Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), MV Hondius adlı yolcu gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakalarına ilişkin uluslararası kamuoyunda büyüyen endişelerin ardından kapsamlı bir açıklama yaptı. DSÖ yetkilileri, gemide görülen vakaların yakından takip edildiğini belirtirken yaşanan durumun “yeni bir pandemi başlangıcı” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Yetkililer, mevcut tablonun sınırlı bir bulaş zinciri olduğunu ve küresel çapta yayılım riskinin düşük görüldüğünü açıkladı.
Güney Amerika’dan yola çıkan ve içerisinde yüzlerce yolcu bulunan MV Hondius isimli gemide şu ana kadar sekiz hantavirüs vakası bildirildi. Bu vakalardan üçünün ölümle sonuçlandığı açıklanırken beş kişinin enfeksiyonunun laboratuvar ortamında doğrulandığı, üç kişinin ise şüpheli vaka olarak değerlendirildiği belirtildi.
Gemide üç kişi hayatını kaybetti
DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında gemide hayatını kaybeden yolcuların iki Hollandalı ve bir Alman olduğunu duyurdu. Ölen kişilerde hantavirüs tespit edildiği açıklandı. Yetkililer ayrıca gemide bulunan üç hastanın tahliye edilerek tedavi amacıyla Hollanda’ya götürüldüğünü bildirdi. Gemi işletmecisi Oceanwide Expeditions ise tahliye edilen yolculardan ikisinin ciddi semptomlar gösterdiğini açıkladı.
DSÖ, mevcut verilerin gemi içerisinde insandan insana bulaş ihtimaline işaret ettiğini duyurdu. Ancak yetkililer, hantavirüsün kolay bulaşan bir virüs olmadığına ve önceki salgınlarda bulaşmanın yalnızca uzun süreli yakın temas sonucu gerçekleştiğine dikkat çekti.
DSÖ: “Bu Covid benzeri bir durum değil”
DSÖ yetkilileri, ortaya çıkan tabloyla Covid-19 pandemisinin ilk dönemleri arasında benzerlik kurulmasına karşı çıktı. DSÖ’den Maria Van Kerkhove, “Bu SARS-CoV-2 değil. Bu Covid pandemisinin başlangıcı gibi değil. Bu, bir gemide gördüğümüz bir salgın” ifadelerini kullandı. DSÖ Acil Durum Programı yetkililerinden Abdirahman Sheikh Mahamud da mevcut durumun kapalı bir ortamda bulunan sınırlı sayıdaki kişiyle ilgili olduğunu belirterek küresel çapta büyük bir salgın beklemediklerini söyledi. Yetkililer, hantavirüsün kuluçka süresinin altı ila sekiz haftaya kadar uzayabildiğini ve bu nedenle önümüzdeki günlerde yeni vakaların ortaya çıkabileceğini ifade etti.
İlk belirtiler yolculuk sırasında başladı
DSÖ Başkanı Ghebreyesus’un verdiği bilgilere göre gemide ilk semptomlar 9 Nisan’da ortaya çıktı. O dönemde hantavirüsten şüphelenilmediği için numune alınmadığı belirtildi. Semptom gösteren kişinin eşinin daha sonra gemi Saint Helena Adası’na yanaştığında karaya çıktığı ve Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde hayatını kaybettiği açıklandı. Güney Afrika’da yapılan testlerde hantavirüs doğrulandı. İlk vakaların, Güney Amerika’daki kemirgen popülasyonlarının yoğun olduğu alanlara düzenlenen kuş gözlem gezilerine katıldığı belirtildi. Geminin Arjantin, Şili ve Uruguay’ı kapsayan rota üzerinde seyahat ettiği ifade edildi.
Gemi Kanarya Adaları’na yöneldi
Tahliyelerin ardından içerisinde 146 kişinin bulunduğu gemi İspanya’ya bağlı Kanarya Adaları’na doğru hareket etti. İspanya Sağlık Bakanı Mónica García, gemide kalan kişilerde şu an için semptom görülmediğini açıkladı. García, Tenerife’ye ulaşan yolcuların sağlık kontrolünden geçirileceğini ve seyahat etmeye uygun bulunanların ülkelerine gönderileceğini duyurdu. Gemide bulunan İspanyol vatandaşlarının ise karantina amacıyla Madrid’deki bir askeri hastaneye sevk edileceği belirtildi. İspanyol yetkililer, geminin yerel halk için herhangi bir sağlık riski oluşturmayacağını ifade etti. Ancak Kanarya Adaları Bölgesel Yönetimi, merkezi hükümetin geminin limana yanaşmasına izin verme kararına tepki gösterdi. Bölge lideri Fernando Clavijo, yeterli teknik bilgi paylaşılmadığını savunarak geminin adalara girişine karşı çıktıklarını açıkladı.
Gemide Türk yolcular da bulunuyor
Gemide bulunan Türk vatandaşlarına ilişkin resmi makamlar tarafından henüz bir açıklama yapılmadı. Ancak YouTube yayıncısı Ruhi Çenet ile kuş gözlemcisi ve fotoğrafçı Emin Yoğurtçuoğlu sosyal medya paylaşımlarıyla gemide olduklarını duyurdu. Ruhi Çenet, ilk ölüm vakasının ardından gemiden ayrıldığını açıkladı. Çenet, ilk aşamada gemi yönetimi tarafından bulaşıcı ve tehlikeli bir durum olmadığı yönünde bilgilendirme yapıldığını ifade etti. Emin Yoğurtçuoğlu ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda gemide panik yaşanmadığını, karantina uygulanmadığını ve yolcuların sürecin netleşmesini beklediğini söyledi.
Hantavirüs nedir, nasıl bulaşıyor?
Hantavirüs genellikle kemirgenler aracılığıyla yayılan bir virüs türü olarak biliniyor. Virüs; fare dışkısı, idrarı veya salyasından havaya karışan parçacıkların solunmasıyla insanlara bulaşabiliyor. Uzmanlar, bazı durumlarda yiyecekler üzerinden bulaş ihtimalinin de bulunduğunu ifade ediyor. Virüs iki ciddi hastalığa yol açabiliyor. Bunlardan biri Hantavirüs Akciğer Sendromu (HPS) olarak biliniyor. Bu hastalık genellikle yorgunluk, ateş, kas ağrıları, baş ağrısı ve karın ağrısıyla başlıyor. İlerleyen süreçte ciddi solunum problemleri gelişebiliyor. Sağlık verilerine göre HPS vakalarında ölüm oranı yüzde 38 seviyesine ulaşıyor. Virüsün yol açtığı ikinci hastalık ise Kanamalı Ateşli Böbrek Sendromu (HFRS) olarak tanımlanıyor. Bu hastalık daha ağır seyrederek iç kanama ve akut böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlara neden olabiliyor.
Uzmanlar yüksek ölüm riskine dikkat çekti
BBC’ye konuşan bulaşıcı hastalık uzmanı Prof. Sanjaya Senanayake, Güney Amerika’daki hantavirüs varyantının oldukça tehlikeli olduğunu belirterek vakaların yaklaşık yüzde 45’inin ölümle sonuçlanabildiğini söyledi. Mikrobiyolog Siouxsie Wiles ise virüsün uzun kuluçka süresi nedeniyle önümüzdeki haftalarda yeni vakaların görülebileceğini ifade etti. Kanada Ulusal Mikrobiyoloji Laboratuvarı yetkililerinden David Safronetz de hantavirüs için onaylanmış bir aşı veya kesin tedavi bulunmadığını açıkladı. Uzmanlar, erken teşhis ve yoğun destek tedavisinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Destek tedavileri uygulanıyor
Sağlık uzmanlarına göre hantavirüs vakalarında temel yaklaşım destekleyici tedavilerden oluşuyor. Hastalara oksijen desteği, solunum cihazı uygulamaları, antiviral ilaç tedavileri ve gerektiğinde diyaliz uygulanabiliyor. Ağır vakalarda hastaların entübe edilmesi gerekebiliyor. Uzmanlar, özellikle kemirgenlerle temas edilen bölgelerde hijyen önlemlerinin artırılması gerektiğini vurgularken gemideki yolcuların sağlık durumlarının takip edilmeye devam ettiğini açıkladı.





