Genç çiftlerin en mutlu günleri olması gereken evlilik hazırlıkları, giderek ağırlaşan ekonomik tablo nedeniyle adeta bir finansman sınavına dönüştü. Nişan ve düğün organizasyonlarının yüz binlerce lirayı aşan maliyetinin ardından sıra ev kurmaya geldiğinde ortaya çıkan fatura ise dudak uçuklatıyor. Orta segment ürünlerin zincir mağazalardaki güncel satış fiyatları baz alınarak yapılan hesaplamaya göre, 2+1 bir dairenin temel ihtiyaçlarla döşenmesi için gereken bütçe 1 milyon lirayı geçiyor. En yüksek harcama kalemini yaklaşık 180 bin lira ile mutfak ekipmanları ve küçük ev aletleri oluştururken, bunu 125 bin liralık beyaz eşya, 100 bin liralık halı ve 90 bin liralık yatak odası takımı takip ediyor. Koltuk takımı ve perde için yaklaşık 70’er bin lira, yemek odası takımı için 65 bin lira, televizyon ve porselen yemek takımı için ise 50’şer bin lira harcamak gerekiyor. Ankastre ürünlerde fırın 32 bin lira, aspiratör 31 bin lira seviyesinde bulunurken, ütü ve elektrik süpürgesi için ayrı ayrı 30’ar bin lira, ev tekstili için 30 bin lira, aydınlatma ürünleri için 25 bin lira bütçe ayrılması gerekiyor. TV ünitesi 15 bin 164 lira, çatal-bıçak takımı 15 bin lira, yan sehpa 6 bin 700 lira ve orta sehpa ise 6 bin 300 lira olarak hesaplanıyor. Ev kurma masrafını krediyle karşılamak isteyen çiftler için tablo daha da ağırlaşıyor. Yaklaşık yüzde 3,99 aylık faiz oranıyla 12 ay vadeli 1 milyon lira ihtiyaç kredisi kullanılması halinde aylık taksit yaklaşık 107 bin liraya ulaşıyor. Bu rakam, 70 bin 258 lira olan en düşük memur maaşının yaklaşık 37 bin lira üzerinde bulunuyor. Başka bir ifadeyle, tek bir kredi taksiti bile birçok çalışanın aylık gelirini aştı.

Metin Aztekin-1

‘Talep düşük bütçeliye’

Beyaz eşya ve elektronik sektöründe de yükselen fiyatlar ile alım gücündeki gerilemenin, satışları önemli ölçüde etkilediğini aktaran İzmir Ticaret Odası (İZTO) 26. Ev Aletleri Grubu Meclis Üyesi Metin Aztekin, sektörde yaşanan durgunluğun her geçen gün daha belirgin hale geldiğini aktardı. Tüketiciler zorunlu ihtiyaçlar dışında alışveriş yapmaktan kaçındığının altını çizen Aztekin, “Artan maliyetler ve ekonomik belirsizlik, özellikle yeni ev kuracak çiftlerin beyaz eşya ve elektronik alışverişlerini ertelemesine, parça parça almasına ya da daha düşük fiyatlı ürünlere yönelmesine neden oluyor. Daha önce orta ve üst segment ürünlere yönelen birçok kişi artık bütçesine uygun, temel ihtiyacı karşılayacak ürünleri tercih ediyor. Estetik, marka ve teknolojik özellikler ikinci plana düşerken, fiyat en belirleyici kriter haline geliyor” diye konuştu.

‘İndirim bile etkilemedi’

Yaşanan durumun yalnızca evlenecek çiftleri değil, mevcut eşyasını yenilemek isteyen tüketicileri de etkilediğini aktaran Aztekin, “Sektörde talep, büyük ölçüde mevsimsel ihtiyaçlarla sınırlı kalıyor. Yaz aylarının etkisiyle klima satışlarında hareketlilik yaşanırken, sıcak havalar nedeniyle buzdolabı gibi temel ihtiyaç ürünlerinde de talep devam ediyor. Ancak çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, televizyon ve diğer elektronik ürünlerde aynı canlılık görülmüyor. Zorunlu bir ihtiyaç oluşmadığı sürece tüketiciler bu ürünlerin alımını ertelemeyi tercih ediyor” ifadelerini kullandı. Piyasadaki durgunluğun yalnızca satış rakamlarına değil, sektörün genel işleyişine de yansıdığını vurgulayan Aztekin, “Tüketimin yavaşlaması, işletmelerin stoklarını eritmesini zorlaştırırken, birçok firma kampanya ve indirimlere rağmen beklediği satış seviyesine ulaşamıyor” ifadelerini kullandı.

Seyfettin Dağ

‘Talep düşük’

Mobilya sektörünün de son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşadığını aktaran İzmir Mobilyacılar Odası eski Başkanvekili ve Haluk Dağ Mobilya Sahibi Seyfettin Dağ, “Artan üretim maliyetleri, iç piyasadaki talep daralması, ihracatta yaşanan gerileme ve bölgesel gelişmeler sektör üzerinde çok yönlü bir baskı oluşturuyor. İç piyasada ise vatandaşın alım gücündeki düşüş, mobilya sektörünü doğrudan etkiliyor. Mobilyanın ertelenebilir bir ihtiyaç olması nedeniyle ekonomik sıkıntı dönemlerinde tüketiciler harcamalarını ötelemeyi tercih ediyor. Bu durum satışların gerilemesine, üretimin yavaşlamasına ve durgunluğa yol açıyor” sözlerine yer verdi. Yükselen maliyetlerin yalnızca üreticiyi değil, ev kurma hazırlığındaki gençleri de zorladığını dile getiren Dağ, “Ham madde fiyatlarındaki artışın ürünlere yansımasıyla birlikte, yeni bir evin temel mobilyalarla döşenmesinin maliyeti yüz binlerce lirayı bulurken, beyaz eşya ve diğer ihtiyaçlarla birlikte toplam tutar 1 milyon lirayı aşıyor. Azalan siparişler ve yükselen giderler nedeniyle bazı işletmeler faaliyetlerini sonlandırırken, birçok firma ise üretimini azaltmak zorunda kalıyor. Bu tablo, yalnızca mobilya sektörünü değil, ona bağlı tedarik zincirindeki çok sayıda işletmeyi de etkiliyor” diye konuştu.

Evlenmeye korkuyorlar

Yükselen yaşam maliyetleri yalnızca ev kurmayı değil, evlenme kararını da etkiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 yılında evlenen çift sayısı 552 bin 237’ye gerileyerek bir önceki yıla göre düşüş gösterdi. Aynı dönemde toplam doğurganlık hızı da 1,42 çocuk seviyesinde kalarak nüfusun kendini yenileme eşiğinin altında seyretmeye devam etti. Evlilik ve doğum oranlarındaki gerileme üzerine aileyi teşvik eden politikalar öne çıkarılırken, faizsiz evlilik kredisi ve doğum yardımları gibi destekler devreye alındı. Ancak yeni bir yuva kurmanın maliyetinin 1 milyon lirayı aşması, ekonomik desteklerin etkisini sınırlayan en önemli unsur olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Filiz Erol