İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik mali soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan davanın ilk duruşması, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Duruşma Salonu’nda yapıldı. Davada, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 106’sı tutuklu toplam 402 sanık yer alıyor. İddianamede 143 eylem ve 17 ayrı suçlama bulunuyor. Duruşma öncesinde cezaevi çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı, araç yoğunluğu dikkat çekti.

Duruşma öncesi salonda ve çevresinde hareketlilik yaşandı

Duruşma öncesinde Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile oğlu Selim İmamoğlu da Silivri’ye geldi. İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ve çok sayıda siyasetçi ile hukukçu da duruşmayı takip etmek üzere bölgede bulundu. Basın mensupları için ayrılan bölüm kısa sürede dolarken, salonda yer bulamayan gazeteciler için ayrı takip alanları oluşturuldu. Avukatların salona girişinde uzun kuyruklar oluştu.

Duruşmanın başlangıcında usule ilişkin tartışmalar çıktı

Mahkeme heyeti saat 11.00’de salona geldi ve duruşmanın işleyişine ilişkin bilgilendirme yaptı. Mahkeme başkanı, duruşmaların pazartesi ve perşembe günleri görüleceğini, görüntü ve ses kaydı alınmaması gerektiğini belirtti. Duruşmanın başında Ekrem İmamoğlu’nun söz alma talebiyle birlikte mahkeme heyeti ile savunma tarafı arasında gerginlik yaşandı. Ardından mahkeme başkanı, duruşma düzenine ilişkin uyarılarda bulundu ve benzer davranışların sürmesi halinde sanığın salondan çıkarılabileceğine yönelik ara karar kuruldu.

Mahkeme heyeti ara verdi, duruşma daha sonra yeniden başladı

Usule ilişkin taleplerin alınması sırasında salonda yeni tartışmalar yaşandı. Mahkeme başkanı, yaşanan gelişmelerin ardından salonun boşaltılmasına karar vererek duruşmadan ayrıldı. Bu sırada izleyicilerin salondan çıkarılmasına başlandı. Verilen arada Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ile bazı avukat ve siyasetçilerin mahkeme heyetiyle görüşme girişimlerinde bulunduğu aktarıldı. Duruşmaya saat 13.30’a kadar ara verildi, ancak ikinci bölüm yarım saatlik gecikmeyle başladı.

İkinci bölümde talepler ve itirazlar ele alındı

Aranın ardından duruşma, Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan’ın avukatı Hasan Fehmi Demir’in usule ilişkin talepleriyle sürdü. Demir, duruşmanın ağır güvenlik önlemleri altında başladığını söyledi ve yargılama koşullarına ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Daha sonra İmamoğlu’nun avukatları Hasan Fehmi Demir ile Fikret İlkiz, reddi hakim talebinde bulundu. Fatih Keleş, Buğra Gökce, Ramazan Gülten ve Aykut Erdoğdu’nun avukatları da bu talebe katıldıklarını açıkladı. Avukatlar, duruşmanın usule uygun başlamadığını savundu.

İlk gün sonunda reddi hakim talebi kabul edilmedi

Duruşma devam ederken sanık kimlik tespitine ve iddianamenin özetinin okunmasına geçilemediği belirtildi. Savcılık ara mütalaasında reddi hakim ve tefrik taleplerinin reddedilmesini istedi. Mahkeme başkanı da sanık avukatlarının reddi hakim ve tefrik taleplerini, duruşmayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle reddetti. Böylece davanın ilk celsesi tamamlandı. Mahkeme, yargılamanın ertesi gün kimlik tespitiyle süreceğini bildirdi.

Soruşturma süreci ve iddianamenin kapsamı

Metinde yer alan bilgilere göre, Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diploması 18 Mart’ta iptal edildi, 19 Mart sabahı ise evinde gözaltına alındı. Aynı operasyon kapsamında Murat Ongun, Buğra Gökce, Tuncay Yılmaz ve Murat Abbas’ın da aralarında bulunduğu isimler gözaltına alındı. 23 Mart’ta İmamoğlu’nun da bulunduğu 20 kişi tutuklandı; sonraki süreçte operasyonlar sürdü ve toplam tutuklu sayısının 106’ya ulaştığı belirtildi. İddianame, soruşturmanın 237 gün sonunda tamamlanmasıyla hazırlandı.

Davanın yapısı ve yargılama takvimi

İddianamede 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrollü, 7’si yakalama emriyle aranan toplam 402 sanık yer alıyor. Metne göre, sanıklar hakkında 143 farklı eylem kapsamında 17 ayrı suçlama yöneltildi. İddianamede 15 gizli tanık bulunduğu, etkin pişmanlıktan yararlanan kişi sayısının ise 76 olarak açıklandığı aktarıldı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianameyi 25 Kasım 2025’te kabul ettiği, ilk duruşma tarihini ise 9 Mart 2026 olarak belirlediği ifade edildi.

Duruşma düzeni ve güvenlik tedbirleri

Mahkemenin talimat yazısında, duruşma salonuna girişlerin kartlı sistemle yapılacağı, sanıklar, avukatlar, tanıklar, basın mensupları ve görevliler için ayrı giriş kartları hazırlanacağı belirtildi. Basın mensupları için sayı ve temsil sınırlaması getirildiği, salonda yer kalmaması halinde ayrı bir alandan ekranla takip imkanı sağlanacağı bildirildi. Ayrıca sesli ve görüntülü kayıt yasağı hatırlatıldı. Silivri Kaymakamlığı’nın da 1 Mart–31 Mart 2026 tarihleri arasında cezaevi yerleşkesi ve çevresinde bazı eylem ve faaliyetleri yasakladığı metinde yer aldı.

Kaynak: Cumhuriyet