Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇEVMER) Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İnci Tüney Kızılkaya, küresel ölçekte su kaynaklarının hızla azaldığına dikkat çekti. Yeryüzünün büyük bölümünün sularla kaplı olmasına rağmen kullanılabilir tatlı su miktarının son derece sınırlı olduğunu aktaran Kızılkaya, toplam suyun yalnızca yüzde 2,5’inin tatlı su olduğunu, bunun da çok küçük bir bölümünün içme suyu olarak erişilebilir durumda bulunduğunu ifade etti. Dünya genelinde her dört kişiden birinin sağlıklı suya erişemediğini belirtti.
Türkiye “su stresi” yaşayan ülkeler arasında
Türkiye’nin su zengini bir ülke olduğu yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Doç. Dr. Kızılkaya, kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının yaklaşık bin 300 metreküp seviyesinde olduğunu ve bu değerin kritik eşiklere yakın seyrettiğini vurguladı. Bu miktarın bin metreküpün altına düşmesi halinde Türkiye’nin su fakiri ülkeler sınıfına gireceğine dikkat çekerek, suyun büyük bölümünün tarımda kullanıldığını ve sulama verimliliğinin artırılmasının hayati önem taşıdığını söyledi.
“Mavi Kampüs” modeli örnek gösterildi
Su yönetiminde çözüm önerilerine değinen Doç. Dr. Kızılkaya, Ege Üniversitesi’nde yürütülen “Mavi Kampüs” vizyonu kapsamında önemli uygulamaların hayata geçirildiğini aktardı. Yağmur suyu hasadının yaygınlaştırılması, sensörlü musluk sistemleri, su kaçaklarının hızlı onarımı ve gri su kullanımının artırılması gibi uygulamaların sürdürülebilirlik açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Ayrıca peyzaj düzenlemelerinde az su tüketen bitkilerin tercih edilmesinin su tasarrufuna katkı sağladığı belirtildi.
Dijital tüketimin de su ayak izi var
Doç. Dr. Kızılkaya, su tüketiminin yalnızca günlük kullanım ile sınırlı olmadığını, dijital ve endüstriyel faaliyetlerin de ciddi su tüketimine neden olduğunu vurguladı. Yapay zekâ kullanımı ve veri transferlerinin dolaylı su tüketimi oluşturduğunu belirterek, bu nedenle daha az kaynak tüketen teknolojilere yönelmenin önemine dikkat çekti. Tekstil sektörünün de yüksek su tüketimi nedeniyle dikkatle ele alınması gerektiğini ifade etti.
Bireysel farkındalık kritik rol oynuyor
Su tasarrufunun en önemli ayağının bireysel bilinç olduğunu belirten Doç. Dr. Kızılkaya, tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Bir fincan kahvenin üretim sürecinde yaklaşık 140 litre su tüketildiğini hatırlatarak, bilinçli tüketim, yerli ürün tercihi ve sıfır atık yaklaşımının su kaynaklarının korunmasına önemli katkı sağladığını kaydetti.




