Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen 39. Olağan Genel Kurul ve Ustalara Saygı Ödül Töreni'nde konuştu. İş dünyasının temsilcilerini bir araya getiren programda Erdoğan, DEİK'in Türkiye'nin ekonomik diplomasi alanındaki rolüne vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasının satır başları;
Kuruluşundan itibaren DEİK yönetiminde, iş konseylerinde görev almış bu ülkenin kalkınmasına omuz vermiş, DEİK mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. 39. olağan genel kurulun hayırlara vesile olmasını diliyorum. 41. yaşını kutlayan DEİK'e 41 kere maşallah diyorum. Bugün ayrıca bir vefa geleneği haline getirdiğimiz Ustalara Saygı Ödül Töreni’mizin beşincisini icra ediyoruz. Başarılarıyla ilham veren, yeni yolları açan değer üreten büyük ustalarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum.
DEİK ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan kapısıdır. DEİK'in küresel ölç.ekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduk. DEİK'e hükümetlerimiz döneminde her türlü desteği verdik, veriyoruz. Bizim dış politika felsefemizin temelinde Mevlana'nın pergel metaforu var. Pergelin bir ucunu bu topraklara sabitlerken diğeriyle tüm kıtaları kuşatmayı görev biliyoruz. Dış politikada ön yargılarla hareket etmedik. Tüm ülkelerle ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve kazan kazan temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk. Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Dünyanın birçok ülkesiyle vizeleri kaldırarak, diplomatik misyonların sayısını artırarak kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik.
Gittiğim hemen her yerde DEİK üyelerimizin yatırımlarına tanık oldum. Türkiye'yi ve Türk milletini nasıl başarıyla temsil ettiğinize şahitlik ettim. El ele verdik, omuz omuza verdik ve Türkiye'yi daha önce hiç tecrübe etmediği seviyelere sizlerle birlikte taşıdık. 23 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de DEİK'le birlikte yol yürümeye, dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.
Darbe girişimlerinden, ekonomimizi hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar bir başka ülkenin başına gelse yere serecek nice badireyi nasıl alnımızın akıyla atlattığımızın sizler şahidisiniz.
2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz. Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz.
Küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı hükümetlerimiz döneminde sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır. Türkiye terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırmaktadır. Bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörün yanındadır. İhracatçılarımızı yalnız bırakmıyoruz.
Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantısında Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırdık. Finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde kullanılması da o kadar önemlidir. Ticaret hayatının birincil kuralı ürünü satacak pazar bulunmasıdır. DEİK başta iş dünyamızın yeni pazarlara açılmasına büyük önem veriyoruz, sizlerden gelecek önerilere de açığız. Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İstanbul Finans Merkezi'ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek. Uluslararası şirketlerin merkezlerini Türkiye'ye taşımaya çağırıyoruz. Bizim mesajımız çok açık, operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan. Dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yeni bir çağrı yapıyoruz. Türkiye'ye gelin, Türkiye'ye yerleşin, sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikayesinin bir parçası olun. Ülkemize yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız belirli şartları sağlamaları halinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyecek. Türkiye’yi sadece yatırım yapılan değil, yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline dönüştürmekte kararlıyız.





