymetli misafirler, değerli arkadaşlarım; Üstat Necip Fazıl 1940'lı yıllarda kaleme aldığı bir yazısında şöyle bir gelecek nizamı tasavvur ediyordu: Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz yaşayan bu milleti radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam. İstersen bunları tenekeden yap ama kendin yap diyecek bir nizam. Evet, uzun yıllar münevverlerimizin hayali buydu. Sadece fikir ve sanat erbabımız değil, siyasetçilerimiz, yöneticilerimiz de işte böyle bir Türkiye'nin hayalini kuruyordu. Toplu iğne dahi olsa, tenekeden dahi olsa kendisi yapan, kendisi üreten bir Türkiye. Ekonomide de kendisine biçilen rolleri kabul etmeyen, tam tersine bunlara meydan okuyan bir Türkiye. Sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye.
Tek parti döneminin zorlukları içinde satırlara dökülen bu tahayyülü bugün hamdolsun fazlasıyla gerçeğe dönüştürmeyi başardık. Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye'yi her alanda şaha kaldırdık. Cam tavanları kırdık. Fitne duvarlarını yıktık. Önümüze çıkartılan ne kadar engel varsa milletimizle birlikte yürek yüreğe vererek bunların hepsini aştık."





