Serebral Palsi hastalığının getirdiği zorluklar karşısında kendi bağımsızlığını kazanma çabasında olan Manisa Celal Bayar Felsefe öğrencisi Yüksel Şeker, eğitim hayatının ilk başlarında fiziksel olarak yürüyebilecek kapasitede değilken kademe kademe ilerleyerek gerek spor ile gerekse fizik tedavi ile kendi bağımsızlığını bir nebze de olsa nasıl kazandığını açıkladı.

“Değneklerim bana daha özgür bir alan sağlıyor”

Tam bağımsızlık kazanma yolunda ilerleyen bir birey olduğuna dikkat çeken Yüksel Şeker, “Serebral Palsinin eğitim hayatımı ve üniversite hayatımı nasıl etkilediğine baktığımız zaman tabii ki zorluklar ile karşılaşıyoruz. Okuduğum üniversitenin kampüsü, bulunduğumuz konum itibarıyla yokuş, dik yamaç gibi engeller barındırıyor. Bu durum ise haliyle benim ulaşımımı olumsuz etkiliyor. Bazen zorluklar kaldırımların şekilsizliği olarak değil, çevrenin dikkatsizliği olarak da karşıma çıkıyor. Bu gibi durumlarda değnek kullanımı, engelli arabasına nazaran bana daha özgür bir alan sağlıyor. Değneklerim hızlı hareket etme ve erişilebilirlik konusunda daha pratik oluyor” diye konuştu.

Engelli öğrenci temsilciliği ile köprü görevi görüyor

Okulunun engelli öğrenci temsilcisi olduğunu belirten Şeker, diğer öğrenci arkadaşlarının problemlerini dinlediğini, gerektiği zaman toplantı eşliğinde fikir alışverişi yaptıklarını söyledi. Yaptıkları toplantı sonucunda ise temsilci olarak aldıkları kararları rektör veya dekanlar ile paylaştığını belirtti. İki farklı fakültede eğitimine devam eden Şeker, “İki farklı fakültede öğrenim görüyorum. Bir fakültenin asansör anahtarı bendeyken diğerinin bende olmaması bana bazen zorluk çıkartabiliyor. Her zaman güvenliklere ulaşamıyorum, bu durumda da merdiven inip çıkmam gerekiyor. Merdiven ineceğim veya çıkacağım zaman çoğunlukla arkadaşlarım bana yardımcı oluyor” dedi.

Yüksel Şeker Hayat Hikayesi 5

“Herkes gibi eğitim görmek en temel hakkım"

Üniversitelerin erişilebilirlik sorunlarına dikkat çeken Şeker, Manisa’nın Muradiye ilçesinde bulunan kampüsüne gidebilmek için servis kullanması gerektiğini söyledi. Ancak okula başladığı ilk zamanlar kayıt yaptırmak istediği servis firması ile arasında geçen talihsiz olayı şu sözler ile anlattı: “İzmir’den Manisa’daki okuluma gidebilmek için servis kullanmam gerekiyordu. Okula başlayacağım zaman belirli servislerden birisine yazıldım ancak beni kabul etmediler. Beni kabul etmemelerinin tek sebebi engelli bir birey olmamdı. Açıkça belirtiyorum ki bu çok yanlış bir tutum ve davranış. Çünkü diğer ülkelerde olduğu gibi bizim ülkemizde de eğitim en temel haktır. Toplumdaki kimse, özellikle engelliyim diye ya da görece farklıyım diye buna karşı bir tutum takınmamalıdır. Bu durumun düzelmesi için elimizden geleni yaptık ancak tam istediğim gibi olmasa da okula bir şekilde ulaşımımı sağlıyorum. Beni üzen nokta ise benim de bir birey olduğum ve bu okulun bir öğrencisi olduğumun unutulması. Eğitim görmek ve sonuna kadar bu haktan yararlanmak benim hakkım. Ben kendimi diğer insanlardan farklı görmüyorken insanların beni görece engelli veya ‘özürlü’ adı altında görmesi doğru bir bakış açısı değil”

Yüksel Şeker Hayat Hikayesi 3

Yersiz sorular bireyleri olumsuz etkileyebilir

Engeli hakkında sürekli sorular sorulması karşısında açıklama yapmaktan yorulduğunu ifade eden Şeker, engelli bireylere yersiz sorular sorulmaması gerektiğine dikkat çekti. Yeni insanlar ile tanışıp ya da yeni sosyal ortamlara dahil oldukça insanlara açıklama yapmak zorunda kaldığını da sözlerine ekledi. Bu açıklamalarda özellikle ‘nasıl engelli kaldığını, geçici bir hastalık mı yoksa tedavisi olan bir süreç mi’ gibi sorulara yanıt vermek zorunda bırakılan Şeker, “Bu tarz sorulara fazla maruz kalmak beni yıpratıyor. Çünkü sürekli aynı şeyleri duyuyorum ve bazen cevap vermek istemiyorum. Nasıl ki dışarıda gördüğümüz birisine ‘neden kısasın?’ sorusunu sormuyorsak, bana da neden engellisin diye sormak saçma. Bu benim hayatım ve buna cevap vermek zorunda değilim. Kaldı ki kimsenin bana böyle bir soru sorma hakkı da yok. Bu durumlarda bana en çok destek olanlar arkadaşlarım oluyor. Değnek kullanıyor olmam ilk başta onların bana adapte olmasını ve benim de onlara adapte olmamı zorlaştırdı. Ancak şimdiki zamana baktığımızda birbirimize alıştık ve arkadaşlığımız sorunsuz ilerliyor” diye konuştu.

“Bazen kötü gözüken durumlar, iyi şeylerin habercisi olur”

Çocukluğundan beri fizik tedavi ile içli dışlı olduğunu belirten Şeker, yıllar içerisinde spor sayesinde maraton yürüyüşlerine katılabilecek duruma nasıl geldiğini sözlerine spor hocası Ersin Temiz’e teşekkür ederek başladı: “16 yaşımda spor salonu ile tanıştım. Spora başlamamdaki en büyük etken kaslarımın ne kadar güçsüz olduğunu ve kilo aldığımı fark etmem oldu. İlk başta evime yakın bir spor salonuna gittim ancak olumsuz bir yanıt aldım. Benimle çalışacak gerekli personellerinin olmadığını belirten salon tarafından başka bir salona yönlendirildim. Bazen kötü gözüken durumlar aslında iyi şeylerin habercisi olur. Bu vesile ile şimdiki spor hocam Ersin Temiz ile tanıştım. Kendisi ile benim fiziksel durumuma uygun olan planlar eşliğinde ilerledik ve şimdiki formumu inşa etmeye başladık. Kendimi bunu başarabileceğime inandırdım. Maraton yürüyüşlerine katılma sürecimde en çok etkili olan kişi spor hocam Ersin Temiz’dir. Çünkü Ersin hocam beni başarabileceğime inandırdı ve beni pozitif yönlendirmeyi sağladı. İnsanların geneli yürüyüş yapmaya üşenirken ben gün aşırı düzenli sporuma gidebiliyorum ve insanların yapmaya cesaret edemeyeceği şeyleri yapmaya gayret ediyorum”

Yüksel Şeker Hayat Hikayesi 2

“Hayatın her noktasına değinip, sosyal hayatın tadına bakacağım”

Motivasyonunun hep daha iyisini hedeflemek olduğunu belirten Şeker, en önemli motivasyon kaynağının ise özgürlük kaygısı olduğunu açıkladı. Dünyaya görece dezavantajlı geldiğini söyleyen Şeker, bir şekilde iyi bir hayat yaşamaya ve hayat standartlarını artırmaya çalıştığını ifade etti. Şu anki fiziksel durumundan kaynaklı ailesinden veya çevresinden destek almadan tamamen özgürleşemediğini söylese de 6 yıl öncesine baktığında ne kadar yol katettiğini ve daha iyi gittiğini vurguladı. Kendisi için en önemli şeyin tamamen özgür olmak ve istediği her şeyi yapabilmek olduğuna dikkat çeken Şeker, “Hayatın her noktasına değinip sosyal hayatın tadına bakmak istiyorum. En büyük hedeflerimden birisi ben ve benim gibi kişilerin bana baktığı zaman elindeki olumsuz durumları olumluya çevirebileceğini göstermek” şeklinde konuşarak topluma örnek olmayı amaçladığını belirtti.

Başarmanın haklı gururunu yaşarken tavsiyelerde bulundu

En temel ve algılanması gereken noktanın toplum ile iç içe bir birey olduğunun farkına varılması ve buna göre davranılması olduğuna değinen Şeker, “İnsanlar, bizim toplum içerisindeki herhangi bir bireyden farkımızın olmadığını ve bunun kabullenme olmaması gerektiği bilincinde olmalılar. Bizlere acıma duygusu ile bakılmamalı” dedi. Çok kötü durumda olsa bile asla pes etmeyen ve çabalamaya devam eden Şeker, “İnsanlar benim üniversite okumamı bile beklemezken ben bir şekilde zor da olsa eğitim hayatıma devam ettim. Şu an geldiğim konumda başaramaz dedikleri çoğu şeyi başarmanın haklı gururunu yaşıyorum. İnsanlar benim hayatıma baktığı zaman pes etmemenin ne demek olduğunu görmeli. Asla pes etmemelisiniz ve hayalleriniz ne olursa olsun onlardan vazgeçmemelisiniz” diyerek sözlerini noktaladı.

NAZ AYDINLI-ÖZEL HABER

Kaynak: Haber Merkezi