Konya'nın Seydişehir ilçesi yakınlarındaki Gökhöyük'te yürütülen arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan yaklaşık 5 bin yıllık küp, Erken Tunç Çağı'na ilişkin önemli veriler sunuyor. Kazı Başkanı Doç. Dr. Ramazan Gündüz, özenle ters çevrilmiş halde bulunan küpün, yerleşim alanının bilinçli şekilde terk edildiğini gösterdiğini belirtti. Üzerindeki insan figürü, hayat ağacı ve keçi kabartmalarıyla dikkat çeken eserin gündelik kullanım yerine özel ritüellerde kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.

Gökhöyük, 1950'li yıllarda arkeolog James Mellaart tarafından gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında tespit edildi. Bölgede 2002 yılında Devlet Su İşleri'nin sulama kanalı projesi kapsamında yürüttüğü çalışmalar sırasında arkeolojik buluntulara rastlanması üzerine faaliyetler durduruldu ve Konya Müze Müdürlüğü tarafından 2002-2005 yılları arasında kurtarma kazıları gerçekleştirildi.

Uzun yıllar ara verilen kazılar, 2020 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Prehistorya Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ramazan Gündüz başkanlığında yeniden başladı. Son yıllarda çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün Geleceğe Miras Projesi kapsamında sağlanan desteklerin yanı sıra Konya Büyükşehir Belediyesi ile Seydişehir Belediyesinin katkılarıyla hız kazandı.

Doç. Dr. Ramazan Gündüz, Gökhöyük'ün MÖ 7000'li yıllardan başlayarak Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Demir çağları ile MS 1000'li yıllara kadar uzanan geniş bir zaman dilimine ışık tuttuğunu belirterek, yerleşimin bölgenin günlük yaşamı, kültürü ve geleneklerine ilişkin önemli bilgiler sunduğunu ifade etti.

Küpün keşfi kazı ekibini şaşırttı

Kazı ekibinin ilk izlerine 2024 yılında rastladığı küpün, 2025 yılında yapılan kazılarla tamamen ortaya çıkarıldığını anlatan Gündüz, eserin kendileri için beklenmedik bir keşif olduğunu söyledi.

Gökhöyük'ün merkezindeki F8 Açması olarak adlandırılan alanda bulunan küpün normal kullanım biçiminden farklı olarak özenle ters çevrilmiş halde bulunduğunu belirten Gündüz, bunun sıradan bir durum olmadığını ifade etti. Gündüz, normal koşullarda küplerin ağız kısmının yukarı bakacak şekilde kullanıldığını, ancak bu örnekte küpün bilinçli biçimde ters çevrilmesinin alanın kasıtlı olarak terk edildiğine işaret ettiğini dile getirdi.

Kazı Başkanı, küpün bulunduğu yapının sivil mimariye mi yoksa kutsal bir mekâna mı ait olduğunun henüz netlik kazanmadığını, kazı çalışmalarının ilerlemesiyle bu konuda daha ayrıntılı bilgilere ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti.

Yaklaşık bir ton kapasiteye sahip

Yaklaşık 1 metre ağız açıklığına ve 120 santimetre yüksekliğe sahip olan küpün 800 ila 1000 kilogram arasında malzeme alabilecek kapasitede olduğu belirtildi.

Doç. Dr. Gündüz, böylesine büyük bir küpün gündelik kullanım amacıyla yapılmadığını düşündüklerini belirterek, eserin daha çok özel seremonilerde kullanılmış olabileceğini ifade etti. Küpün çevresindeki beş kulpun zaman zaman taşınmasına imkân sağladığını belirten Gündüz, üzerindeki bezemelerin de bunun sıradan bir depolama kabı olmadığını gösterdiğini söyledi.

İnsan figürü, hayat ağacı ve keçi kabartmaları dikkat çekiyor

Küpün ağız kısmında kaş, göz ve burun kabartmalarıyla insan siluetini andıran bir tasarımın bulunduğunu belirten Gündüz, gözlerin altında ise hayat ağacı motifinin yer aldığını söyledi. Hayat ağacının iki yanında ise ağaca tırmanan keçi figürlerinin işlendiğini aktaran Gündüz, Anadolu'nun kadim toplumlarında hayat ağacı ile keçinin bereket ve yaşamın devamlılığını simgelediğinin bilindiğini ifade etti.

Bu sembollerin aynı zamanda yaşamın sürmesini, bereketi ve bunların koruyucu bir güç tarafından gözetildiği inancını yansıttığını belirten Gündüz, yapılan incelemeler sonucunda küpün Erken Tunç Çağı 1'in sonu ya da Erken Tunç Çağı 2 dönemine tarihlendirildiğini söyledi.

Belediyeden kazı çalışmalarına destek mesajı

Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu da Gökhöyük'ün bölgenin tarihi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, kazı çalışmalarına her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti. Kazıların ilerlemesiyle birlikte bölgenin tarihine ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkarılmasının hedeflendiği belirtildi.

Kaynak: AA