Ege Serbest Bölgesi ve Batı Anadolu Serbest Bölgesi, küresel ticaretin enerji arzı, lojistik hatlar ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle sarsıldığı bir dönemde, Çin ile stratejik bir iş birliği adımı attı. ESBAŞ ve BASBAŞ tarafından yönetilen iki serbest bölge ile SCODA İdari Komitesi arasında imzalanan iş birliği mutabakatı, Asya-Avrupa hattında alternatif ve dirençli bir ekonomik ağ oluşturmayı hedefliyor.

İmzalanan mutabakat kapsamında, söz konusu serbest bölgeler yalnızca Çin ile değil, SCODA’nın yapısı gereği Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan ve İran gibi ülkelerle yürütülen ticari ve lojistik projelerle de doğrudan bağlantı kurabilecek. Bu gelişmenin, özellikle Orta Asya ve Avrasya pazarlarına aracısız ve daha düşük maliyetli erişim imkânı sağlayacağı belirtildi.

ESBAŞ ve BASBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Faruk Güler, imzalanan iş birliği mutabakatının alternatif ticaret koridorlarının güçlendirilmesi ve Avrasya hattında daha dirençli bir ekonomik yapı kurulması açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti. Güler, bu iş birliğinin Ege Serbest Bölgesi ile Batı Anadolu Serbest Bölgesi’ni Çin açısından Avrasya genelinde inovasyon ve kalkınma yatırımları için güçlü merkezler haline getirdiğini belirtti.

Güler açıklamasında, söz konusu protokollerin Türkiye ile Çin arasında üretim, lojistik ve teknoloji alanlarında derinleştirilmek istenen ekonomik iş birliği modelinin bir uzantısı olduğunu vurgulayarak, anlaşmanın Çin’in Batı pazarlarına erişimini çeşitlendiren ve hızlandıran stratejik bir açılımın sonucu olduğunu kaydetti. Bu mutabakatın kısa vadeli ticari kazanımların ötesinde, uzun vadeli jeoekonomik konumlanma açısından da önemli bir çerçeve sunduğu ifade edildi.

İmzalanan iş birliği kapsamında, Ege Serbest Bölgesi ve Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nin üretim, dağıtım ve yeniden ihracat süreçlerinde aktif merkezler haline gelmesi hedefleniyor. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Çin ile kurulan doğrudan ve kurumsal bağlantının, serbest bölgeler için riskleri dengeleyen ve fırsatları artıran bir unsur olacağı değerlendirildi.

SCODA’nın, Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi ülkeler ile Kuşak ve Yol güzergahındaki bölgelerle yerel ekonomik iş birlikleri geliştiren tek platform olduğuna dikkat çekilirken, bu kapsamda Türkiye’deki serbest bölgelerin, Avrasya pazarına girmek isteyen işletmeler için önemli bir giriş kapısı olarak konumlandırılmasının amaçlandığı bildirildi. Bu doğrultuda yüksek teknoloji, imalat ve modern hizmet sektörlerinde yatırım iş birliklerinin teşvik edilmesi, şirketler arası doğrudan temasların artırılması ve ortak sanayi platformlarının kurulması hedefleniyor.

Ayrıca lojistik ağların güçlendirilmesi, sınır ötesi taşımacılık rotalarının optimize edilmesi ve hizmet kapasitesinin geliştirilmesiyle tedarik zincirlerinin daha dayanıklı hale getirilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın, küresel ticaret hatlarında yaşanan aksamalara karşı alternatif çözümler üretme potansiyeli taşıdığı ifade edildi.

İş birliği protokolünün, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında oluşturduğu çok taraflı ekonomik açılım stratejisiyle Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya pazarlarını birbirine bağlayan jeostratejik konumunu daha etkin değerlendirme amacını da içerdiği belirtildi. Ege Serbest Bölgesi’nin köklü üretim ve ihracat altyapısı ile Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nin gelişmekte olan yatırım ve teknoloji odaklı yapısının, bu iş birliğini tamamlayıcı unsurlar olarak öne çıkardığı kaydedildi.

Protokol metinlerinde yer alan iş birliği alanlarının, ticaret ağlarının geliştirilmesinden yatırım eşleştirmelerine, fuar organizasyonlarından lojistik entegrasyona kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığı bildirildi. Bu kapsamda, serbest bölgelerin çok taraflı ticaret ağlarının önemli bir düğüm noktası haline gelmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi