Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla indirimli satış reklamlarına yönelik denetimlerini sürdürürken, 1 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle indirim öncesi fiyatların belirlenmesinde yeni kurallar uygulanmaya başladı. Düzenleme kapsamında yanıltıcı indirim oranları, gerçeği yansıtmayan eski fiyatlar, kampanya koşullarının gizlenmesi ve eksik stok bilgileri incelemeye alınırken, mevzuata aykırı reklamlar için 108 bin 370 liradan 39 milyon 916 bin 524 liraya kadar idari para cezası uygulanabiliyor.
Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması ve indirimli satış reklamlarında yanıltıcı uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla yürütülen denetimlere ilişkin açıklama yaptı. Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yapılan ve 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren değişiklikle özellikle indirimli satış reklamlarında kullanılan fiyat bilgilerinin gerçeği yansıtması ve tüketicilerin satın alma kararlarını doğru bilgilere dayanarak verebilmesi amaçlanıyor.
Bakanlık açıklamasında, tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen indirim reklamlarının gerçek, açık, anlaşılır ve doğrulanabilir olmasının zorunlu olduğu belirtildi. İndirim adı altında tüketicileri yanıltan, gerçekte olduğundan daha yüksek oranda indirim yapıldığı algısı oluşturan veya kampanya şartlarını tüketicilerden gizleyen uygulamalara yönelik denetimlerin hem geleneksel mecralarda hem de dijital platformlarda sürdürüldüğü bildirildi.
Bakanlık, yeni düzenleme ve ardından başlatılan inceleme süreciyle tüketicilerin indirim adı altında yanıltılmasının önüne geçilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Denetimlerde indirimli satış reklamlarında kullanılan fiyatların yanı sıra kampanyaların tüketiciye nasıl sunulduğu ve kampanya şartlarının açık biçimde belirtilip belirtilmediği de değerlendirilecek.
İndirim öncesinde son 10 günün en düşük fiyatı esas alınacak
Yeni düzenlemenin en önemli başlıklarından birini indirimden önceki fiyatın nasıl belirleneceğine ilişkin değişiklik oluşturdu. Buna göre, indirimli satışın başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içerisinde uygulanan en düşük fiyat, indirimden önceki fiyat olarak esas alınacak.
Düzenlemeyle kısa süre içerisinde bir ürünün fiyatının yükseltilmesinin ardından yüksek oranlı indirim yapılmış görüntüsü verilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Bakanlık, fiyatın önce yükseltilip ardından indirim uygulanması yoluyla gerçekte olduğundan daha yüksek bir indirim oranı bulunduğu izlenimi yaratan uygulamaların engelleneceğini bildirdi.
Açıklamada, tüketicinin karşısına gerçekte uygulanmamış veya mevcut durumu yansıtmayan bir fiyatın "eski fiyat" olarak çıkarılması yoluyla yüksek indirim algısı yaratılmasına izin verilmeyeceği vurgulandı.
Yeni uygulama kapsamında indirim öncesindeki fiyatın belirlenmesinde son 10 günlük dönemin en düşük fiyatı dikkate alınacak. Böylece tüketicilere sunulan indirim oranının, kısa süre önce yapay biçimde yükseltilmiş bir fiyat üzerinden hesaplanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Çabuk bozulan ürünler ve hizmetler için farklı uygulama
Düzenlemede meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen ürünler ile hizmetler için farklı bir uygulamaya yer verildi. Buna göre, söz konusu ürünler ve hizmetlerde indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınarak reklam yapılabilecek.
Yeni düzenlemenin kapsamı yalnızca doğrudan indirim oranının belirtildiği kampanyalarla da sınırlı olmayacak. "Yüzde 50 indirim" gibi doğrudan indirim ifadelerinin kullanıldığı kampanyaların yanı sıra tüketiciye indirim veya başka bir fayda sağlanmasının belirli bir şartın yerine getirilmesine bağlandığı "şartlı satış reklamları" da indirimli satış reklamlarına ilişkin hükümlere tabi tutulacak.
Böylece tüketiciye sunulan avantajın belirli şartlara bağlandığı kampanyalar da indirimli satışlara ilişkin düzenlemeler kapsamında değerlendirilecek.
Kampanyanın gerçek niteliğini gizleyen uygulamalar incelenecek
Ticaret Bakanlığı açıklamasında, tüketicilerin kampanyanın gerçek niteliğini açık bir şekilde anlayabilmesini engelleyen uygulamaların da denetim kapsamına alınacağı bildirildi. Bir kampanyanın gerçekte olduğundan daha avantajlı bir teklif içerdiği izlenimini oluşturan uygulamalar da incelemeye tabi tutulacak.
Bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu tarafından yürütülen denetimlerde, gerçekte uygulanmayan yüksek indirim oranlarının kullanılması mevzuata aykırı uygulamalar arasında değerlendiriliyor. İndirim kapsamında bulunan ürünlerin açıkça belirtilmemesi de yaptırıma konu olabilecek uygulamalar arasında yer alıyor.
Denetimlerde ayrıca indirimli satışın başlangıç ve bitiş tarihlerinin gösterilip gösterilmediği, tüketicilere stok bilgilerinin doğru şekilde sunulup sunulmadığı ve indirim öncesindeki fiyatın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı inceleniyor. Bu tür uygulamaların mevzuata aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde sorumlular hakkında idari yaptırım uygulanıyor.
Cezalar 39 milyon 916 bin liraya kadar çıkabiliyor
Reklam Kurulu, aldatıcı reklamlara ilişkin denetimleri sonucunda reklamların durdurulmasına karar verebiliyor. Kurul ayrıca aykırılığın haksızlık içeriğini dikkate alarak reklamın gerçekleştirildiği mecraya göre idari para cezası uygulayabiliyor.
Bakanlığın açıklamasına göre, yasada belirlenen alt ve üst sınırlar doğrultusunda aldatıcı reklamlar hakkında uygulanabilecek idari para cezaları 108 bin 370 lira ile 39 milyon 916 bin 524 lira arasında değişiyor.
Bu kapsamda gerçekte uygulanmayan yüksek indirim oranlarından indirim kapsamındaki ürünlerin açıkça gösterilmemesine, kampanyaların başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirtilmemesinden stok bilgilerinin doğru şekilde sunulmamasına kadar farklı uygulamalar Reklam Kurulunun denetimine tabi tutuluyor. İndirim öncesindeki fiyatın gerçeği yansıtmaması da mevzuata aykırılık kapsamında değerlendiriliyor.
Düzenleme yalnızca indirimli satışları kapsamıyor
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yapılan ve 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giren değişiklikler yalnızca indirimli satış reklamlarıyla sınırlı tutulmadı. Yeni düzenlemeyle reklamcılık ve pazarlama alanındaki farklı uygulamalara ilişkin de yeni kurallar getirildi.
Düzenleme kapsamında hedefli reklamcılık, yapay zekayla oluşturulan reklamlar, sosyal medya etkileyicileri tarafından gerçekleştirilen ticari tanıtımlar, çevresel beyanlar ve tüketici değerlendirmelerine yönelik yeni kurallar yürürlüğe girdi.
Ticaret Bakanlığı, temel önceliğinin tüketicilerin doğru ve eksiksiz bilgiye ulaşmasını sağlamak, ekonomik menfaatlerini korumak ve piyasada adil rekabet şartlarını güçlendirmek olduğunu bildirdi.
Bakanlık, bu çerçevede tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla başta indirimli satış reklamları olmak üzere tüm ticari reklam ve uygulamalara yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı.





