ABD'de gerçekleştirilen yeni bir nörobilim araştırması, burundan nefes alma biçimi ile kaygı arasındaki bağlantıya ilişkin yeni bulgular ortaya koydu. Bilim insanları, burun ile beyin arasında doğrudan çalışan ve nefes alma hızına göre sinyal ileten bir sinir devresi belirledi.

Fareler üzerinde gerçekleştirilen deneylerde, burun boşluğunda bulunan koku alma duyusu nöronlarının yalnızca kokuları algılamadığı belirlendi. Araştırmaya göre bu nöronlar, burundan içeri giren hava akımını da algılayabiliyor.

Nefesin hızı amigdalaya sinyal gönderiyor

Çalışmada elde edilen verilere göre burundan çekilen havanın sıklığına ilişkin bilgiler, koku soğancığı üzerinden beynin duygu ve stresle ilişkili bölgesi olan amigdalaya doğrudan iletiliyor.

Araştırmacılar, tespit edilen sinir yolunun çift yönlü çalıştığını belirledi. Bulgular, burundan alınan nefesin sıklığı ve hızının kaygı seviyesiyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.

Hızlı ve yavaş nefeste farklı sonuçlar gözlemlendi

Fare deneylerinde burundan hızlı ve yüzeysel nefes almanın kaygı benzeri davranışları tetiklediği gözlemlendi. Yavaş ve derin nefes alındığında ise sinir iletiminin dengelendiği ve sakinleşmeyle ilişkili sonuçların ortaya çıktığı belirtildi.

Bulgular, nefes alma biçiminin beyin üzerindeki etkisinin yalnızca dolaylı mekanizmalarla değil, burun ile beyin arasındaki doğrudan sinir bağlantısıyla da gerçekleşebileceğini gösterdi.

Bulguların insanlarda doğrulanması gerekiyor

Araştırmanın sonuçları henüz hayvan modellerine dayanıyor. Bu nedenle elde edilen bulguların insanlarda yapılacak çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.

Uzmanlar, ağız yerine burundan ve yaklaşık yarı yarıya daha yavaş nefes almanın kaygının kontrol edilmesinde doğal ve etkili bir yöntem olabileceğini aktardı. Ancak yöntemin insanlarda kaygı tedavisindeki etkinliğinin belirlenebilmesi için yeni araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.

Kaynak: DHA