İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Bölümü öğrencileri, deprem mühendisliği ve yapı dinamiği alanındaki bilgilerini uygulamalı projeyle pekiştirdi. Dünyanın farklı ülkelerinde bulunan 22 ikonik yapının ölçekli maketlerini hazırlayan öğrenciler, özel olarak oluşturdukları deprem simülasyon sistemiyle yapıların olası bir deprem sırasındaki davranışlarını gözlemledi. Japonya’daki Tokyo Skytree, Tayvan’daki Taipei 101, Dubai’deki Burj Al Arab ile ABD’de bulunan Golden Gate Köprüsü, Willis Tower, Empire State Binası ve Transamerica Piramidi gibi dünya çapında tanınan yapılar proje kapsamında incelendi.

Üç aylık çalışmanın ürünü

İEÜ İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Bölümü’nde öğrenim gören 67 öğrenci, “Mühendislik Mekaniği II: Dinamik” ve “Dinamik ve Yapısal Analiz” dersleri kapsamında yürüttükleri projeleri yaklaşık üç aylık çalışma sonucunda tamamladı. Öğrenciler, seçtikleri yapıların üç boyutlu ölçümlerini gerçekleştirerek ölçekli maketlerini hazırladı. Maketlerin altına yerleştirilen sarsma tablaları sayesinde yapıların deprem etkisi altındaki davranışları test edildi. Elde edilen bulgular ise rapor haline getirilerek akademisyenlere sunuldu.

Çalışmalar kampüste sergilendi

Öğrencilerin hazırladığı maketler ve analizler, üniversite kampüsündeki D Blok Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen sergide ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergiyi gezenler, farklı yapı sistemlerinin deprem karşısında nasıl tepki verdiğini gözlemleme fırsatı bulurken, öğrencilerin teknik bilgi ve yaratıcılığı takdir topladı.

"Gelecek için sorumluluğumuz var"

İzmir Ekonomi Üniversitesi Afet Yönetimi ve Risk Azaltma Uygulama Araştırma Merkezi (EKOAYRA) Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Kılıç, afetlere karşı dirençli kentler ve güvenli yapıların oluşturulmasının geleceğin en önemli sorumlulukları arasında yer aldığını belirtti. Bu bilinçle öğrencilerin deprem gerçeğini bilimsel, teknik ve uygulamalı yöntemlerle kavramalarını önemsediklerini ifade ederek, projede farklı ülkelerdeki simge yapıların taşıyıcı sistemleri, geometrik özellikleri, yükseklikleri, kütle dağılımları ve deprem etkisi altındaki olası davranışlarının detaylı şekilde incelendiğini söyledi.

Teorik bilgi uygulamayla birleşti

Çalışmanın mühendislik ve mimarlık eğitimi açısından önemli kazanımlar sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Kılıç, öğrencilerin derslerde öğrendikleri teorik bilgileri somut projelere dönüştürmesinin kalıcı öğrenme açısından büyük değer taşıdığını dile getirdi. Bir yapının yalnızca estetik ve mimari yönleriyle değil, aynı zamanda güvenlik, dayanıklılık, malzeme seçimi ve afetlere karşı dirençlilik açısından da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, gençlerin deprem konusunda bilinç kazanmasının gelecekte daha güvenli yapıların ve daha dayanıklı kentlerin oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Bilimsel bilgiyle donanmış gençler hedefleniyor

Üniversitenin hedefinin bilimsel bilgiyi uygulamayla buluşturan, problem çözme becerisi gelişmiş ve afet risklerinin azaltılmasına katkı sağlayabilecek bireyler yetiştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Kılıç, öğrencilerin ortaya koyduğu çalışmaların bu hedefin başarılı bir örneği olduğunu kaydetti. Yoğun emek sonucunda hazırlanan projelerin kampüs ortamında sergilenmesinin de afet farkındalığının yaygınlaştırılması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, ziyaretçilerin farklı yapı sistemlerinin deprem karşısındaki davranışlarını gözlemleyerek somut bir deneyim yaşadığını sözlerine ekledi.

Muhabir: Özge Uğulu