Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerinin ardından uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ziyaretlere ilişkin genel bir değerlendirme yapan Erdoğan, her iki ülkede de liderler ve heyetlerle kapsamlı ve verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini, bölgesel meselelerin “bölgesel sahiplenme” anlayışıyla ele alındığını ifade etti.
Erdoğan, Suudi Arabistan’da Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman ile yapılan görüşmelerde savunma sanayii, ulaştırma, sağlık, yatırımlar ve müteahhitlik hizmetleri başta olmak üzere birçok alanda iş birliğinin ele alındığını belirtti. İki ülke arasında ticaret hacminin 2025 itibarıyla 8 milyar dolara ulaştığını söyleyen Erdoğan, Türk müteahhitlerin Suudi Arabistan’da toplam değeri 30 milyar doları bulan 400’ün üzerinde projeye imza attığını kaydetti.
Mısır ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin davetiyle Türkiye-Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin ikinci toplantısının Kahire’de yapıldığını aktaran Erdoğan, görüşmelerde ticari ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra Gazze barış sürecinin de ele alındığını söyledi. Erdoğan, Gazze’ye yönelik saldırıların durdurulması ve insani yardımların ulaştırılması konusunda Mısır ve Suudi Arabistan ile yakın iş birliği yürütüldüğünü vurguladı.
Gazze’de ateşkes sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, İsrail’in saldırılarına ve insani yardım girişlerindeki kısıtlamalara rağmen barış planının ilk aşamasının tamamlandığını belirterek, Gazze’nin yeniden imarı için bölge ülkeleriyle yakın diyalog halinde olduklarını ifade etti. Türkiye’nin, Gazze’de kalıcı barışın ve Filistinlilerin onurlu bir geleceğe kavuşmasının savunucusu olduğunu dile getirdi.
Suudi Arabistan ile savunma sanayii alanındaki iş birliklerine de değinen Erdoğan, milli muharip uçak KAAN’a yönelik uluslararası ilginin arttığını belirtti. Erdoğan, KAAN’ın yalnızca bir savaş uçağı değil, Türkiye’nin mühendislik kapasitesinin ve bağımsız savunma iradesinin sembolü olduğunu, Suudi Arabistan ile bu alanda ortak yatırım ihtimalinin bulunduğunu söyledi.
Enerji alanında yapılan anlaşmalara ilişkin bilgi veren Erdoğan, Suudi Arabistan şirketlerinin Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri kuracağını, ilk aşamada Sivas ve Karaman’da 1000’er megavatlık güneş enerjisi santrallerinin inşa edileceğini açıkladı. Bu yatırımların 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağını ve enerji maliyetlerinde önemli avantaj sağlayacağını ifade etti.
ABD ile İran arasındaki gerilime ilişkin soruları da yanıtlayan Erdoğan, bölgenin yeni bir çatışma ve kaosa sürüklenmemesi için yoğun diplomasi yürüttüklerini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile temaslar gerçekleştirdiğini hatırlatan Erdoğan, İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduklarını net biçimde muhataplarına ilettiklerini, sürecin halen diplomasiye açık olduğunu vurguladı.
Suriye’deki gelişmelere değinen Erdoğan, Türkiye’nin hedefinin “tek devlet, tek ordu, tek Suriye” anlayışıyla istikrarın sağlanması olduğunu belirterek, terörle mücadelenin kararlılıkla süreceğini ifade etti. Bu sürecin “Terörsüz Türkiye” hedefini de güçlendirdiğini kaydetti.
Deprem bölgesine ilişkin eleştirilere de yanıt veren Erdoğan, üç yıl dolmadan 455 bin konutun teslim edildiğini hatırlatarak, muhalefetin iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Erdoğan, bu ölçekte bir yeniden inşa sürecinin dünyada çok az ülke tarafından başarılabileceğini dile getirdi.
Su yönetimi ve reform gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin su stresi yaşayan bir ülke olduğunu belirterek tasarruf, altyapı yatırımları ve Devlet Su İşleri projeleriyle bu alanda kapsamlı çalışmaların sürdürüleceğini söyledi. 2026 yılı için planlanan reformlarla belediyelerin mali yapılarının güçlendirilmesi, şeffaflık ve denetimin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti.





