İş görüşmesine gittikten sonra şüpheli bir biçimde hayatını kaybeden 18 yaşındaki Aslıhan Sinem Çiçek’in ölümüne ilişkin görülen davaya, Bayraklı Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. 2 Ekim 2025’te görülen son duruşmada müşteki Avukatı Kubilay Büber dosyaların birleştirilmesini talep etmişti. Duruşmadan 9 gün sonra ise şüpheli Cem Acar hakkında yeni deliller ışığında “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklama kararı verilmişti.
Sanık Burak Kaya hakkında cinsel saldırı, sanık Cem Acar hakkında uyuşturucu madde temini ve sağlama ve kasten öldürme suçlarından dava açıldı. Tutuklu sanık Cem Acar hakkında tutukluluk halinin devamı karar verilirken mahkeme heyeti haziran ayında keşif yapma kararı aldı. Duruşmanın 16 Eylül 2026 tarihine ertelenmesine karar verildi.
İddiaları reddetti
Sanık Cem Acar savunmasında, evden ayrılma saatlerini yalanlarken Aslıhan’ın üzerindeki kan lekelerini görmediğini, Aslıhan Sinem Çiçek evden çıktıktan sonra peşinden gitmediğini, arabayla yol kenarına bırakmadığını iddia etti.
‘Uyuşturucu vermedim’
Hakkındaki iddiaları reddeden sanık Cem Acar ifadesinde, “Aslıhan’la 1-2 defa görüştük. Motorla yanından geçmişim. Buluşmaya karar verdik. Muhabbet ettik, eskilerden konuştuk. Telefonumun şarjı azdı; iş yerine uğradık. Seyirtepe’ye geçtik. Orada restoran var. ‘Akrabalarım çok’ dedi. Tedirgin oldu. Biz de onun yerine arabada oturduk. Eve geçelim apart tutalım diye konuştuk. ‘Üstümde o kadar para yok’ dedim, bize geçtik. Evime ilk defa gittik. 1 saat kadar zaman geçirdik. Cinsel ilişkiye girmedik, devamı gelmedi. İstemediği hiçbir şey gerçekleşmedi. Gitmek istedi, ‘Başka zaman görüşürüz’ dedik. Ben lavabodayken Lerzan aramış. Sinem evden çıktı. Lerzan beni aramaya devam etti. Evde bulunduğumuz süreçte madde kullanmadık. Daha önce de hiçbir zaman uyuşturucu madde almadık. Olaydan 4-5 ay önce 1 kere denedim. Sinem'e hiçbir şekilde madde vermedim” dedi.
‘Üstüme çok gelindi’
Müşteki Avukatı Kubilay Büber, sanık Cem Acar’a, “16.00 sularında Aslıhan’la buluştunuz. 19.30 gibi evden ayrıldığınızı söylüyorsunuz. Kamera kayıtlarına baktığımızda evden çıktığınız saat 21.36. Bunu nasıl açıklarsınız?" şeklinde soru yöneltti. Soruya yanıt veren Cem Acar, “Şahidim var; ama tehdit edildikleri için geri çekildiler. Ben kimseyi tehdit etmedim bu zamana kadar. Sokak hayvanlarına yardım ediyorum. Annem var, kız kardeşim var. Üstüme çok gelindi” dedi.
‘12 dakika sonra bulundu’
Büber’in “Aslıhan’ın anormalliği olmadığını söylüyorsunuz. Ama sizin evinizden çıktıktan 12 dakika sonra uyuşturucu etkisi halinde bulunuyor. Bunu nasıl açıklarsınız sorusuna yanıt veren Cem Acar, iddiaları yalanladı.
‘Tokat atmaya çalıştı’
Sanık Burak Kaya’nın yağma suçundan yargılanmasının ardından hakkında açılan cinsel saldırı davasından yargılamasına devam edildi.
Aslıhan Sinem Çiçek, vefatından önce otoyol kenarında pantolonunun düğmesi açık olarak bulunmasının ardından kendisine tecavüz edilmeye çalışıldığını ifade etmişti. Arkasından olay yerine giden Burak Kaya hakkındaki iddiaları reddederek, “Aslıhan’ı ilk otoyolun orta şeridinde gördüm. Ellerinden tutttum, bariyerlere oturdu. Bana tokat atmaya çalıştı. Motorum otobanın aşağısındaydı. Trafik polisleri ilk benim motorumu çekti, sonra Aslıhan’ı olduğu yerden aldı. Benim de burnumdaki kanı görünce şüpheli olarak aldılar. Aslıhan’ın telefonunu kapalı bir şekilde verdim” şeklinde konuştu.
‘İfadesi çelişkili’
Baba Serdar Çiçek, “Kızımın koşarak kanlar içinde videosu var. İlk ifadesinde ‘Madde kullandık’ demişti, şimdi ise ‘Kullanmadık’ diyor. İfadeleri çelişkili” dedi.

‘Bu bir emsaldir’
Duruşma öncesi adliye önünde açıklamalarda bulunan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, “Bugün duygularımı tarif edemeyeceğim bir dava görülecek. 4 yıldır verdiğimiz mücadele sonuç verdi. Aslıhan, evinden iş görüşmesi için çıkıyor. Karşıyaka’da yol kenarında baygın halde bulunuyor. Kimlerin onu bu hale getirdiğini kolluk kuvvetlerine, sağlık ekiplerine söylüyor. 4 yıldır verdiğimiz mücadele vardı. Bu bir istismar, hürriyetten alıkoyma davasıydı; cinayet davası değildi. 17 yaşında kız çocuğu, kanında 11 çeşit uyuşturucu bulunarak hayatını kaybetmişti. Biz hiçbir sanığın yüzünü görmedik. Mücadele sonucunda sanık tutuklandı ve bugün ilk cinayet davası var. Bu emsal bir karardır” dedi.
‘İlk cinayet duruşması’
Açıklamalarını sürdüren Osmanoğulları, “1 tane sanık bile mahkemeye gelmedi bu zamana kadar; ama Aslıhan’ın ailesinden ceza almayan kimse kalmadı. Katile katil dediği için babası cezaevine girdi; halası şu anda cezaevinde. Ama bugün cinayet yönünden ilk duruşmamız. Heyecanlıyız. Aslıhan’ın ölümündeki tüm şüphelerin aydınlatılmasını istiyoruz. Aileler kendi delil buluyor, bu ailelerin işi değil. Aslıhan’ın annesi yasını yaşayamadı. Aslıhan’ın ailesinin hak ettiği biçimde yasını tutmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
‘Müebbet istiyoruz’
Aslıhan Sinem Çiçek’in annesi Remziye Çiçek, “Tek söyleyeceğim tek şey; buradan Cumhurbaşkanına sesleniyorum, Atlas’a sahip çıktıkları gibi Aslıhan’a da sahip çıksınlar. Katillerin en ağır cezayı almasını talep ediyorum. Artık sesim çıkmıyor, yıprandık. Adalet istiyoruz. Ailecek cezaevine giriyoruz. Kızım 4 yıldır toprağın altında, biz ceza alıyoruz. Sanıklar hakkında müebbet istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Ne olmuştu?
26 Temmuz 2026’da iş görüşmesine gittikten sonra eve dönmeyen 18 yaşındaki Aslıhan Sinem Çiçek hakkında ailesi kayıp başvurusunda bulunmuştu. Kısa süre sonra Bayraklı Tüneli çıkışında üzerinde kanla yaralı halde bulunan Çiçek, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Kanında yüksek dozda uyuşturucu bulunan genç kızın ölümü şüpheli görülmüştü. Olayla ilgili yürütülen soruşturmanın ilk aşamasında Burak Kaya “gasp” suçundan tutuklanırken; genç kızla son görülen kişi olduğu belirlenen Cem Acar ise “nitelikli cinsel saldırı” suçlamasıyla adliyeye sevk edilip adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Hazırlanan iddianamede ise, Cem Acar için 19 yıl, Burak Kaya için ise 15 yıla kadar hapis cezası talep edilmiş; “olası kastla öldürme” suçundan takipsizlik kararı verilmişti. Toplanan yeni deliller neticesinde sanık Cem Acar hakkında 11 Ekim 2025’te tutuklama kararı verilmişti.




