Enflasyondan kaçan yatırımcının sığınağı haline gelen gayrimenkul, fahiş fiyatlar ve kiralık konut krizini beraberinde getirdi. Döviz ve borsadaki dalgalanmalardan çekinerek riske girmek istemeyen vatandaş, nakit parasını gayrimenkule yatırırken, gayrimenkulünü de ‘Ya kiracı evden çıkmazsa’ korkusu ile boş bırakıyor. Bu durumun son zamanlarda hızlı arttığına dikkat çeken İzmir Emlak Kulübü Başkanı Rıdvan Akgün ise İzmir'de boş ev oranının yüzde 30'lara ulaştığını ve bu barınma krizini çözmek için acil yasal düzenleme gerektiğini belirti. Ayrıca Akgün, 2026 Haziran ayında kiralık konut arzında son 4 yılın rekorunun kırılmasına rağmen fiyatlardaki fahiş yükselişin önlenemediğini dile getirdi.

‘Güvenli liman’ algısı
Türkiye’deki yüksek enflasyonist ortamının birikimlerini korumak isteyen vatandaşı alternatif yatırım araçları aramaya ittiğine dikkat çeken Akgün, “Döviz ve borsa gibi piyasalarda yaşanan manipülasyonlar ile sert dalgalanmalar yatırımcıları korkuttuğu için, gayrimenkul sektörü ‘kısa ve orta vadede nasıl olsa kazandırır, zarar ettirmez’ düşüncesiyle güvenli bir liman olarak görülüyor. Her ne kadar bugün konut kredi faiz oranları yüksek olsa da yatırımcılar, yarın faizlerin düşeceği, talebin aniden patlayacağı ve bu sayede mülklerini yüksek kârla satabilecekleri beklentisini taşıyor. Durum böyle olunca da 3-4 yıldır yatırım yoğun bir şekilde gayrimenkule yöneldi. Özellikle 1+1 ve 2+1 dairelerin yanı sıra arsalar, kooperatif hisseli araziler, toplu arsalar ve ileride kentsel dönüşüme girebilecek ekonomik ömrünü tamamlamış yaşlı binalar yatırım yapılan gayrimenkuller arasında yer almakta” şeklinde konuştu.
‘Ya evden çıkmazsa?’
Ticari bir mantıkla hareket eden yatırımcıların, gayrimenkulü adeta nakit gibi görüp sadece alıp satarak para kazanmayı hedeflediğini vurgulayan Akgün, bu durumun piyasada ciddi bir boş ev krizini de beraberinde getirdiğini belirterek, “Yatırımcıların "Yarın içine kiracı koyarsak 5-10 yıl çıkaramayız" korkusu, alınan dairelerin kiraya verilmeyip boş tutulmasına neden oluyor. İzmir merkez olmak üzere İstanbul, Ankara ve Çanakkale’den Mersin Erdemli’ye kadar uzanan tüm yazlık bölgelerde de durum aynı; mülk sahipleri evlerini yüksek fiyatlarla satmaya çalışırken mülklerini tamamen boş bırakıyor” ifadelerini kullandı.
“Yaklaşık üç dört yıl öncesine kadar İzmir’deki dairelerin yüzde 95’i doluyken, bugün bu oran yüzde 70 civarına geriledi ve evlerin yüzde 30’ü boş bırakıldı” şeklinde konuşmasına devam eden Akgün, “Piyasada konut arzının olmaması, barınma krizini büyüterek kira fiyatlarını durmaksızın yükseltmekte. Bu sorunun önüne geçebilmek için, daha önce İstanbul'da da gündeme gelen ve insanların boş tuttukları evleri kiraya vermelerini teşvik eden ya da zorunlu kılan yasal düzenlemelerin tüm Türkiye genelinde geçerli olması bir ihtiyaç haline gelmiştir” dedi.
Fiyat çelişkisi yaşanıyor
Son zamanlarda fiyatların yüksekliğini fırsat bilip evini kiraya vermeye çalışanların artmasıyla birlikte, içinde bulunduğumuz haziran ayında 4 yılın en yüksek kiralık daire arzı yaşandığını dile getiren Akgün, “Piyasada çok fazla kiralık seçeneği bulunmasına rağmen fiyatlar hala çok yüksek seyretmekte, 1+1 daireler 20 bin liradan başlarken 3+1 daireler 60 bin lira seviyelerine kadar çıkmaktadır” şeklinde konuştu.





