İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde Kuzey Marmara Otoyolu’nda meydana gelen otobüs kazasında hayatını kaybeden iki kişiden birinin 7. sınıf öğrencisi Yüsra Seraç olduğu öğrenildi. Diyarbakır’dan İstanbul’a dönen ailenin, okulların açılması nedeniyle yolculuk yaptığı belirtildi. Kazanın ardından Adli Tıp Kurumu’na gelen yakınlardan, hayatını kaybedenlerin kimliklerinin kesin olarak belirlenebilmesi amacıyla DNA örnekleri alındı.

Diyarbakır’dan yola çıkan yolcu otobüsü, Kuzey Marmara Otoyolu’nda Işıklar gişelerine çarpmış, kazanın ardından otobüste yangın çıkmıştı. Kazada iki kişi hayatını kaybederken, biri ağır olmak üzere sekiz kişi yaralanmıştı. Yaralıların hastanelerdeki tedavileri devam ederken, yaşamını yitirenlerin cenazeleri Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

Hayatını kaybedenlerden birinin Yüsra Seraç olduğu öğrenildi

Kazada yaşamını yitiren iki kişiden birinin, ailesiyle birlikte yolculuk yapan 7. sınıf öğrencisi Yüsra Seraç olduğu belirlendi. Yüsra’nın, anne ve babası ile iki kardeşinin de bulunduğu beş kişilik ailesiyle Diyarbakır’dan İstanbul’a döndüğü öğrenildi.

Ailenin Diyarbakır’a, baba Mesut Seraç’ın rahatsız olan annesini ziyaret etmek amacıyla gittiği, dönüş yolculuğunun ise okulların açılması nedeniyle gerçekleştirildiği belirtildi. Ailenin Metro Turizm tarafından kullanılan ek seferde yolculuk yaptığı bilgisi paylaşıldı.

Yüsra’nın kardeşlerinin tedavisi sürüyor

Kazada Yüsra Seraç’ın kardeşleri de yaralandı. Yüsra’nın 10 yaşındaki kız kardeşi Nazlı Seraç’ın ağır yaralandığı ve hayati tehlikesinin devam ettiği belirtildi. Yedi yaşındaki diğer kardeşi Ali Osman Seraç’ın da kazada yaralandığı ve hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Ailenin yakınları, kazanın ardından anne ve babanın büyük üzüntü yaşadığını ifade etti. Yakınları ayrıca ailenin yaklaşık dokuz yıl önce başka bir evladını da kaybettiğini söyledi.

Cenazelerin kimlik tespiti için DNA örneği alındı

Kazada hayatını kaybeden kişilerin yakınları Adli Tıp Kurumu’na gelerek kimlik tespiti amacıyla DNA örneği verdi. Yaşamını yitiren ikinci kişinin ise aynı otobüse Elazığ’dan binen 54 yaşındaki bir kadın olduğu öğrenildi. Kadının eşi de Adli Tıp Kurumu’na gelerek DNA örneği verdi.

DNA eşleşmelerinin tamamlanmasının ardından cenazelerin ailelerine teslim edileceği kaydedildi.

Aile yakını: Babası yolcuları otobüsten çıkardı

Aile yakınlarından Kasım Seraç, ailenin okulların açılması nedeniyle İstanbul’a döndüğünü belirterek yolculuğun ve kazanın ardından yaşananları anlattı. Ailenin sabah saat 07.00’de Diyarbakır’dan yola çıktığını söyleyen Seraç, otobüsün Elazığ üzerinden İstanbul’a doğru ilerlediğini ifade etti.

Kasım Seraç, “Dün saat 07.00'de Diyarbakır'dan yola çıkmışlar. Elazığ üzerinden geldiler. Saat 13.00'da telefon açtım, daha Bolu'daydılar. Ondan sonra saat 19.00 civarı böyle bir kaza duyduk. Oraya acil gittik. Otobüs o anda kül olmuştu. Babasıyla konuştum, babası şu anda konuşamaz halde. Kendisi böyle 4-5 tane yolcuyu ayağıyla çekip kendisi kurtarmış. Onlar ailece gitti, 5 kişi. Anne, baba, üç çocuk. Bunların evi burada. Memlekette annesi rahatsızdı, annesini ziyarete gittiler. Ondan sonra dönüşte beraber geldiler. Okullar açıldığı için geldiler” dedi.

Kazayla ilgili gördüğü görüntüler üzerinden konuşan Seraç, otobüsün bariyerlere çarptığını belirterek, “Bilmiyorum, geliyor bariyerlere çarpıyor. Görüntülerden gördüğüm kadarıyla bariyerlere çarpınca artık bir şeyler patlıyor orada, mazot mudur nedir bilmiyorum. Yerler ıslaktı hafif yağmur yağmış” ifadelerini kullandı.

“Kapı açılmıyormuş, cama defalarca vuruyorlar”

Kasım Seraç, baba Mesut Seraç’ın kaza sırasında otobüsteki diğer yolcuları kurtarmaya çalıştığını da söyledi. Otobüsün kapısının açılmadığını öne süren Seraç, yolcuların camlara vurduklarını ancak camları açamadıklarını aktardı.

Seraç, “O esnada Mesut Saraç, başka çocuklar da varmış, onları kurtarmaya çalışmış. O esnada kapı açılmıyormuş. Defalarca cama vuruyorlar, camı açamıyorlar. Artık dışarıdan biri camı açınca içeri zaten duman dolmuş. O şekilde göz gözü görmüyormuş. Herkesi kurtardı, kızı maalesef içeride yandı. Şu anda anne ve babanın durumları perişan. Konuşamaz haldeler. Hani ihmal olduğunu düşünüyorum. Cezaları neyse çeksinler” diye konuştu.

Baba Mesut Seraç’ın kaza sırasında çok sayıda kişiyi otobüsten çıkardığı ancak kendi kızını kurtaramadığı belirtildi. Aile yakınları, babanın yaşananların ardından kendisini suçladığını aktardı.

Aile yakını şoförün kusurlu olduğunu iddia etti

Aile yakınlarından Habip Dalgın da kazaya ilişkin açıklamalarda bulunarak otobüs şoförünün kusurlu olduğunu iddia etti. Dalgın, şoförün hızlı olduğunu ve uzun süre mola vermeden araç kullandığını öne sürdü.

Dalgın, “Yüzde 100, bizim Mesut'un da dediği gibi şoför aşırı hızlı. Kaç saattir de arabayı sürmüş. Mola vermeden sürmüş. Böyle olmuş ama şoförde sıkıntı var. Allah kimseye yaşatmasın. Onu diyeyim, Allah hiç kimseye yaşatmasın. Bir bir aile yok oldu” ifadelerini kullandı.

Baba Mesut Seraç’ın kazanın ardından büyük üzüntü yaşadığını belirten Dalgın, “Babası zaten bir daha toparlanamaz. Baba 6-7 kişiyi kurtardı, hala kendini suçluyor, ‘Kızımı kurtaramadım’ diyor” şeklinde konuştu.

Okuluna dönemeden hayatını kaybetti

Yüsra Seraç’ın ailesinin okulların açılması nedeniyle İstanbul’daki evlerine dönmek üzere yola çıktığı öğrenildi. 7. sınıf öğrencisi Yüsra, ailesiyle yaptığı dönüş yolculuğunda meydana gelen kazada hayatını kaybetti. Kardeşlerinden Nazlı Seraç’ın hayati tehlikesi sürerken, Ali Osman Seraç’ın tedavisine hastanede devam ediliyor.

Kazada hayatını kaybeden iki kişinin cenazelerinin, Adli Tıp Kurumu’ndaki DNA eşleştirme ve kimlik tespit işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edileceği belirtildi.

Kaynak: İHA