Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen rekabet koşullarına ışık tutmak amacıyla “Yapay Zekâ Çağında Markalaşma Forumu” düzenledi. İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyon, NETNOCON ve İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Forumda yapay zekâ, algoritmalar, dijital topluluklar, veri odaklı müşteri içgörüleri ve değişen tüketici davranışlarının markalaşma süreçlerine etkileri kapsamlı şekilde ele alındı.

"Rekabetin anahtarı kültürel anlam üretmek"

Forumun ana konuşmacısı olan tüketici kültürü ve dijital pazarlama alanının önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Robert V. Kozinets, yaklaşık 14 yıl aradan sonra Türkiye’de iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Kozinets, markaların artık yalnızca ürün ve hizmet sunan yapılar olmaktan çıkarak dijital topluluklar içerisinde şekillenen kültürel ekosistemlere dönüştüğünü belirtti. Günümüzde marka değerinin şirketlerin anlattığı hikâyelerden çok, tüketicilerin kendi aralarındaki etkileşimlerle oluştuğunu ifade ederek, markaların mesaj üreten yapılardan topluluk oluşturan yapılara evrildiğini söyledi. Yapay zekânın içerik üretimi, veri analizi ve müşteri deneyimi yönetiminde önemli fırsatlar sunduğunu belirten Kozinets, teknolojinin marka yaratmadığını ancak marka deneyimini ölçeklendirdiğini dile getirdi. Verinin ne olduğunu gösterdiğini, kültürün ise nedenini açıkladığını vurgulayarak, yapay zekânın yaygınlaştığı dönemde kalıcı rekabet üstünlüğünün kültürel anlam yaratabilen markalar tarafından elde edileceğini ifade etti.

Tüketici artık marka ortağı

Dijital çağda tüketicinin rolünün değiştiğine dikkat çeken Kozinets, günümüz tüketicisinin yalnızca satın alma kararı veren bir müşteri değil, içerik üreten ve marka algısını şekillendiren aktif bir paydaş haline geldiğini belirtti. Markaların tüketicilerle tek yönlü iletişim kurmak yerine ortak değer üretmeye odaklanması gerektiğini kaydederek, geleceğin markalaşma anlayışının katılımcı, topluluk temelli ve insan merkezli yapılar üzerine kurulacağını sözlerine ekledi.

İzmir’in marka şehir potansiyeline vurgu

Forumun açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, markalaşmanın artık yalnızca pazarlama departmanlarının konusu olmadığını, şirketlerin geleceğini belirleyen stratejik bir yönetim alanına dönüştüğünü ifade etti. Yapay zekâ, dijital topluluklar ve veri ekonomisinin şekillendirdiği yeni dönemde şirketlerin değişimi takip eden değil, yön veren aktörler olması gerektiğini belirten Özhelvacı, markalaşmanın yönetim kurulları ve şirket sahipleri tarafından sahiplenilmesi gereken kritik bir sorumluluk haline geldiğini kaydetti. Türkiye’nin üretim kapasitesi, girişimcilik gücü ve genç insan kaynağıyla önemli avantajlara sahip olduğunu belirterek, bu potansiyelin küresel marka değerine dönüştürülmesinin önem taşıdığını vurguladı. İzmir’in köklü ticaret kültürü, güçlü sanayi altyapısı, liman kenti kimliği, tarım ve gıda potansiyeli ile teknoloji ekosistemi sayesinde güçlü bir marka değeri taşıdığını ifade eden Özhelvacı, kentin üreten bir şehir olmanın ötesine geçerek tasarlayan, dönüştüren ve dünyaya değer sunan bir merkez olarak konumlandırılması gerektiğini söyledi.

"Geleceğin rekabeti markalar arasında yaşanacak"

EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Perihan İnci de markalaşmanın artık yalnızca şirketler için değil, şehirler ve ülkeler için de stratejik bir rekabet unsuru haline geldiğini belirtti. Yapay zekâ ve veri ekonomisinin şekillendirdiği yeni dünyada üretmenin tek başına yeterli olmadığını ifade eden İnci, güçlü markaların güven, sürdürülebilirlik, inovasyon ve değer üretimi üzerine inşa edildiğini kaydetti. İzmir’in sahip olduğu üretim gücü ve girişimcilik ekosistemiyle önemli bir marka şehir potansiyeli taşıdığına dikkat çekerek, gelecekte rekabetin yalnızca ekonomiler arasında değil, markalar arasında yaşanacağını vurguladı.

Markalaşmanın yeni yol haritası tartışıldı

Forum kapsamında düzenlenen “Markalaşmanın Geleceği: Şirketlerin Yol Haritası” başlıklı panelde ise uluslararası akademisyenler ve uzmanlar bir araya geldi. Panelde yapay zekâ destekli markalaşma, tüketici deneyimi, dijital topluluklar, kültürel içgörü ve küresel rekabet başlıkları değerlendirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyonda, şirketlerin gelecekte yalnızca üretim kapasitesi ve fiyat avantajıyla değil; anlam üreten marka hikâyeleri, güçlü müşteri içgörüleri ve dijital topluluklarla kurdukları güven ilişkileri sayesinde öne çıkabileceği mesajı verildi.

Kaynak: Bülten