İstanbul’da, Rami Kütüphanesi ev sahipliğinde düzenlenen “Türk Dünyası Çocuk Oyunları Şenliği”, Türk dünyasının farklı coğrafyalarından gelen çocukları aynı kültürel zeminde buluşturdu. Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinlik, geleneksel oyunlar üzerinden ortak hafızayı canlandırmayı ve çocuklar arasında kültürel bağları güçlendirmeyi hedefliyor.
Şenlik, halk oyunları gösterisiyle başladı; ardından tanıtım filmi ve bayrak gösterisiyle devam etti. Açılışta konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Türk dünyasının temsilcilerinin İstanbul’da bir araya gelmesinin tarihsel ve kültürel anlamına dikkat çekti.
Yelkenci, oyun kavramının yalnızca bir eğlence unsuru olmadığını, çocuk gelişiminin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. “Çocuğun en önemli işi oyundur” ifadesiyle, oyunun hem bireysel gelişimde hem de kültürel aktarımda kritik rol oynadığını belirtti. Geleneksel oyunların, geçmişten bugüne taşınan değerleri içerdiğini ve bu yönüyle çocukların kimlik inşasında önemli bir işlev gördüğünü dile getirdi.
“Kardeşlik köprüleri oyunla kuruluyor”
Konuşmasında çocuklara da doğrudan seslenen Yelkenci, farklı ülkelerden gelen katılımcıların yalnızca kendi bayraklarını değil, aynı zamanda dostluk ve ortak tarih bilincini temsil ettiğini söyledi. Çocukların oyunlar aracılığıyla birbirlerini tanımalarının, uzun vadede Türk dünyası arasındaki bağları güçlendireceğine işaret etti.
Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altındaki iş birliğinin gelecekte daha da güçleneceğine olan inancını dile getiren Yelkenci, bu sürecin taşıyıcısının bugünün çocukları olacağını ifade etti.
Eğitim yaklaşımında “oyun” merkezi rol üstleniyor
Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim vizyonuna da değinen Yelkenci, eğitimin yalnızca sınıf içi bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığını belirtti. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında akademik gelişimin yanı sıra kültürel, sosyal ve insani değerlerin de ön planda tutulduğunu ifade etti.
Bu çerçevede geleneksel oyunların yeniden hatırlatılmasının, çocukları dijital izolasyondan uzaklaştırarak sosyal etkileşimi artırmada önemli bir araç olduğu vurgulandı. Yelkenci, “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller yetiştirme hedefinin bu tür etkinliklerle desteklendiğini kaydetti.
Şenlikte kültürel etkileşim ön planda
Açılış programının ardından katılımcı ülkelerin kurduğu yöresel çadırlar önünde geleneksel oyunlar oynandı ve kültürel tanıtımlar yapıldı. Etkinlikte Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan’dan gelen çocuklar, öğretmenler ve eğitim yöneticileri yer aldı.
Program kapsamında ayrıca Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından kurulan çocuk standında, insan hakları, eşitlik ve ayrımcılık yasağına ilişkin farkındalık oluşturmayı amaçlayan etkileşimli içerikler sunuldu. Bu bölümde çocukların erken yaşta hak temelli bilinç kazanmaları hedeflendi.
İstanbul’daki şenlikte, geleneksel çocuk oyunları aracılığıyla kültürel mirasın aktarılması ve ortak değerlerin pekiştirilmesi ön plana çıkarken, etkinliklerin 30 Nisan’a kadar devam edeceği bildirildi.





