Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Hakan Ürün, otomotiv yan sanayi ve gıda işleme alanında 2 yeni organize sanayi bölgesi (OSB) projesi olduğunu belirten Ürün, hem EBSO üyelerinin, hem de kent dinamiklerinin birlikte hareket etmesi için çalışacağını bir hadis-i şerifle örnekleyerek, “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” dedi. Hakan Ürün, yeni dönemde genç sanayici ve kadınların EBSO’da daha aktif rol oynayacağını kaydetti.

EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren ve mevcut Başkan Ender Yorgancılar’ın devam etmeyeceğini açıklamasının ardından adaylığını açıklayan Hakan Ürün, “İzmir sanayisine ve sanayicisine karşı görevlerimizi yerine getirmek amacıyla aday olduk. Yapabileceklerimiz ve yaptıklarımız ortadadır. Bundan dolayı bu çalışmaların devamı niteliğinde, tecrübemizi ortaya koymak için aday olduk” diye konuştu. EBSO’ya meslek komitesi yedek üyesi olarak girdiğini, sonra komite üyesi, ardından meclis üyesi ve sonrasında başkan yardımcısı olduğunu belirten Ürün, bu nedenle sanayicinin sorunlarını çok iyi bildiğini ifade etti. Aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Delegesi olduğunu, organize sanayi bölgelerinde yönetim veya müteşebbis heyeti üyeliği yaptığını, hali hazırda Bayındır Tarım Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürdüğünü kaydeden Ürün, şöyle konuştu: “Örneğin Bayındır OSB’nin altyapı yatırımını da bitirdik. Maliyet ve ürün teknolojisi açısından üreteceği avantajlarla, yatırımcının hiç ummadığı derecede uygun fiyatla yer almış olduğu, örnek bir organize sanayi bölgesi olacak. Birkaç yerde de ifade ettiğim gibi; biz bir koltuğa değil, sorumluluğa talip olduk. EBSO’da her kademede görev yapmanın bize yüklediği sorumlulukla, İzmir sanayisine ve sanayicisine karşı görevlerimizi yerine getirmek amacıyla aday olduk. Yapabileceklerimiz ve yaptıklarımız ortadadır. Bundan dolayı bu çalışmaların devamı niteliğinde, tecrübemizi ortaya koymak için aday olduk. Çünkü ülkenin üretmekten başka şansı yok; bunu hep beraber görüyoruz. Üretmek artık milli bir mesele haline geldi. Üretimi yalnızca bir fabrikanın üretimi veya istihdam olarak dar kapsamda görmemek gerekiyor. Bana ilk 100 günde neler yapacağım soruluyor. Biz zaten halihazırda devam eden bir sürecin içerisindeyiz. Değil 100 gün 2030 yılına kadar ne yapacaklarımız zaten belli. Ender Bey'den bayrağı devralıp yolumuza devam ediyoruz. Zaten Ender Başkan, TOOB'un başkan vekili ve yardımcısıdır. Bu nedenle bugüne kadar aramızda bir görev dağılımı vardı; Ankara'da çok yüksek sorumlulukları olduğu için buradaki birçok sorumluluğu biz zaten üstlenmiş durumdaydık. Bunu da son 4 yıldır başarıyla yürüttüğümüzü düşünüyorum. Bizim 52 komitemiz var ve her komitemizin sorunlarını çok iyi biliyoruz; çünkü zaten sürekli içerideyiz. Madencilikten asansöre, tarımdan gıdaya kadar bütün sektörlerin sorunlarının farkındayız. Bunların tamamıyla ilgili planlamalarımızı çok önceden yaptık ve çözüm önerilerini ilgili makamlara zaten iletiyoruz. Tarımın, makine sektörünün ve diğer alanların içinde bulunduğu sıkıntıları ve bu sorunların çözümleri için kimlerle, hangi makamlarla görüşmemiz gerektiğini çok iyi biliyoruz. Çözüme kavuşturduğumuz konular olduğu gibi zamana yayılan çalışmalarımız da mevcut. Bugün makine sektörünün, tarımın içinde olduğu problemler ve makine sektörünün durumu zaten bizim sektörel sanayicilerle yaptığımız toplantılarda, dirsek temaslarında birebir dinlediğimiz konulardır. Bu sorunları ve çözüm yollarını ilgili paydaşlarla birlikte yürütüyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörlerle yaptığımız istişareler ve görüşmeler neticesinde, çözemediğimiz konuları zamanına yayarak ve ilgili makamlarla diyalog kurarak çözmeye devam edeceğiz.”

GENÇLER VE KADINLAR AKTİF OLACAK
Yeni dönemde EBSO’da genç sanayicilerin ve kadınların daha aktif rol alacağını belirten Ürün, sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim ‘hayaliniz nedir’ sorusuna verdiğim yanıt bu aslında. Hayalim, her şeyden önce gençlerin ve kadınların daha fazla içinde olduğu, sanayiciler arasındaki iletişimin ve iş birliğinin daha yoğun olduğu bir EBSO'dur. Biz şu anda kenetlenmeye muhtacız. Birlik olursak aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Gençlerin taze beyinlerine ve kadınların enerjisine ihtiyacımız var; bunları EBSO çatısı altında bir araya getireceğiz. 2025-2030 stratejik planımızda bu hedefler zaten yer almaktadır. EBSO, birçok kalite ödülü almış ve Asya Pasifik'in en iyi odası seçilmiş çok köklü bir kurumdur. Stratejik planımızdaki vizyon ve misyon öngörümüz doğrultusunda genç sanayicileri ve kadınları sistemin içine daha çok katarak İzmir'i Türkiye’nin en fazla yatırım çeken şehri yapmak istiyoruz. İzmir yalnızca bir sanayi kenti değil; aynı zamanda tarım, turizm, madencilik ve limanıyla çok daha fazla zenginlik barındıran, çok yüksek potansiyele sahip bir şehirdir.”

İZMİR’İN BİRLİKTE HAREKET ETMESİ İÇİN ÇALIŞACAĞIM
İzmir'in potansiyelini ortaya çıkarması gerektiğini yatırımların yanı sıra turizmden de hak ettiği desteği alması gerektiğini belirten Ürün, “Bu kapsamda, Turizm Bakanımızla yaklaşık 2 buçuk ay önce bir toplantı gerçekleştirdik. Ulaşım ve lojistik konularını ele aldık; örneğin Büyük Çeşme projesi bunlardan biridir. Bunu sadece Çeşme projesi olarak düşünmemek gerekir. Bugün Antalya ve Bodrum Havalimanları İzmir'den daha aktif çalışıyorsa, bunun sebeplerini iyi irdelemek şarttır. Turizm deyip geçmemeliyiz. Çeşme çok önemli bir turizm beldemizdir ancak yalnızca 2 ay turist çekmektedir. Eğer biz bunu 12 ay çalışır hale getirebilirsek, sadece yurt içi değil yurt dışından da doğrudan seferlerin yapılmasını sağlayabiliriz” şeklinde konuştu.

İZMİR BİR CAZİBE MERKEZİ OLMALI
Adnan Menderes Havalimanı’nda yolcu sayısının sürdürülebilir hale gelmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Ürün şöyle devam etti: Hiçbir havayolu ulaşımı sübvansiyonla ve destekle sürdürülebilir hale gelmez. Bu yüzden sürdürülebilir bir yolcu trafiği olmak zorunda. Bu kapsamda Çeşme projesi hükümetin güzel bir çalışması. Burada golf sahaları, futbol takımlarının antrenman sahaları, binlerce yeni yatak ve sosyal tesisler yer alacak. Bu durum ciddi istihdam yaratacak ve 12 ay hareketlilik sağlayacak. Bu da İzmir'e olan insan akımını ve uçuşları olumlu etkileyecek. Günümüzde Ankara'ya dahi eskisi gibi saat başı uçak bulamıyoruz. Bazen İstanbul üzerinden uçmak zorunda kalıyoruz. İzmir bir cazibe merkezi olmalı ve bunun için yeterli donanıma sahip. EBSO’nun da bu sürecin bir parçası olması için var gücümüzle çalışacağız.”

BİRLİK-BERABERLİK VURGUSU
İzmir’de ortak hareket etme kültürü için çalışacağını belirten Ürün, “Son dönemde 3 oda birlikte hareket etti ve güzel bir sinerji yakalandı. Bunun devam edeceğini düşünüyorum. ‘Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır’ anlayışıyla birlikte hareket edip güç olacağız. Ayrışmak için hiçbir sebep yok. Farklı düşüncelerin ve seslerin çıkmasının ise İzmir'in zenginliği ve çeşitliliğinin bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da İzmir'in gelişimi, sanayisi, Ege bölgesi ve Türkiye için el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“HİSARCIKLIOĞLU TARAFSIZ OLACAKTIR”
Adaylık süreci sonrasında TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile de görüştüğünü belirten Ürün, görüşme ile ilgili şunları aktardı: “365 odanın ve borsanın başkanı olan TOBB Başkanımız ile görüştüm. Kendisinin herkese eşit mesafede olması zaten doğrusudur. Şu kişiyi, bu kişiyi destekliyorum gibi bir ifadesi elbette olamaz. Hepimiz sanayiciyiz ve hepimiz birbirimizi destekleriz” dedi.
“SİYASET DIŞI KALMASI GEREKTİĞİNİ LİSANIMÜNASİPLE İFADE ETTİK”
EBSO Meclis Toplantısı’nda Üye Nedim Anbar’ın “Oda seçimlerine siyaset karıştırmayın” çağrısını da değerlendiren Ürün, şöyle konuştu: “Nedim Bey'in çıkışı ile ilgili olarak, burada bir parti hareketinden ziyade bir milletvekilinin kendi görüşünün söz konusu olduğunu, İzmir'deki diğer milletvekillerinin bu hareketin içinde yer almadığı belirtilmiştir. Buna saygı duyuyoruz, ancak bu durumun bazı komitelerde aşırıya kaçtığını görerek EBSO’nun siyasetin dışında tutularak tarafsız kalınması gerektiğini lisan-ı münasip olarak iletildi. Biz elbette ki tüm partilere eşit mesafedeyiz. Bir oda başkanının iktidarla kavga etme lüksü olamaz. Sanayicinin problemini çözmenin yolu iktidarla olan diyaloglardan geçmektedir. Seçim dönemlerinde bazı siyasiler, bazı taraflara yakın durabiliyor. Ancak biz önümüze bakarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”
“OTOMOTİV YAN SANAYİ VE GIDA İŞLEME ALANINDA OSB KURACAĞIZ”
Göreve gelmesi durumunda sanayi alanında yapacağı atılımlardan da söz eden Ürün, otomotiv yan sanayi ve gıda işleme alanında faaliyet gösterecek iki yeni organize sanayi bölgesi kuracaklarını aktararak şöyle devam etti: “İzmir’in ihtiyaçlarını biliyoruz. Şu anda organizeleri devam eden üç tarım organize bölgemiz bulunuyor. Bu tarım organize bölgelerimizin içerisinde sektörle ilgili sanayi parsellerimiz de mevcut. Bazı sektörlerimizin talep ettiği organize sanayi bölgeleriyle ilgili girişimlerimiz başladı. Tekrar ediyorum, EBSO’da devamlılık esastır; ihtiyaçları biliyoruz ve adımlarımızı attık. Ancak burada önemli olan, sanayiciye en maliyetsiz şekilde yatırım yapabileceği ortamı hazırlamaktır. Yoksa yüksek bedellerle bir organize sanayi bölgesi kurmanın hiçbir cazibesi yok. Bizim yatırımı cazip hale getirmemiz, bunun için de altyapıyı en uygun şekilde kurmamız gerekiyor. Sanayicinin parayı toprağa değil; makinaya ve teknolojiye harcaması şart. Bunu sağlamaya yönelik girişimlerimiz oldu ve devam ediyor. Şu an otomotiv yan sanayi ve gıda işleme alanında OSB kurmak için çalışmalarımız var.”
“MESLEK LİSESİ SAYISINI ARTIRACAĞIZ”
Sanayide ve pek çok sektörde ihtiyaç duyulan ara eleman konusuna değinen Ürün, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi içinde yer alan Nedim Uysal Meslek Lisesi’nin benzerlerini yeni kuracakları OSB’lerin içine de yapmak istediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Meslek liseleri tabii ki bizim hassas konumuz. Çünkü ara eleman, aranan eleman oldu. Bugün 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya bu duruma geldiyse KOBİ'ler sayesinde ve meslek liselerinde yetiştirdiği insanlar sayesinde geldi. Herkesin mühendis olduğu bir yerde başarıyı yakalamak mümkün değildir. Biz o yüzden meslek liselerini çok önemsiyoruz. Gerek TOBB olarak gerekse EBSO olarak da bugüne kadar çok destekledik, bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz. Hemen hemen her organize sanayi bölgemizin içinde de bir meslek lisesi açacağız.”
“ÜYELERİMİZ UMUTSUZLUĞA KAPILMASIN”
EBSO üyelerine yaklaşan seçimler öncesinde mesajını da ileten Ürün, “Sanayi çok zor günlerden geçiyor ama umutsuzluğa kapılmasınlar. Bizim üretim gücümüz, üretim bilgimiz ve üretme sevdamız; ülkemizin ve kentimizin ihtiyacı olan en önemli öz değerimizdir. O yüzden umutsuzluğa kapılmasınlar, üretmeye devam etmemiz lazım. Bıkmadan, usanmadan üreteceğiz. Kara bulutlardan şeffaf su damlaları çıkar; dolayısıyla bu zor günlerin arkası mutlaka aydınlık. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, üretmeye devam etsin.”
“İZMİR’İ SEÇMEMDE ORTAOKUL GEZİSİ ETKİLİ OLDU”
Çocukluk ve gençlik döneminin Erzincan, Ankara arasında geçtiğini, yüksek eğitimini İngiltere’de yaptığını hatırlatan Ürün, “İngiltere'den sonra bir karar vermem gerekiyordu. İstanbul’dan arkadaşlarım, ‘buraya yerleş, ekonomik olarak çok daha fazla büyürsün’ dediler. Ancak benim için para değil sevdiğim yerde yaşamak önemliydi ve ben İzmir’i çok sevmiştim. İstanbul’u tercih etmedim. 1997'de eşimle birlikte İzmir’e yerleştim ve o gün bugündür buradayım” diye konuştu.




