Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre şubatta fiyatı en çok artan ürün yüzde 17,28 ile dondurma oldu. Türkiye’de her gün kademe kademe yükselen enflasyon, 2020 yılından bu yana dondurma fiyatlarını yaklaşık 5,5 kat yükseltti. Öyle ki 2020 yılında markette satılan paketli çubuk dondurma 12 TL iken, aynı dondurma bugün 65 TL’den satılıyor. Yaz aylarının vazgeçilmezi olan ve külahta satılan dondurmada da durum aynı. 2020 yılında satılan külah dondurmanın bir topu 10 ila 15 TL arasında iken, 2025 yılında ise bir top dondurma 65 TL’den başlayıp yazlık beldelerde 250 TL’ye kadar alıcı bulabiliyor.

‘Artış gerçekçi değil’
Türkiye’de kış aylarında dondurma tüketiminin az olduğunu ancak Avrupa’da bu kültürün çok daha yaygın olduğunu kaydeden Ege Üniversitesi Süt Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal, “Kış aylarında Türkiye’de dondurma yeme alışkanlığı düşüktür ki marketlerde veya pastanelerde de dondurma satışına pek rastlamıyoruz. Sadece büyük marketlerde dondurma satışları var. Burada birkaç etki olabilir; süt fiyatları Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatla birlikte artmış oldu. Öte yandan üretim maliyetlerine de artış var. Ancak ne olursa olsun, bu yıl şubat ayı çok soğuk geçti. 28 günün 15-20 günü çok soğuk oldu ve tarımda don oldu, yağmur yağdı. Bundan dolayı bazı tarım ürünleri dondan kötü etkilendi. Son yılların en soğuk şubat ayını yaşadık. Böyle bir havanın olduğu bir ayda TÜİK rakamlarında dondurma fiyatının en yüksek çıkması bana biraz ironi geldi. Yani enflasyon süt fiyatlarını çok yüksek şekilde etkilemedi de dondurma fiyatlarını mı etkiledi?” dedi.
‘Zam korkusu var’
Türkiye’de TÜİK sepetinin hem ağırlığının hem de içindekilerinin oldukça fazla tartışıldığını kaydeden Uysal, “Bu dondurma fiyatındaki yüksek artış, memur ve emekli maaşlarındaki artış oranlarına kadar etki edebiliyor. Enflasyon rakamları düşük olduğunda birçok iş yerinde de enflasyon oranında yapılan zamlarla birlikte insanlar aslında zam almıyor oluyorlar. Diğer yandan enflasyon oranı düştükçe faiz oranları da düşüyor. Bu sefer; insanlar gerçek enflasyon ile faizler arasında fark olduğunda, ürün almaya yöneliyorlar. Türkiye’de fiyatlar yüksek olduğunda talebin azalması gerekirken tam tersi oluyor, talep artıyor. İnsanlar ürünlere çok daha fazla zam geleceğini düşündükleri için ürün almaya başlıyorlar. Bu da fiyatların artmasına neden oluyor” ifadelerini kullandı.
‘Tüketim yazın artar’
Süt üretiminin mevsimsel olarak da düştüğünü belirten Ege Üniversitesi Süt Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal, “2024 tarım için bir dönüm yılıydı çünkü ilk defa İzmir’de tarlalar boş kaldı. Eskiden çiftçiler çok para kazanmasa bile ekim yapardı. Bu yıl ilk defa tarlalar boş kaldı. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı rakamlarda çiğ süt alımı yok. Çiğ süt çok daha düşük fiyattan alınıyor. Dolayısıyla burada üreticiler hem yüksek enflasyon nedeniyle hem de artan maliyetler nedeniyle üretimde azalmaya gitti. Diğer yandan ise kış aylarında yoğurt, ayran ve dondurma tüketimi azalır, bu normaldir. Dolayısıyla buna endeksli olarak üretimde de kış aylarında azalma olacaktır” dedi.




