Küresel ticaret akışını doğrudan etkileyen gelişmeler sonrası kamuoyunda alternatif lojistik hatlara yönelik ilgi arttı. Vatandaşlar, Hürmüz Boğazı yerine hangi rotaların devreye alınacağını araştırıyor. Peki, Hürmüz Boğazı'nın alternatifi ne, hangi güzergah kullanılacak?
Hürmüz Boğazı'nın alternatifi ne?
Küresel deniz ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda Mart 2026 itibarıyla artan askeri gerilim ve güvenlik tehditleri, lojistik operasyonları ciddi şekilde etkiledi. Bu gelişmeler üzerine Fransız lojistik şirketi CMA CGM, tedarik zincirinde kesinti yaşanmaması amacıyla alternatif taşımacılık çözümlerini uygulamaya aldı. Şirket, deniz, kara ve demiryolu ağlarını bir araya getiren çok modlu taşımacılık sistemleriyle bölgedeki operasyonlarını sürdürmeyi hedefliyor.
Körfez’e alternatif giriş noktaları oluşturuldu
CMA CGM, Hürmüz Boğazı’na bağlı riskleri azaltmak amacıyla Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Khor Fakkan ve Fujairah ile Umman’daki Sohar limanlarını yeni giriş noktaları olarak konumlandırdı. Bu limanlara ulaşan yükler, karayolu ve demiryolu bağlantıları aracılığıyla BAE’nin önemli ticaret merkezleri olan Khalifa ve Jebel Ali’ye taşınıyor. Böylece Basra Körfezi’ne yönelik sevkiyatlar, riskli deniz geçişlerine ihtiyaç duyulmadan daha güvenli bir şekilde gerçekleştiriliyor.
Hangi güzergah kullanılacak?
Alternatif lojistik planının önemli bir ayağını Suudi Arabistan üzerinden kurulan kara taşımacılığı ağı oluşturuyor. Kızıldeniz kıyısındaki Cidde Limanı, Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakan bir güzergâh sunarak Asya ile Akdeniz arasındaki ticaret akışının sürdürülmesine katkı sağlıyor. Cidde’ye ulaşan konteynerler, kara yoluyla ülkenin doğusundaki Dammam üzerinden BAE, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Irak gibi ülkelere ulaştırılıyor. Bu sistem, bölgedeki ticaretin kesintiye uğramadan devam etmesine olanak tanıyor.
Umman bağlantılarıyla yedek koridor oluşturuldu
Şirketin devreye aldığı bir diğer alternatif ise Umman limanları üzerinden kurulan lojistik hatlar oldu. Umman’daki liman altyapısı, hem deniz hem kara taşımacılığıyla entegre edilerek bölgedeki sevkiyatlara ek bir güvenlik katmanı sağlıyor. Bu güzergâh, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve kuzey Körfez ülkelerine yapılan taşımalar için yedek bir koridor işlevi görüyor.





