Hatay’da ailesinin evinde hayatını kaybettiği belirtilen Karadeniz Teknik Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi İlayda Zorlu için Ankara ve İstanbul’da düzenlenen eylemlere polis müdahalesi yaşandı. Olayın ardından kamuoyunda çeşitli iddialar tartışılmaya devam ederken, öğrencilerin düzenlediği protestolarda gözaltılar olduğu bildirildi.

İlayda Zorlu’nun, polis memuru babasına ait beylik tabancadan çıkan kurşunla yaşamını yitirdiği belirtilirken, 17 Nisan’da hayatını kaybettiği duyurulan olay yerel basında “intihar” olarak yer aldı. Zorlu’nun ölümü sonrası Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla Ankara ve İstanbul’da eylemler gerçekleştirildi.

Ankara’da Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen öğrencilerin protestosuna polis müdahale etti. Müdahale sırasında bazı öğrencilerin gözaltına alındığı, BirGün tarafından aktarıldı. Ayrıca biber gazından etkilenen bir kişinin hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Eylemde öğrenciler, “Siz İlayda’nın ailesini aradığınızı inkar edebilir misiniz? Biz kadınlar ölmesin dedik, yoksul mahallelerde çocuklara eğitim verdik, karanlığınıza direndik. Biz hiçbir şeyi inkar etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

İstanbul’da ise Kadıköy’de bulunan Süreyya Operası önünde toplanan öğrenciler polis ablukasıyla karşılaştı. Bölgeye çok sayıda polis aracı sevk edilirken, öğrencilerin alandaki bekleyişlerini ablukada sürdürdüğü görüldü.

Öğrenci Kolektifleri tarafından yapılan açıklamada, İlayda Zorlu’nun üniversite ve kadın eylemlerine katıldığı gerekçesiyle polis tarafından aile üyelerinin arandığı öne sürüldü. Açıklamada, bu sürecin ardından Zorlu’nun ailesi içinde tehditlere maruz kaldığı iddia edildi.

Açıklamada, “Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi sıra arkadaşımız İlayda Zorlu intihar etmedi, devlet eliyle katledildi. Dün arkadaşımız İlayda Zorlu aile evinde katledildi. Üzgünüz, öfkeliyiz. Arkadaşımızın hayattan koparılması yerel basına intihar olarak geçti. Ancak arkasında bambaşka bir gerçek var” ifadelerine yer verildi.

Ayrıca açıklamada, “Arkadaşımızın ailesi polis tarafından ‘Kızınız eylemlere, 8 Mart yürüyüşüne katılıyor’ denilerek provoke edilmiş, arkadaşımız aile içinde tehditlerine maruz kalmış ve bu sürecin sonunda hayattan koparılmıştır” iddiası da paylaşıldı.

Kaynak: Haber Merkezi