İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı saldırıların ardından çatışmalar hızla genişleyerek Ortadoğu’nun farklı bölgelerine yayıldı. İran’ın misilleme saldırılarıyla birlikte Lübnan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Kıbrıs gibi birçok ülke doğrudan veya dolaylı şekilde çatışmaların etkisi altına girdi. Savaşın kısa sürede bölgesel bir krize dönüşmesi hem güvenlik hem de ekonomi açısından ciddi endişelere yol açtı.
Tahran ve birçok İran şehri hedef alındı
İsrail ordusu, saldırıların özellikle İran’daki askeri tesisler ve yönetim merkezlerini hedef aldığını açıkladı. BBC’nin doğruladığı görüntülere göre başkent Tahran’da en az 13 farklı noktada saldırı düzenlendi. İran genelinde ise 12 farklı şehirde patlamalar ve bombardıman görüntüleri tespit edildi. Saldırıların hedef aldığı bölgeler arasında Kirmanşah, Kum, İsfahan, Tebriz ve Karaj’daki askeri tesisler ile ülkenin güneyinde bulunan Konarak’taki deniz kuvvetleri tesisleri bulunuyor. Uydu görüntülerinde İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in konutunun bulunduğu bölgede yoğun duman yükseldiği görüldü.
İran yönetimi ayrıca ülkenin güneyindeki Minab kentinde bir kız okulunun vurulduğunu ve saldırıda yaklaşık 170 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Birleşmiş Milletler olayla ilgili uluslararası bağımsız soruşturma çağrısı yaptı.
Lübnan’da Hizbullah hedef alındı
Savaşın etkisi Lübnan’a da sıçradı. İsrail ordusu, Hizbullah’a ait hedefleri vurmak amacıyla Beyrut’ta hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda en az 40 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu saldırılar, İran destekli Hizbullah’ın İsrail’in Hayfa kentine roket ve insansız hava araçları göndermesinin ardından gerçekleşti. İsrail özellikle Beyrut’un güneyinde Hizbullah’ın güçlü olduğu bölgeleri ve havalimanı çevresini hedef aldı.
İran’dan bölge ülkelerine füze ve İHA saldırıları
İran ise saldırılara karşılık olarak İsrail’in yanı sıra bölgede ABD’nin askeri varlığının bulunduğu ülkelere yönelik saldırılar düzenledi. Açık kaynaklı istihbarat verilerine göre İran, çatışmanın ilk iki gününde Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Ürdün’e yaklaşık 400 füze ve bin civarında insansız hava aracı fırlattı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde meydana gelen patlamalarda en az üç kişi hayatını kaybetti. Kuveyt de bir ölüm vakası olduğunu açıkladı. Kuveyt’teki Ali el-Salem hava üssünün balistik füzelerle hedef alındığı ancak füzelerin etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Suudi Arabistan’da petrol tesisleri vuruldu
3 Mart’ta Suudi Arabistan’ın önemli petrol tesislerinden biri olan Ras Tanura rafinerisi de saldırıların hedefi oldu. Ülkenin devlet petrol şirketi Aramco tarafından işletilen tesiste çıkan yangının kontrol altına alındığı açıklandı. Rafinerinin günlük üretim kapasitesinin yaklaşık 550 bin varil olduğu belirtilirken saldırı sonrası tesisin geçici olarak kapatıldığı duyuruldu. Aynı gün başkent Riyad’daki ABD Büyükelçiliği de iki insansız hava aracıyla hedef alındı ve küçük çaplı bir yangın meydana geldi.
ABD üsleri ve askeri varlığı da hedefte
İran’ın saldırıları bölgede bulunan ABD askeri üslerini de etkiledi. Bahreyn’de ABD Donanması’na ait Beşinci Filo’nun bulunduğu deniz üssüne insansız hava aracı saldırısı düzenlendi. Saldırı sonucu büyük bir yangın çıktığı ve dört kişinin yaralandığı bildirildi. Irak’ın Erbil kentinde ise ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin kullandığı havaalanı üzerinde üç insansız hava aracının düşürüldüğü açıklandı. ABD Merkez Komutanlığı ayrıca “dost ateşi” sonucu üç savaş uçağının yanlışlıkla düşürüldüğünü ve mürettebatın güvenli şekilde kurtarıldığını duyurdu.
Kıbrıs’taki İngiliz üssü de hedef alındı
Çatışmanın etkisi Doğu Akdeniz’e de ulaştı. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, İran’a ait bir insansız hava aracının İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait Akrotiri üssüne düştüğünü açıkladı. Saldırıda can kaybı yaşanmazken üste sınırlı hasar meydana geldi. İngiltere Savunma Bakanlığı bölgede güvenlik önlemlerinin artırıldığını ve askeri personelin ailelerinin tahliye edileceğini duyurdu. Kıbrıs yönetimi ayrıca üsse yönelen iki insansız hava aracının daha engellendiğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı krizi enerji piyasalarını etkiledi
Çatışmanın küresel ekonomiye etkileri de hızla hissedilmeye başladı. Küresel petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riski nedeniyle enerji fiyatları yükseldi. Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz üreticilerinden biri olan Katar Enerji’nin üretimi durduracağını açıklamasının ardından Avrupa’da doğalgaz fiyatları yüzde 30’dan fazla arttı. Katar, küresel LNG arzının yaklaşık beşte birini karşılıyor. Uzmanlar, Ortadoğu’daki çatışmaların genişlemesi halinde hem enerji piyasalarında hem de küresel ticarette daha büyük dalgalanmaların yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.




