CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye’de artarak devam eden iş cinayetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Türeli, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki mevcut sistemin yetersiz kaldığını vurguladı.

“İş sağlığı sorunu kronik toplumsal yara haline geldi”

Türeli, yaptığı açıklamada Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği sorununun yalnızca bürokratik eksiklik olmadığını, her yıl binlerce işçinin yaşamını yitirdiği kronik bir toplumsal problem haline dönüştüğünü ifade etti. 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın aradan geçen 13 yıla rağmen iş cinayetlerini önleyemediğini belirten Türeli, kamuoyunda artık “iş cinayetleri” olarak anılan tablonun, yasal düzenlemelerin sahada karşılık bulmadığını ortaya koyduğunu söyledi.

13 yılda 25 binden fazla ölüm

İSİG Meclisi verilerine dikkat çeken Türeli, 2013-2026 Nisan döneminde toplam 25 bin 49 işçinin iş cinayetleri nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı. Verilere göre yalnızca 2025 yılında 2 bin 105 işçi hayatını kaybederken, 2026 yılının ilk dört ayında 189 ölüm kayıtlara geçti. Türeli, bu rakamların mevcut iş sağlığı ve güvenliği sisteminin iş cinayetlerini azaltmada etkili olmadığını gösterdiğini savundu.

“Piyasa odaklı denetim sistemi işlemiyor”

Mevcut sistemin temel sorunlarından birinin denetim mekanizmasının piyasa koşullarına bırakılması olduğunu belirten Türeli, iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimlerinin ücretlerini doğrudan işverenden almasının çıkar çatışmasına yol açtığını ifade etti. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin büyük ölçüde Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) üzerinden yürütüldüğünü hatırlatarak, işvereni denetlemekle yükümlü profesyonellerin ekonomik bağımlılık nedeniyle etkin denetim yapamadığını öne sürdü.

Kamu katılımı sürekli erteleniyor

Türeli, kamu kurumlarının iş sağlığı ve güvenliği sistemine dahil edilmesine yönelik düzenlemelerin sürekli ertelendiğini belirterek, bunun siyasi iradenin kararsızlığını gösterdiğini ileri sürdü. Kamu denetiminden uzak, özel sektöre bırakılmış sistemin sürdürülebilir olmadığını ifade ederek, mevcut yapının maliyetini işçilerin canıyla ödediğini kaydetti.

“Sistem revize edilmeli”

İş sağlığı ve güvenliği sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan Türeli, bağımsız denetim mekanizması kurulmasını önerdi. İş güvenliği uzmanlarının ekonomik olarak işverenden bağımsız hale getirilmesi gerektiğini belirterek, ücretlerin kamu tarafından oluşturulacak bir fondan karşılanabileceği bir model önerdi. İnşaat, tarım ve madencilik gibi riskli sektörlere yönelik özel düzenlemelerin yapılmasını isteyen Türeli, uluslararası çalışma standartlarına uygun, yaşam hakkını merkeze alan özerk bir denetim otoritesinin kurulması gerektiğini ifade etti.

Bakan Işıkhan’a 8 soru yöneltti

Türeli, Bakan Vedat Işıkhan’a yönelttiği soru önergesinde; yüksek ölümlü iş kazalarının nedenleri, 6331 sayılı yasanın etkileri, OSGB sistemi, kamu kurumlarının sürece dahil edilmesinin ertelenmesi ve iş kazalarının yoğun yaşandığı sektörlere yönelik özel düzenlemeler hakkında sorular yöneltti. Önergede ayrıca iş kazalarının önlenmesi amacıyla kamu tarafından finanse edilen bağımsız bir denetim modeli kurulmasına ilişkin Bakanlığın yaklaşımı da soruldu.

Kaynak: Bülten