Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Meslek Fabrikası binasının boşaltılması için gönderilen tebligat sonrası başlayan tartışmalara, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nden destek geldi. Oda yönetimi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bulunduğu tarihi binada yaptığı açıklamada, söz konusu tescil işleminin yasal dayanak taşımadığı görüşünü dile getirdi.
“Meslek Fabrikası’nın seçilmesi manidar”
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Nejat Toscalı, bir taşınmazın vakıf adına tescil edilebilmesi için ilgili vakıf tarafından inşa edilmiş olması gerektiğini vurguladı. Meslek Fabrikası olarak kullanılan yapının vakıf tarafından inşa edilmediğinin ve bakım-onarım ile restorasyon çalışmalarının belediye tarafından yürütüldüğünün belgelerle ortaya konulduğunu ifade eden Toscalı, geçmişte ödenen taviz bedeliyle tapu üzerindeki şerhlerin kaldırıldığını hatırlattı. Bu şartlara rağmen Bayezid Baba Vakfı adına yapılan tescilin hukuka aykırı olduğunu değerlendirirken, son dönemde benzer uygulamaların arttığını ve özellikle yüksek rant potansiyeline sahip bölgelerde bu tür girişimlerin dikkat çektiğini belirtti. Oda olarak süreci yakından takip edeceklerini ifade etti.
“Vakıf ile ilişkisi yok”
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi adına açıklama yapan yönetim kurulu üyesi Ali Kemal Karayel de Meslek Fabrikası binasının geçmişine ilişkin bilgiler paylaştı. Yapının özel şahıslar tarafından ticari amaçla inşa edildiğinin devlet arşivlerinde yer aldığını aktaran Karayel, herhangi bir vakıfla bağlantısını gösteren belge bulunmadığını dile getirdi. Binanın kamulaştırma ve kadastro süreçlerinin ardından 1940 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiğini hatırlatarak, vakıf adına yapılan tescil işleminin gerekli koşullar oluşmadan gerçekleştirildiğini savundu. Hukuki süreçte önce tescil yapılıp ardından araştırma başlatılmasının da usule aykırı olduğunu kaydetti.
“Süreç yakından izlenecek”
Oda yönetimi, Meslek Fabrikası’nın yanı sıra Egemenlik Evi ve Tepecik’teki diğer taşınmazlara ilişkin gelişmeleri de takip edeceklerini duyurdu. Yapılan açıklamada, tüm belgeler ve mevcut mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde söz konusu yapıların mülkiyetinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğu görüşü paylaşıldı.




