Karşıyaka ve Konak iskelesine yönelik 3 Nisan tarihinde Resmi Gazete’ de yayımlanan ‘imar değişikliği’ kararı pek çok iddiayı ve itirazı da beraberinde getirdi. Kararın, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Karşıyaka İskelesi hakkında dile getirdiği “AK Parti İzmir’i alsaydı Karşıyaka İskelesi TÜGVA’da olacaktı” şeklindeki sözlerinden çok kısa bir süre sonra yayımlanması bazı kesimler tarafından politik bir hamle olarak değerlendirildi. Ortaya atılan bu iddiaları ele alan ve bahsi geçen iskelelerde imar değişikliğine gidilmesine ilk karşı çıkan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, “İzmir'in tarihini dokusunu etkileyecek olan son derece kritik kararların bir inatlaşma ya da karşılıklı söz düellosu gibi gerekçelerle verilmeyeceğini ummak istiyorum. Ben bu noktada hem yerel yönetimin hem de İzmir milletvekillerini duyarlı olmaya ve şehrin simgesi iki yapıyı korumaya davet ediyorum” dedi.

"KARARIN ÖZGÜR ÖZEL’E İNAT VERİLMEDİĞİNİ UMMAK İSTİYORUM"
‘İskeleler, muhalefet ve iktidar çekişmesi kurbanı oldu’ iddiaları hakkında konuşan Doğan, “2 Nisan gecesi imzalanıp 3 Nisan'da Resmi Gazetede yayınlanan, Konak ve Karşıyaka iskelelerinde imar değişikliğine gidilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini hepimiz gördük. Bu kararname çıkmadan hemen önce yani 2 Nisan gündüz saatlerinde İzmir’de bulunan ve Karşıyaka İskelesine ilişkin “AK Parti İzmir’i alsaydı Karşıyaka İskele TÜGVA’da olacaktı” açıklamasını yapan Özgür Özel'in sözlerinin üstüne gelmesi bazı iddiaları da beraberinde getirdi. Ancak bir İzmirli olarak İzmir'in tarihini dokusunu etkileyecek olan son derece kritik kararların bir inatlaşma ya da karşılıklı söz düellosu gibi gerekçelerle verilmeyeceğini ummak istiyorum. Dolayısıyla ben özelleştirme kapsamına alınan Konak ve Karşıyaka iskelelerinde imar değişikliği kararlarının Sayın Özgür Özel'in açıklamalarıyla bir ilgisi olmadığını inanmak istiyorum. Hem Konak İskelesi hem de Karşıyaka İskelesi sadece birer vapur iskelesi olmaktan öte şehir tarihinin birer parçası. Bu sebeple korunmaları gerek. Depreme dayanıklı olmayan binaların elbette ki güçlendirilmesi lazım ama bu yapının ve şehrin hafızasına zarar verilmeden yapılmalı”şeklinde konuştu.
"ŞEHRİN TARİHİNİ RANTA KURBAN EDEMEYİZ"
İYİ Parti olarak sürecin takipçisi olduklarını belirten ve bu kapsamda İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olamak üzere tüm İzmir milletvekillerini iskeleleri ranttan korumaya davet eden Doğan, “Bir şehir sadece binalardan oluşmaz, yüksek binalar dikerek ticari rant alanları oluşturarak bir şehri koruyamayız. Şehrin tarihini ranta da kurban edemeyiz. Zaten İzmir'le ilgili pek çok merkezi idare ve yerel idare kavgası yaşıyoruz. İzmir iskelelerini koruyalım. Bu yapıları kavga unsuru ya da yeni bir polemik konusu yapmayalım. Ben bu noktada hem yerel yönetimin yani Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın hem İzmir milletvekillerini duyarlı olmaya ve şehrin simgesi iki yapıyı korumaya davet ediyorum. Yapıların güçlendirilmesi gerekiyorsa bu orijinaline sadık bir şekilde yapılmalı. Biz İYİ Parti olarak bu süreci sonuna kadar takip edeceğiz. Bu noktada meslek odalarıyla bir arada çalışarak bu sürece itiraz edeceğiz. Biz sadece İzmir'in İzmirli'nin kazanmasının yanındayız” dedi.





