Gaziantep gastronomisinin kurumsallaşması ve uluslararası alanda tanıtılmasında kritik rol oynayan Ragıp Güzelbey’in vefatı, kentte ve gastronomi çevrelerinde derin üzüntü yarattı. Uzun yıllara yayılan çalışmalarıyla yalnızca bir araştırmacı ve yazar değil, aynı zamanda bir kültür taşıyıcısı olarak öne çıkan Güzelbey, ardında güçlü bir miras bıraktı.

1949 yılında Gaziantep’te dünyaya gelen Güzelbey, eğitim hayatına doğduğu kentte başladı. İlkokulun ardından ortaokul ve lise öğrenimini İstanbul Site Koleji’nde tamamladı. 1975 yılında Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olan Güzelbey, kısa süre diş hekimliği yaptıktan sonra ticaret ve sanayi alanına yöneldi. Ancak onun asıl iz bıraktığı alan gastronomi oldu.

Gastronomiye olan ilgisi henüz ortaöğretim yıllarında başlayan Güzelbey, bu tutkusunu yaşamı boyunca sürdürdü. Yaklaşık 57 yıl boyunca Gaziantep mutfağı başta olmak üzere dünya mutfakları üzerine araştırmalar yaptı. Bu kapsamda birçok ülkeyi ziyaret ederek farklı mutfak kültürlerini yerinde inceleyen Güzelbey, edindiği bilgi birikimini hem akademik hem de uygulamalı çalışmalarla aktardı.

Liderlik ve yönetim alanında yüksek lisans eğitimi alan Güzelbey, gastronomi alanındaki birikimini farklı platformlara taşıdı. Ulusal ve uluslararası televizyon kanallarında yemek programları hazırlayıp sunarken, çeşitli kongre ve sempozyumlarda konuşmacı olarak yer aldı. Gaziantep Üniversitesi Aşçılık Okulu’nda verdiği eğitimlerle çok sayıda öğrencinin yetişmesine katkı sağladı.

Gaziantep mutfağının kurumsallaşması sürecinde aktif rol üstlenen Güzelbey, özellikle yerel yönetimlerle yürütülen projelerde öncü isimlerden biri oldu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi adına GAMEK Aşçılık Okulu’nun sponsor kuruculuğunu üstlendi. Bunun yanı sıra Mutfak Sanatları Eğitim Merkezi (MUSEM) ve Mutfak Sanatları Merkezi (MSM) projelerinde kurucu ve yürütücü olarak görev aldı.

Gaziantep’in gastronomi alanında uluslararası alanda görünürlük kazanmasında da katkıları bulunan Güzelbey, UNESCO’nun “Yaratıcı Şehirler Ağı” sürecinde yürütülen çalışmalarda yer aldı. Yurt içi ve yurt dışında düzenlenen pek çok etkinlikte Gaziantep mutfağını temsil ederek kentin gastronomik kimliğinin tanıtımına katkı sundu.

Yazdığı eserlerle de alana önemli katkılar bırakan Güzelbey’in “Lezzet Taneleri”, “Şiveydiz” ve “Gaziantep Mutfağı” adlı kitaplarının yanı sıra, ortak çalışmalardan biri olan “Güneşin ve Ateşin Tatları” adlı eserde de imzası bulunuyor. Bu eserler, Gaziantep mutfağının kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından kaynak niteliği taşıyor.

Ragıp Güzelbey’in vefatı, yalnızca bir isim kaybı olarak değil, Gaziantep’in gastronomi belleğinde önemli bir boşluk olarak değerlendiriliyor. Kentin mutfak kültürünü sistematik biçimde ele alan, belgeleyen ve uluslararası platformlara taşıyan Güzelbey’in çalışmaları, uzun yıllar referans olmayı sürdürecek.

Cenaze programına ilişkin detayların ise önümüzdeki saatlerde netleşmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi