İstanbul'da 15 Ekim 2026 tarihinde etkili olan kuvvetli yağışların ardından, afetin nedenlerine ilişkin tartışmalar sürüyor. Deprem bilimci Dr. Ramazan Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yağışların Süper El Niño ile ilişkilendirilmesine karşı çıkarak kentleşme politikalarına dikkat çekti. Demirtaş, özellikle dere yataklarının daraltılması, betonlaşma ve yapılaşmanın yağışların afete dönüşmesinde etkili olduğunu belirtti.
Beykoz'da metrekareye 242 kilogram yağış düştü
Dr. Ramazan Demirtaş'ın paylaştığı verilere göre, 15 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'un Beykoz ilçesinde metrekareye 242 kilogram yağış düştü. Aynı gün Eyüpsultan'da 190,5 kilogram, Sarıyer'de ise 187,9 kilogram yağış ölçüldü. Demirtaş, İstanbul'da afete dönüşen yağışların Süper El Niño'ya bağlanmasının mevcut bilimsel bulgularla yeterince desteklenmediğini ifade etti.
Demirtaş: Dere yataklarında yağmura dirençli kentler oluşturulamaz
Şiddetli yağışların afete dönüşmesinde şehirleşmenin önemine değinen Demirtaş, deprem dirençli kentler inşa etmenin mümkün olduğunu ancak dere yatakları içerisinde yağışlara karşı dirençli yerleşim alanları oluşturulamayacağını belirtti. Akarsu ve dere yataklarının yerleşime açılmaması gerektiğini vurgulayan Demirtaş, bu alanlarda yapılaşmaya ve imar faaliyetlerine kesinlikle izin verilmemesi çağrısında bulundu. Demirtaş, rant odaklı uygulamaların afetlere yol açtığını savundu.
Betonlaşma ve dere yataklarındaki yapılaşmaya dikkat çekti
Yağışın meydana gelmesi ile yağışın afete dönüşmesinin birbirinden farklı konular olduğunu belirten Demirtaş, kentlerde sel riskini artıran uygulamaları sıraladı.Demirtaş'a göre dere yataklarının daraltılması, yağmur suyunun toprağa süzülmesini engelleyecek ölçüde yüzeylerin beton ve asfaltla kaplanması, koruma bantlarının 100 metreden 10 metreye düşürülmesi ve dere yataklarının imara açılması, yağışların afete dönüşmesinde değerlendirilmesi gereken başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Demirtaş ayrıca drenaj kapasitesi ve yapılaşmanın da bu süreçte dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
İstanbul'daki şiddetli yağışın üç meteorolojik nedeni
Dr. Ramazan Demirtaş, açıklamasında Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'nun yağışların oluşum mekanizmasına ilişkin değerlendirmelerine de yer verdi. Kadıoğlu'nun açıklamalarına göre İstanbul'da etkili olan şiddetli yağışlarda üç meteorolojik faktör öne çıktı. Bunlardan ilki Karadeniz'in yaklaşık 19,5 ile 20 dereceye ulaşan deniz suyu sıcaklığı ve bunun sağladığı nem oldu. İkinci faktör Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava olarak belirtilirken, üçüncü faktörün ise deniz üzerinden nem taşıyan poyraz olduğu ifade edildi. Demirtaş, Kadıoğlu'nun söz konusu yağışların doğrudan El Niño'ya bağlanamayacağını da açıkça belirttiğini aktardı.
Süper El Niño açıklamalarına tepki gösterdi
İstanbul'daki şiddetli yağışların Süper El Niño üzerinden açıklanmasını eleştiren Demirtaş, bu tür değerlendirmelerin bilimsel dayanağının bulunması gerektiğini vurguladı. Demirtaş, Süper El Niño'nun İstanbul yağmurlarını nasıl felakete dönüştürdüğü yönündeki açıklamalarla dere yataklarının yapılaşmaya açılması, betonlaşma, yetersiz drenaj kapasitesi ve diğer kentleşme sorunlarının üzerinin örtülemeyeceğini savundu. Yağışların meteorolojik nedenleri ile kentlerde afete dönüşmesine yol açan etkenlerin ayrı ayrı ele alınması gerektiğini belirten Demirtaş, özellikle akarsu ve dere yataklarında imar ve yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğini yineledi.






