İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı personeli, Ramazan ayında iftar sofralarını ekip ruhu ve dayanışma içinde hazırlıyor. Nöbet sırasında kurulan sofralarda kimi çorba pişiriyor, kimi salata hazırlıyor, kimi ise pilav yapıyor. Birlikte hazırlanan yemekler, tüm ekibin katkısıyla bereketli bir iftar sofrasına dönüşüyor. Duaların okunmasının ardından oruçlar açılıyor ancak ekipler her an gelebilecek bir ihbar için hazır bekliyor.
Hiçbir özel an görevlerinin önüne geçemiyor
Torbalı Çaybaşı İtfaiye Grubu’nda görev yapan ekipler de Ramazan boyunca aynı dayanışma ortamını sürdürüyor. Toplam 280 itfaiye personelinin görev yaptığı birimde ekipler iftar saatinde dahi olası bir ihbara karşı tetikte bulunuyor. Güney Bölge Amiri Türkay Kaptan, İzmir İtfaiyesi’nin yılın her günü ve günün her saati görev başında olduğunu vurgularken, ekiplerin insanların can ve mal güvenliğini korumak için çalıştığını belirtti. Ramazan ayında iftar sırasında dahi vakalar yaşanabildiğini aktaran Kaptan, böyle durumlarda ekiplerin bir dakika bile beklemeden göreve koştuğunu, görev dönüşünde ise iftarlarına devam ettiklerini ifade etti. Açlık ya da susuzluğun öncelikleri olmadığını dile getirerek, itfaiyeciler için en önemli konunun yurttaşların güvenliği olduğunu söyledi.
İhbar geldiğinde yemek tereddütsüzce bırakılıyor
Güney Bölge Amirliği’nde İkinci Posta Gruplar Amiri olarak görev yapan Uğur Şahin de bölgenin kırsal yapısı nedeniyle özellikle arazi ve ot yangınlarının sık yaşandığını aktardı. Ramazan ayında yemeklerin çoğu zaman imece usulü hazırlandığını belirten Şahin, ihbar geldiğinde herkesin yemeğini bırakıp araçlara yöneldiğini, personelin yaklaşık bir dakika içinde hazır hale gelerek çıkış yaptığını dile getirdi. İtfaiye personeli için önceliğin her zaman can ve mal kurtarmak olduğunu vurguladı.
Görev bitince oruçlar açılıyor
14 yıldır görev yapan İtfaiye Çavuşu Uğur Ayvaz’ın hazırladığı yemekler ekip arkadaşları arasında sıkça konuşuluyor. Ayvaz, iftar sofralarında herkesin yemek hazırlığına katkı sunduğunu ve ekipte kimin ne isterse onu pişirdiğini ifade etti. 19 yıllık itfaiye eri Ramazan Karakoç ise görev sırasında iftar saatine denk gelen vakaların sık yaşandığını belirtti. Birçok meslektaşı gibi kendisinin de oruç tuttuğunu anlatan Karakoç, İzmir’de milyonlarca insanın güvenliği için 24 saat görev başında olduklarını söyledi. İhbarın iftar saatine denk gelmesi durumunda önceliklerinin yangını söndürmek ve insanların hayatını kurtarmak olduğunu aktararak, görev sırasında çoğu zaman iftarın bir bardak su ya da ayranla açıldığını, yangın tamamen kontrol altına alındıktan sonra istasyona dönerek yemeklerini yediklerini dile getirdi.
Açlık ve susuzluğu düşünmüyoruz
Yaklaşık dokuz ay önce göreve başlayan itfaiye eri Gül Akın da görev sırasında açlık ve susuzluğun akıllarına gelmediğini ifade etti. İtfaiyecilik mesleğinde özel günlerin çoğu zaman görev başında geçtiğini belirten Akın, yangın ya da başka bir olay için iftar yapmadan çıktıkları anlarda aklında yalnızca tehlike altındaki insanların olduğunu söyledi. İki yıldır itfaiye eri olarak görev yapan Batuhan Olgun ise Ramazan ayında yemeklerin çoğu zaman ekip tarafından hazırlandığını belirtti. Zaman zaman dışarıdan yemek söylediklerini de aktaran Olgun, ancak ihbar geldiğinde hazırlanan tüm yemeklerin bir kenara bırakıldığını ifade etti. Önceliklerinin her zaman görev olduğunu vurgulayarak, o gün hazırlanan yemeklerin özellikle çorbanın oldukça lezzetli olduğunu da sözlerine ekledi.




