İzmir’de afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında dikkat çekici bir sahiplenme hikâyesi, arama kurtarma alanında umut verici bir dönüşüme sahne oluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki itfaiye ekipleri, bir barınaktan sahiplendikleri Belçika kurdu “Momo”yu arama kurtarma köpeği olarak yetiştiriyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı Arama Kurtarma Şube Müdürlüğü K9 Birimi tarafından yürütülen çalışma kapsamında, Momo yaklaşık iki ay önce Pako Sokak Hayvanları Sosyal Yaşam Kampüsü’nden sahiplenildi. İki yaşındaki köpek, birimin hâlihazırda görev yapan Malinois, Labrador ve Border Collie ırklarından oluşan beş köpekli kadrosuna katıldı.

Enkaz altındaki yaşam izlerini tespit edecek

K9 biriminde başlatılan eğitim sürecinde Momo’ya, afet bölgelerinde enkaz altında kalan kişilere ulaşmayı sağlayan temel arama kurtarma becerileri kazandırılıyor. Eğitimlerde koku ayrıştırma, yön bulma ve doğru tepki verme gibi kritik yetenekler üzerinde duruluyor. Süreçte hızlı bir gelişim gösterdiği belirtilen Momo’nun, eylül ayında AFAD tarafından düzenlenecek sınavlara katılması planlanıyor. Bu sınavı başarıyla geçmesi halinde sertifika alarak aktif operasyonlara dahil edilecek.

“Potansiyelini ortaya çıkardı”

K9 biriminde görevli köpek eğitmeni ve veteriner teknikeri Erman Demirtaş, arama kurtarma köpekleriyle 2016 yılından bu yana çalıştıklarını belirtiyor. Demirtaş, Momo’nun ilk sahiplenildiğinde fiziksel olarak zayıf olduğunu ancak kısa sürede önemli bir dönüşüm geçirdiğini ifade ediyor.

Momo’nun hikâyesinin sıradan bir sahiplenmeden farklı olduğunu vurgulayan Demirtaş, doğru bakım, sabır ve disiplinli eğitimle köpeğin enkaz altında insan kokusunu ayırt edebilecek seviyeye ulaştığını dile getiriyor. Bu gelişim, arama kurtarma köpeklerinin eğitilebilirlik kapasitesine dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Zamanla yarışan ekiplerin kritik unsuru

Arama kurtarma köpeklerinin tam anlamıyla göreve hazır hale gelmesinin ortalama 1,5 yıl sürdüğüne dikkat çeken Demirtaş, afet anlarında zamanın en kritik faktör olduğunu vurguluyor. İnsan ekiplerin ulaşamadığı noktalarda köpeklerin devreye girdiğini belirten Demirtaş, K9 birimindeki köpekleri “ekibin en önemli parçalarından biri” olarak tanımlıyor.

Momo’nun hikâyesi, barınaklarda yaşayan hayvanların doğru koşullar sağlandığında ne denli kritik görevler üstlenebileceğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda, sahiplenme yoluyla hem hayvanların yaşamına dokunulabileceğini hem de toplumsal fayda üretilebileceğini gösteren somut bir örnek niteliği taşıyor.

Kaynak: AA