Müsavat Dervişoğlu, İzmir programı kapsamında Ödemiş’te patates üreticileriyle bir araya gelerek çiftçilerin yaşadığı ekonomik sorunları dinledi. Üreticilerle yapılan buluşmada girdi maliyetleri, borç yükü, devlet destekleri ve tarımsal üretimde yaşanan sıkıntılar gündeme geldi. Dervişoğlu’nun açıklamaları sırasında üreticilerden gelen bazı tepkiler ve sözler de dikkat çekti.
Patates üreticileri, artan maliyetler nedeniyle üretim yapmakta zorlandıklarını, yeterli devlet desteği alamadıklarını ve ürünlerinden kazanç sağlayamadıklarını ifade etti. Çiftçiler özellikle akaryakıt, gübre ve diğer üretim giderlerindeki artış nedeniyle ekonomik olarak büyük sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi.
Üreticilerin sorunlarını dinleyen Dervişoğlu, çiftçilerin kullandığı akaryakıttan tüm vergilerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Dönüm başına verilen desteklerin ve gübre desteklerinin artırılması gerektiğini belirten Dervişoğlu, devletin kanunen gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’ini çiftçiye vermesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasının yaklaşık 1,5 trilyon dolar olduğunu söyleyen Dervişoğlu, çiftçiye verilmesi gereken desteğin yaklaşık 15 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu kaydetti. Devletin bu noktada çiftçiye borçlu durumda olduğunu savunan Dervişoğlu, devletin yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde çiftçinin ürününü değerinde satabileceğini, vatandaşın da pazardan daha uygun fiyatla ürün alabileceğini söyledi.

"Faizler yüzde 97 arttı"
Çiftçinin borç yüküne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, devletin çiftçinin bütün borcunu faiziyle birlikte iki yıl içinde ödeyebilecek güce sahip olduğunu ifade etti. Ziraat Bankası’nın çiftçiden 393 milyar lira faiz aldığını söyleyen Dervişoğlu, çiftçiye destek amacıyla kurulan bankanın faiz gelirlerinin yüzde 97 arttığını dile getirdi.
Devletin çiftçiye vermesi gereken desteği vermediğini savunan Dervişoğlu, devletin borcunu ödemesi halinde çiftçinin esnafa, bankaya ve tarım kredi kooperatiflerine borcunun kalmayacağını söyledi. Devletin bu gücü vatandaş için kullanmak yerine farklı alanlara yönlendirdiğini öne süren Dervişoğlu, Ziraat Bankası’nın medya kuruluşu satın alan bir kişiye 400 milyon kredi verdiğini ancak bu krediyi tahsil edemediğini ifade etti.
Üreticilerin traktörlerinin ve tarlalarının haciz altında olduğunu belirten Dervişoğlu, çiftçinin sürekli faiz baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. İktidara gelmeleri halinde çiftçinin borçlarını iki yıl içinde devletin kasasından ödeyeceklerini ifade eden Dervişoğlu, bunun çiftçinin hakkı olduğunu savundu.
Konuşmasında eski Başbakan Süleyman Demirel’e de atıfta bulunan Dervişoğlu, “Çiftçinin babası Süleyman Demirel gitti ya, yeni babası geldi” ifadelerini kullandı. Uzun süredir çiftçilere “Benim çiftçim” denilmediğini belirten Dervişoğlu, “Benim işçim, benim çiftçim, benim emeklim, benim dulum ve yetimim. Kimse sahipsiz değil” dedi. Bu sözler üreticiler tarafından alkışlandı.
Türkiye’nin birçok alanında kriz yaşandığını söyleyen Dervişoğlu, “Türkiye’de krizin olmadığı neresi var?” diye sordu. Bunun üzerine bir üreticinin “Sarayda yok” şeklindeki yanıtı dikkat çekti.
Dervişoğlu ayrıca, “Allah nasip etsin, seçimden sonra saray yok” ifadelerini kullandı.





