Süper Lig'de ilk 4 haftada galibiyet alamayan ve 1 puanla sondan ikinci sırada yer alan Göztepe'de Başkan Rasmus Ankersen, sanal medyada taraftarların yönelttiği sorulara yanıt verdi. İzmir'in köklü kulübünde, Türk futbolunun ilk yabancı yatırımcısı Sport Republic yönetiminde 4 yıldır başkanlık görevini sürdüren Danimarkalı futbol adamı, transferlerden kulübün mali yapısına, oyuncu satışlarından Avrupa hedeflerine, altyapı yatırımlarından teknik direktör Stanimir Stoilov'un konumuna kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Sarı-kırmızılı taraftarlardan gelen yaklaşık 500 sorunun derlenmesiyle gerçekleştirilen açıklamada Ankersen, Göztepe yönetiminin yalnızca bir veya iki sezonluk sportif başarı üzerine kurulu bir plan yürütmediğini belirtti. Kulübün uzun vadede sürekli gelişmesini sağlayacak bir yapı oluşturmak istediklerini söyleyen Ankersen, sportif rekabet gücü ile finansal sürdürülebilirliği birlikte korumayı amaçladıklarını ifade etti.

“5 ila 10 yıl boyunca büyümeye devam edecek bir kulüp hedefliyoruz”

Göztepe'nin önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir şekilde büyüyebilecek bir yapıya kavuşmasını istediklerini belirten Ankersen, yönetimin temel hedefini, “Biz sadece bir veya iki sezon başarılı olan değil, önümüzdeki 5 ila 10 yıl boyunca büyümeye devam edebilecek sağlam ve güçlü bir kulüp inşa etmeyi hedefliyoruz” sözleriyle açıkladı.

Sport Republic'in 4 yıl önce Göztepe'ye yatırım yapmasıyla birlikte Türkiye'de alışılmış kulüp yönetimi modellerinin dışında bir proje oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Ankersen, bu anlayışın sportif yapılanmadan transfer stratejisine ve ekonomik modele kadar kulübün bütün alanlarına yansıdığını ifade etti.

Göztepe'nin oyun kimliğini anlattı

Ankersen, Göztepe'nin Türkiye'deki diğer kulüplerden farklı ve kendine özgü bir futbol kimliği oluşturmasını hedeflediklerini söyledi. Sarı-kırmızılı takımın yüksek tempolu, doğrudan hücumu amaçlayan ve dikey futbol anlayışını benimsemesini istediklerini ifade eden Başkan Ankersen, kadro yapılanmasının da bu oyun modeli doğrultusunda şekillendirildiğini aktardı.

Transfer politikasında kariyerinin son bölümüne yaklaşmış oyuncular yerine gelişim potansiyeline sahip genç isimlere yöneldiklerini belirten Ankersen, Göztepe'nin bu oyuncuları geliştirerek hem sportif katkı sağlamayı hem de kulübün oluşturduğu modeli devam ettirmeyi amaçladığını söyledi.

“Yıllık yaklaşık 5-6 milyon Euro işletme zararı var”

Kulübün mali yapısına ilişkin de açıklamalarda bulunan Rasmus Ankersen, Göztepe'nin kendi kendine yeten bir finansal sisteme kavuşmasının Sport Republic'in yatırım yaptığı ilk günden itibaren en önemli önceliklerinden biri olduğunu kaydetti.

İlk yatırım döneminin ardından kulübün giderlerinin kendi gelirleriyle karşılanabildiği bir düzen oluşturmak için çalıştıklarını belirten Ankersen, geçen 4 yıllık süreçte bu konuda önemli mesafe katettiklerini ifade etti. Türkiye'de hem sportif hem de kurumsal açıdan rekabetçi ve örnek gösterilen bir kulüp yapısı meydana getirmeye çalıştıklarını söyleyen Ankersen, oyuncu satışlarının da bu ekonomik modelin önemli parçalarından biri olduğunu anlattı.

Göztepe'nin yıllık yaklaşık 5 ila 6 milyon Euro işletme zararı bulunduğunu belirten Ankersen, mali sürdürülebilirliğin korunabilmesi için zaman zaman oyuncu satışlarının gerekli hale geldiğini söyledi. Ankersen, kulübün finansal açığını kapatabilmesi adına oyuncu satışlarının kaçınılmaz olabildiğini vurguladı.

Oyuncu satışlarının üç nedenini açıkladı

Ankersen, Göztepe'deki oyuncu satışlarının yalnızca ekonomik ihtiyaçlar nedeniyle yapılmadığını, kararların üç temel gerekçeye dayandığını belirtti. Bunların ilkini kulübün yıllık işletme açığının kapatılması olarak açıklayan Ankersen, ikinci nedenin ise Avrupa'nın önemli liglerinden futbolculara gelen cazip transfer teklifleri olduğunu söyledi.

Oyuncuların kariyerlerinde daha üst seviyelere çıkma hedeflerinin önüne geçmenin takım içindeki motivasyonu olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Ankersen, uygun şartların oluşması halinde futbolcuların kariyer planlarına da saygı gösterdiklerini aktardı.

Ankersen, oyuncu satış politikasının üçüncü ayağının ise Göztepe'nin genç ve gelişime açık futbolcular için cazip bir kulüp haline gelmesi olduğunu kaydetti. Genç oyuncuların Göztepe'yi gelişimlerini sürdürebilecekleri ve başarılı performans göstermeleri halinde daha üst seviyelere transfer olabilecekleri bir basamak olarak görmelerinin yeni yeteneklerin kulübe kazandırılmasında önemli avantaj sağladığını belirtti.

“Gidip hazır bir Romulo satın alamayız”

Transfer politikasına ilişkin değerlendirmelerinde geçen sezon Leipzig'e satılan Romulo'yu örnek gösteren Ankersen, yüksek bedelle satılan bir oyuncunun ardından aynı miktarda para harcayarak hazır bir futbolcu almanın Göztepe modeline uygun olmadığını söyledi.

Ankersen, “10 milyona sattığımız bir oyuncunun yerine 10 milyon harcayamayız. Gidip hazır bir Romulo satın alamayız. Romulo'yu henüz kimse fark etmemişken almalı, o potansiyeli görmeli ve ardından o potansiyeli gerçek bir oyuncuya dönüştürmeliyiz. Göztepe'deki modelimiz bu” ifadelerini kullandı.

Bu modelin belirli riskleri de beraberinde getirdiğini kaydeden Ankersen, genç ve potansiyelli futbolcuların tamamında aynı başarı seviyesine ulaşmanın mümkün olmadığını ifade etti. Transfer süreçlerinde hatalar yapılabileceğini ve her oyuncunun beklenen seviyeye çıkamayabileceğini belirten Ankersen, buna rağmen son iki yılda kulübe katılan ve özgeçmişleri ilk bakışta çok etkileyici görünmeyen birçok futbolcunun Göztepe adına başarılı performans sergilediğini söyledi.

Göztepe'nin ana hedefi Avrupa kupaları

Göztepe'nin temel sportif hedefinin Avrupa kupalarında mücadele etmek olduğunu açıklayan Rasmus Ankersen, bu hedef doğrultusunda ilerlerken kulübün mali disiplininden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Türkiye'deki bazı rakiplerin tek bir futbolcu için Göztepe'nin tüm kadro bütçesinden daha fazla kaynak ayırabildiğine dikkat çeken Ankersen, sarı-kırmızılı kulübün bu ekonomik rekabet ortamında farklı bir yöntem izlediğini söyledi.

Ankersen, Avrupa hedefi doğrultusunda rekabetçi bir kadro kurmak istediklerini ancak bunu kulübün geleceğini tehlikeye atacak harcamalar yapmadan gerçekleştireceklerini ifade etti. Göztepe yönetiminin amacının kısa süreli sportif başarılar yerine gelecek 5 ila 10 yıllık döneme yön verecek sağlam bir sistem oluşturmak olduğunu belirtti.

Adana Demirspor örneğini verdi

Aşırı harcamalarla kısa vadeli başarı arayışının kulüpler açısından oluşturabileceği risklere de değinen Ankersen, Adana Demirspor'u örnek gösterdi. Ankersen, “Birkaç sezon boyunca aşırı harcama yapıp ardından iki kez küme düşen bir Adana Demirspor örneği gibi olmak kesinlikle istemiyoruz” dedi.

Göztepe'nin sportif hedefleri arasında rekabetçi bir takım oluşturmanın, Avrupa kupalarına katılmanın ve elde edilen başarıları kalıcı hale getirmenin bulunduğunu kaydeden Ankersen, yönetim olarak bütün bunların kulübün mali yapısı tehlikeye atılmadan gerçekleştirilebileceğine inandıklarını ifade etti.

“Kadro derinliği geçen yıldan güçlü”

Sezon başlangıcını da değerlendiren Göztepe Başkanı Rasmus Ankersen, sakatlıklar nedeniyle bazı mevkilerde uyum sorunları yaşandığını belirtti. Buna karşın mevcut kadronun derinliğinin geçen sezona göre daha güçlü olduğunu ifade eden Ankersen, takımın oluşturulan plan doğrultusunda gelişimini sürdürmesini beklediklerini aktardı.

Genç oyunculara şans verme üzerine kurulu bir modelin dönem dönem sportif dalgalanmaları beraberinde getirebileceğini belirten Ankersen, kulübün bu yaklaşımından vazgeçmeyeceğini ifade etti.

Dünya standartlarında akademi hedefi

Altyapı ve tesisleşme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Ankersen, Göztepe'nin gelecekte kendi oyuncularını yetiştiren daha güçlü bir akademi sistemine kavuşmasını hedeflediklerini söyledi.

Arazi tahsis süreçlerinin devam ettiğini belirten Danimarkalı başkan, kulüp bünyesinde dünya standartlarında bir akademi oluşturma konusundaki kararlılıklarının sürdüğünü kaydetti. Genç futbolcuların gelişimine yatırım yapılmasının kulübün uzun vadeli planının temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

“Stoilov transferde tam yetki ve onay sahibi”

Başkan Ankersen, teknik direktör Stanimir Stoilov'un transfer çalışmalarındaki rolüne ilişkin soruları da yanıtladı. Bulgar teknik adamın transfer süreçlerinde tam yetki ve onay sahibi olduğunu belirten Ankersen, Stoilov'a duydukları güvenin tam olduğunu söyledi.

Ankersen, teknik direktör ile yönetimin transfer konusunda birlikte hareket ettiğini ifade ederken, taraftarlardan da zorlu dönemlerde takıma ve futbolculara destek vermelerini istedi.

Stoilov'un önemli bir teklifi reddettiğini açıkladı

Sezon başında adı Fenerbahçe ile anılan Stanimir Stoilov hakkında da konuşan Ankersen, deneyimli teknik direktörün Göztepe'de kalmak amacıyla Türkiye'nin büyük kulüplerinden birinden aldığı önemli bir teklifi geri çevirdiğini söyledi.

Ankersen, “Kendisine büyük bir saygı borçlu olduğumuzu düşünüyorum. Son iki sezonda elde ettiğimiz başarılarda en önemli itici güçlerden biri kendisi oldu. Bu yaz, Göztepe projesine olan bağlılığı nedeniyle Türkiye'nin büyük kulüplerinden birinden gelen önemli bir teklifi reddetti. Kendisine büyük bir saygı borçluyuz. Benim tam desteğime sahip ve bundan sonra da bu desteğe sahip olmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.

Rasmus Ankersen'in açıklamalarında, Göztepe yönetiminin önümüzdeki dönemde genç ve gelişime açık oyuncular üzerine kurulu transfer politikasını sürdürmesi, mali disiplini koruması, altyapı ve tesis yatırımlarını devam ettirmesi ve Avrupa kupalarında mücadele edecek kalıcı bir sportif yapı oluşturması yönündeki hedefler öne çıktı.

Kaynak: DHA